Modern (Sembolik ) Mantığa Giriş
Yirminci yüzyılın başında formel mantığın aldığı özel şekle lojistik veya modern – sembolik - mantık denir. Lojistik, cebirde olduğu gibi kavramları ve hükümleri harflerle ve sembollerle gösterip mantığı adeta bir matematik - cebir hâline getirir.
Modern Mantık
Modern mantığın yararları şunlardır: Dilin doğru kullanılmasını sağlar, doğru tutarlı düşünme yeteneği kazandırır, akıl yürütme gücünü geliştirir, bilimlere metot gösterir, bilgisayar gibi elektrik ve elektronik devrelerinde kullanılır, günlük dilde anlatılması zor olan kavram ve ilişkileri daha kolay kısa ve açık bir biçimde anlatır, günlük dilin çoğu kez yol açtığı çok anlamlılığı ve anlamlardaki belirsizlikleri önler, düşünmeyi etkin ve sağlıklı kılmak birtakım somut olgu ya da ilişkilerin dar çerçevesini aşarak ona soyut düzeyin özgürlüğünde hareket etme ve ilerleme imkanı kazandırır.
Mantığın İlkeleri
Doğru ve düzgün bir akıl yürütme veya düşünme mantığın ilkelerini temele alarak yapılan düşünmedir. Mantığın ilkelerine aynı zamanda aklın ilkeleri de denilmektedir. Bu ilkeler şunlardır:
- Özdeşlik ilkesi
- Çelişmezlik ilkesi
- Üçüncü şıkkın imkânsızlığı ilkesidir.
Modern Mantığın Kısa Tarihçesi
Modern Çağ'la birlikte bilim, matematik ve yöntemdeki yeni arayışlar, klasik mantığın eleştirilmesine yol açmıştır. Aristoteles mantığına karşı deneyi ve dolayısıyla tümevarımı savunan görüşü ileri süren Francis Bacon ile aynı dönemlerde René Descartes yeni mantık ve metot anlayışının öncüsü olmuşlardır.
Klasik mantıkta girişilen reformun ilk önemli aşaması Gottfried Wilhelm Leibniz tarafından geliştirilmiştir. Asıl mantık çalışmaları De Morgan, George Boole, Stanley Jevons ve Gottlob Frege ile devam etmiştir.
19. yüzyılın sonlarına doğru ünlü matematikçilerin ilgisi mantık üzerine yoğunlaşmıştır. Alfred North Whitehead ve Bertrand Russell gibi filozoflar daha önce ortaya konulan kavram ve yöntemleri geliştirmişlerdir.
20. yüzyılın başlarında David Hilbert ve Paul Bernays yeni bir mantık kurmuşlardır. Bunun yanı sıra çok değerli mantık sistemleri de ilk olarak Lukasiewicz ve E. L. Post tarafından kurulmuştur. Bu yeni modern mantık temsilcileri daha çok matematikçi ve fizikçidirler.
Türkiye'de Modern Mantık Çalışmaları
Türkiye'de mantık çalışmaları 19. yüzyılın sonunda başlayan çeviri faaliyetleriyle modern mantıkla tanışmıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde hem klasik mantık hem de modern mantık alanında önemli çalışmalar yapılmıştır.
Türkiye'de mantık çalışmalarını genel olarak geleneğe bağlı mantık çalışmaları ve modern mantık araştırmaları şeklinde iki ana grupta toplayabiliriz. Geleneğe bağlı mantık çalışmalarını da yeni mantık hareketleri içerisinde ele alıyoruz.
Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarında Hasan Ali Yücel ve Tezer Ağaoğlu'nun yazdıkları mantık ders kitaplarını görmekteyiz. 1930 ve 1932 yılları arasında Kerim Erim ve 1935 yılında Nusret Hızır yazdıkları ve çevirdikleri makalelerle ve aynı zamanda verdikleri modern dersleri ile ülkemize modern mantığı tanıtmışlardır. Daha sonraları ikinci dünya savaşı sırasında ülkemize gelen Alman bilim adamlarından Hans Reichenbach, İstanbul Üniversitesinde verdiği modern mantık dersi Türkiye'deki modern mantık çalışmalarında yeni bir dönem açmıştır.
Modern mantık, mantık unsurlarını sembollerle ifade eden ve bu sembollerle işlemler yaparak sağlam çıkarımlara ulaşmayı amaçlayan bir disiplindir.
Modern mantık, günlük dildeki çıkarımları, matematik diline benzeyen, çok anlamlılığa ve belirsizliğe hiç yer vermeyen sembolik bir dile çevirip kesin bir denetlemeyi sağlar.
Modern mantıkta denetleme, neredeyse matematiğin ispatlarında görülen bir kesinlikle yapılabilmektedir.
Modern mantık günümüzde pek çok alanda uygulanmaktadır. Örneğin bilgisayar teknolojisindeki gelişmelerde, elektrik devrelerinin çözümlenmesinde ve matematiksel ispatlamalar da sembolik mantıktan yararlanılmaktadır.
Modern mantık beş bölümde incelenebilir:
- İki Değerli Mantık
- Çok Değerli Mantık
- Kiplik Mantığı
- Özdeşlik Mantığı
- Varlık Mantığı