Mantık Felsefesi

Mantık, felsefe ve bilim birbirleriyle tarihsel ve kapsamsal olarak sıkı bir ilişki içindedirler. Klasik mantık, uzun yıllar felsefenin bir alt disiplini olarak kabul edildi ve felsefeciler tarafından mantık çalışmaları yürütüldü. 19. yüzyılda modern mantığın gelişmesi sürecinde mantık felsefeden ayrılarak, matematikçilerin uğraş alanı oldu. Fakat mantık, felsefeden ve matematikten ayrı bir bilim dalıdır. Mantık, doğru çıkarımlar yapmak için kavramları, önermeleri ve çıkarımları ele alır. Tutarlı ve geçerli akıl yürütme biçimlerini ortaya koyar ve denetler. Böylece mantığın belli bir varlık alanı vardır. Bu varlık alanı felsefe, matematik ve doğa bilimlerinden farklıdır. Mantığın varlık alanındaki bilgiler icat edilmez; onlar keşfedilir yani ortaya çıkartılır. Mantıkçı da doğa bilimcisi gibi objektiftir. İncelediği konuya öznelliğini ve taraflılığını katmaz.

Mantık Felsefesinin Ele Aldığı Bazı Konular

Mantığın Birliği Konusunda Mantık Felsefeleri

Mantık felsefesinin konusu, mantığın temel ilkeleri, kavramları, önermeleri, çıkarımları, yöntemleri ve sonuçları üzerine eleştirici, çözümleyici ve birleştirici açıklama yapmaktır.

Mantık felsefecilerinin bazıları tek bir mantığı öne sürerken, bazıları ise birden fazla mantığın olabileceğini savunmaktadırlar. Böylece mantığın birliği üzerinde değişik görüşler ortaya çıkmıştır. Mantığın çeşitliliği, mantık felsefesinin konusudur.

Mantık felsefecileri,"mantık değişmezleri nedir?" sorusunu sorar ve bunları açıklamaya çalışırlar. Henüz bu görüş etrafında birlik yoktur. Fakat çalışmalar devam etmektedir.

Mantıksal doğru, mantık ilkeleri ve önerme eklemlerine bağlı olurken, bilim adamı, doğruyu deney ve gözlemle bulur.

Aklın (Mantığın) İlkeleri Üzerine Mantık Felsefesi

Mantık ilkeleri, özdeşlik, çelişmezlik ve üçüncü şıkkın olanaksızlığı ilkeleridir. Bu ilkeler olmadan ne kavramları tanımlayabilir ne de düşünme etkinliğinde bulunabiliriz Mantık felsefesi bu ilkelerin geçerliliğini ve kaynağını kendisine konu yapar. Acaba bu ilkeler tüm mantık sistemlerinde geçerli midir? Bunlar düşüncede veya akılda nasıl vardırlar?

Mantığın Kaynağı Problemi

Mantığın kaynağı problemi, yalnızca son birkaç yüzyılın problemi değildir.

Felsefenin ve düşüncenin sistemleştiği ilk yüzyıllardan beri felsefeci ve mantıkçıların üzerinde tartıştığı bir konudur. Her ne kadar Aristoteles mantığı bir bilim olarak aksiyomatik sistem hâline getirmişse de mantığın konusu olan kavram, kategoriler ve aklın ilkelerinin nereden geldikleri ve nasıl bir var olma yapısı içerdikleri Aristoteles'ten önce de tartışıldığı gibi, ondan sonra da tartışılmıştır. 1. Kavram realistlerine göre, kavramlar bizim zihnimizden bağımsız olarak gerçekten var olan varlıklardır. (Platoncu görüş) 2. Konseptualistlere göre, kavramlar tekillerle birlikte var olan varlıklardır. Tekillerden bağımsız bir varlıkları yoktur. (Aristotelesçi görüş) 3. Nominalistlere göre, kavramlar ne kendi başlarına ne de tekillerde vardırlar. Öner, medeni ve ilker zihniyet farkını ortaya koyarak mantığın kaynağı problemine bir açıklama getirir. Medeni zihniyet, nedenler zincirini takip ederken ilkel zihniyet düşünüşünde tabiatüstü ve mistik bir alemin varlığını kabul eder.