Adli Yargı Mahkemeler Teşkilatı ve Mahkemeler Arasındaki İlişki
Adli yargı kolu, ilk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve Yargıtay olmak üzere üç derece şeklinde teşekkül ettirilmiştir. İlk derece mahkemeleri, hak arama yolunun ilk basamağını teşkil eder ve hüküm mahkemesi olarak adlandırılır. Bölge adliye mahkemesi ilk derece mahkemelerinin kesin olmayan nihai kararlarını istinaf yolu ile inceler. Yargıtay ise, bölge adliye mahkemelerininkesinleşmemiş nihai kararlarını, temyiz yolu ile inceler. Bu dereceler arasında dikey bir görev ilişkisi vardır.
İlk derece mahkemeleri özel mahkemeler ve genel mahkemeler şeklinde karşımıza çıkar. Özel mahkemeler belirli kişiler arasındaki veya belirli nitelikteki uyuşmazlıkları çözmek üzere kurulmuş mahkemelerdir. Özel mahkemelerin kendi aralarında ve özel mahkemeler ile genel mahkemeler arasında görev ilişkisi vardır. Bir dava veya çekişmesiz yargı için mahkemeye başvurmak gerektiğinde, önce bu uyuşmazlığın özel mahkemelerden birinin görev alanına girip girmediği araştırılır. Özel mahkemelerden hiç birisinin görev alanına girmiyorsa, sulh hukuk mahkemesinin görev alanına girip girmediğine bakılır, sulh hukuk mahkemesinin de görev alanına girmiyorsa dava asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Görev kuralları kanun ile düzenlenir ve kamu düzenine ilişkindir. Görev kuralları aynı zamanda bir dava şartı teşkil etmektedir. Bu nedenle davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında araştırabilir, taraflar da yargılamanın her aşamasında mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürebilirler. Görevsizlik kararı bir nihai karar olduğundan tek başına istinaf yoluna götürülebilirken, görev itirazının reddi kararı bir ara karar mahiyetinde olduğundan ancak nihai karar ile birlikte istinaf yoluna götürülebilir.
Bir dava veya çekişmesiz yargı işi için coğrafi olarak hangi yerdeki görevli mahkemeye başvurulması gerektiğini düzenleyen kurallar yetki kuralları olarak nitelendirilir. Yetki kuralları da kanunla belirlenir. Yetki, kesin yetki ve kesin olmayan yetki şeklinde ikili bir ayrıma tabi tutularak incelenir. Kesin yetki hâlleri kamu düzenine ilişkindir, bir dava şartıdır ve tıpkı görev gibi yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir, hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Kesin yetki, kesin olmayan yetki hâllerinin tamamının uygulanmasına engel olur.
Kesin olmayan yetki hâlleri ise ya genel yetki kuralları ya da özel yetki kuralları şeklinde karşımıza çıkar. Genel yetki kuralı, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kuralının yanı sıra genel yetki kurallarına bir alternatif olarak özel yetki kuralları öngörülmüştür. Kesin olmayan yetki hâlleri kamu düzenine ilişkin olmadığından bir ilk itiraz nedeni teşkil eder. Bu nedenle davalı tarafından mutlaka cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Yetkinin kesin olmadığı hâllerde, tacirler ve kamu tüzel kişileri yazılı şekilde bir yetki sözleşmesi yapabilirler. Taraflar aksini kararlaştırmadığı sürece dava, tarafların kararlaştırdığı yetkili mahkemede açılır.
Adli yargı ilk derece hukuk mahkemelerinin verdiği kararları istinaf yolu ile denetlemek üzere bugün için toplam onbir adet bölge adliye mahkemesi kurulmuştur. Bölge adliye mahkemelerinin verdiği kararlar ise temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından denetlenir.