Giyside Renk Kullanımı
Renk Olgusu
Renk, devamlı kullandığımız, karşılaştığımız bir tasarım elemanıdır. Renk yaşam, sanat, tasarım ve moda ile ilgilidir. Değişen eğilimlere uydurur duygu verir ve günlük hayatımızın önemli bir parçası olarak yer alır. Renk, medeniyetin doğuşundan beri yaşam tarzımızın, ifademizin, dekorasyonumuzun ve tasarımımızın önemli bir parçası olmuştur.
Günümüzün hızla hareket eden dünyasında renklerin kapsamı, aralığı ve kullanımı hem tüketici hem de profesyoneller için önemli bir alandır.
Rengin Keşfedilmesi
İngiliz fizikçi, matematikçi ve filozof Isaac Newton, ışığın kırılmasının keşfi ile bilimsel bilgi gövdesine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Newton, üçgen bir prizmada beyaz güneş ışığını bir renk tayfına dönüştürmüştür. Newton beyaz ışığın yedi rengini gösteren ışık kırılma deneyiyle kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, koyu mavi ve mor renkleri elde edilir. Elde edilen renk spektrumu ikinci bir prizma kullanılarak tekrar kırılarak beyaz bir ışık demeti elde edilebilir. Böylece ışığın, her biri göz tarafından renk olarak algılanan, farklı dalga boylarındaki enerji titreşimlerinden oluştuğu anlaşılmıştır. Böylece beyaz ışığın ana renkler olan kırmızı, sarı ve mavi ile bu renklerin ikisinin karışımı ile elde edilen ara renklerin turuncu, yeşil ve mor renkten oluştuğu bilinmiştir. .
Renk Estetiği ve Görsel Algı
Tüketicilerin renk algıları ve renk kullanımları kültürel ve bireyseldir. Yaşamın her alanında yer alan, estetik olarak seçimleri etkileyen bir denge unsurudur. Bir renkli yüzeyin yaptığı etki; yakın yüzeylerin renk değerine bağlı olarak da gelişebilir. Bir renk başka renk ya da renklerle bağ kurarak değer kazanmaktadır.
Renk ve Kültür İlişkisi
Renk, eski çağlardan beri birçok anlam içermiş ve bu anlamlarla toplum içinde iletişim rolü üstlenmiştir. Toplumsal yaşamı düzenleyen psikolojik, kültürel ya da sosyal kavramlar bir etki sağlamış ve iletişimde yeni ifadelere yol açarak toplum yaşamında etkin olmuştur. Renk kullanma anlayışımız ve iletişimimiz kültürel öğrenmelerimizin bir sonucudur.
Renk, insanların duygu, düşünce ve heyecanları ile çok sıkı bağları olan bir olgudur. İnsanlar için yazılı ya da sözlü ifade edilmeyen iletişim için farklı bir anlatım aracı olarak ortaya çıkmakta ve yönlendirici olmaktadır.
Renklerin farklı kültürlerdeki insanlar üzerinde farklı anlamları, algılanışları ve kullanışları vardır. Yıllar boyunca renkler insanlarda değişik etkiler bırakmış, farklı duyguları sembolize etmiştir. İnsanlar rengi kullanarak kendilerini ifade etmişler, farklı renkleri bir aracı olarak kullanmışlardır.
Giysi ve Renk İlişkisi
Giysiler taşıdıkları renkler ile birçok anlam yüklenebilirler. Bunlar gerek rengin psikolojik etkilerinden oluşabilir, gerekse rengin o coğrafya üzerindeki tanımlaması ya da sahip olduğu anlamlardan dolayı olabilir. Renkler bu şekilde giysiyi giyen kişinin kendini ifade etmesinde anlaşılabilen bir iletişim yoludur. İnsanlar sadece moda için sezon renklerini kullanırken toplum tarafından kabul görme amacı vardır. Renk giysinin bir yerine vurgu yapmak ya da dikkat çekmek için bir tasarım ögesi olarak kullanılabilir. Bundan dolayı renk zıtlıklarını, farklı renk kombinasyonlarını tasarımlarda etkili kullanmak giysinin algısını değiştirecektir.
Renk ve Form
Form; içeriğin görünen şekline denir. Giysinin formsal özelliği ile renkleri ortak denge oluştururlar. Form özellikleri renk algılarını artırmaktadır. Giysilerin model özellikleri, geometrik formları, çizgisel ve dairesel düzenlemeler, yatay, dikey ve diagonal çizgiler, renkleri farklı algılamamıza baskın ya da arka planda görünmelerine neden olabilecek faktörlerdir. Örneğin karmaşık desenli bir giysideki renk algısının sade bir giysideki renk algısından farklı olması rengin algısını destekleyecek bir roldedir.
Renk ve Malzeme
İnsanın görünüşünü kişiselleştirme ihtiyacı hep var olmuştur ve bununla birlikte kumaşa renk katma tarihi neredeyse tekstil tarihi kadar eskidir. Boyarmaddelerin kullanımına ilişkin kalıntılarda, kök boya ve indigo boyalı tekstillere rastlanılmıştır. Eski tekstillerde tamamen doğal malzemeler kullanılmış, öncelikle yün ve ipekten, keten ve pamuktan giysiler yapılmıştır. Boyalar da doğaldır; kökler ve ağaç kabuğu, safran gibi doğal malzemelerden boyama yapılmıştır. İlk uygarlıklar muhtemelen hangi rengin moda olduğu konusunda pek fazla düşünmemişken, bazı renklerin kıtlığı ve maliyeti bazı tonları daha kullanılabilir hale getirmiştir.
Renkler aracılığı ile giysinin biçimi, yüzeyi ve desen özellikleri olduğundan farklı ifade edilebilir.
Giysi tasarım sürecinde renk, birçok farklı şekilde sunulabilir. Giysinin teması bunda etkilidir. Bir rengin tonlarından oluşan bir giysi koleksiyonu olabileceği gibi, sadece beyaz renkten ya da sadece mavi renkten oluşan bir renk düzeni de mümkündür. Önemli olan sürecin tamamında renklerin görülebilmesidir.