Monopolcü Rekabet Piyasası
1930’lu yıllarda Chamberlin ve Robinson kısmen de olsa tam rekabet ve monopol piyasaların özellikklerine sahip olan ve eksik rekabet piyasası olarak da tanımlanan monopolcü rekabet piyasasının teorik temellerini atmışlardır. Monopolcü rekabet piyasasında ürün farklılaşmasından dolayı malların homojenlik varsayımı ortadan kalkmakta ve endüstri kavramı yerini yakın ikame malları üreten firmalar topluluğu olarak da adlandırılan ürün grubu kavramına bırakmaktadır.
Endüstrinin temel özelliği, birbirleriyle yakın ilişkisi bulunan malları kapsayan ürün grubu kavramıdır. Bu tanımın gerçeği ifade etmesi için, malların teknik ve iktisadi açıdan yakın ikame edilebilir mallar olması gerekmektedir. Teknik açıdan ikame mallar kavramı, aynı ya da benzer teknoloji veya üretim yapısına sahip olan malları tanımlamaktadır. İktisadi açıdan yakın ikame edilebilir mallar ise, aynı ihtiyacı tatmin etmesine karşın farklı fiyatlara sahip olan malları ifade etmektedir.
Bir üreticinin ürününü diğerlerinden ayırt etme imkanı sağlayan en önemli stratejilerden birisi, ürününü farklılaştırılabilmesidir. Farklılaştırma derecesinin hayali olarak gerçekleştiği durumlarda tüketiciler kendi tercihleri doğrultusunda gereksinimlerini tatmin etmektedirler. Farklılaştırmanın gerçek olduğu durumda ürünler içsel özellikleri açısından farklılaşmaktadır.
Monopolcü rekabet piyasasında faaliyet gösteren firmaya ait talep eğrisinin esnekliği monopol piyasasına göre daha fazla olmakla birlikte tam rekabette olduğu gibi sonsuz değildir. Talep eğrisinin eğiminin monopole göre fazla olmasının nedeni, ürünler arasındaki ikame derecesinin yüksek olmasıdır.
Monopolcü rekabet piyasasında faaliyet gösteren firmalar için iki farklı talep eğrisi söz konusudur. Bunlardan ilki, bireysel talep eğrisi olarak da adlandırılan ve firmanın kendi davranışlarına göre şekil alan ve diğerine göre daha esnek bir eğime sahip olan subjektif talep eğrisidir. Diğeri ise, piyasa talep eğrisi olarak da adlandırılan ve piyasanın tamamını temsil eden objektif talep eğrisidir.
Chamberlin’in teorik temellerini atmış olduğu monopolcü rekabet piyasasında firmalar, kısa dönemde monopol piyasasındaki firmalar gibi davranmakta ve diğer piyasa yapılarında olduğu gibi marjinal maliyetinin marjinal gelirine eşit olduğu üretim düzeyinde üretim yaparak, kârını maksimize etmeyi hedeflemektedir. Monopolcü rekabet piyasasında kısa dönemde firmalar aşırı kâr, normal kâr ve aşırı zarar durumlarıyla karşılaşabilmektedirler. Ancak piyasaya giriş-çıkışların serbest olmasına bağlı olarak uzun dönemde aşırı kâr veya aşırı zarar durumları ortadan kalkmakta ve firmalar normal kâr elde ederek dengeye gelmektedirler.
Monopolcü rekabet piyasasında firmanın üretmiş olduğu ürünün fiyatı marjinal hasılasına eşit olmasına karşın, uzun dönem marjinal maliyetten yüksektir. Bu bağlamda uzun dönem dikkate alındığında tam rekabet piyasasındaki firmalara göre monopolcü rekabetteki firmalar, daha az üretimi daha yüksek ortalama maliyetlerle gerçekleştirmekte ve ürünlerini daha yüksek fiyatla arz etmektedirler. Bu bağlamda monopolcü rekabet piyasasında faaliyet gösteren firmaların fiyatlandırma stratejileri tam rekabette olduğu gibi marjinal maliyet fiyatlandırması olmayıp, Mark-up fiyatlandırmadır. Tam rekabet denge üretim miktarı ile monopolcü rekabet denge üretim miktarı arasındaki fark, atıl kapasite olarak adlandırılmaktadır.