Mantık Yanlışları II: İçeriksel Mantık Yanlışları

Bir kıyasın ya da delilin içeriğinin bozukluğu, yanlış öncül oluşturmakla veya doğruya benzeyen yanlış öncül kullanmakla ortaya çıkmaktadır. Yanlış öncülün doğru öncüle benzemesi ise terim/kelime/sözcük ve anlam (mana) yönünden olmaktadır. Mantıkta yapılan içerik yanlışlarını öncüllerde geçen sözcüklerin içeriksel olarak nasıl yanlış kullanıldığına ve anlam bakımından yanlış kullanımlarına göre ikiye ayırmak olanaklıdır.

Sözcük / Terim / Kelime Yanlışları

Dilin ilk oluşumunun da kaynağı olan terim ve kavramlar vardır. Burada yapılan her tür yanlış, bozukluk, anlam kayması ya da belirsizlik, daha sonraki dil ve düşünme aşamalarına etki edecektir.

Eş sesli bir kelimenin birden fazla anlamının bir akıl yürütmede kullanılmasıyla yapılan yanlışa eş sesli söz yanlışı adı verilir. Bu tür yanlışlar, bir kelimenin iki farklı anlamda kullanılmasıyla yapılır. Öyle kelimeler ve kavramlar vardır ki yazılışları ve söylenişleri aynıdır, fakat anlamları farklıdır. Örneğin, “yüz” kavramı veya terimi birden fazla anlama sahiptir. İnsan çehresi olarak yüz, sayı olarak yüz, eylem olarak denizde yüzmek ve bir şeyin derisini yüzmek olarak yüz farklı anlamlara gelir.

Anlam / Mana Yanlışları

Anlam ya da mana yanlışları, doğru önermeye benzeyen yanlış önermelerin kullanılmasından veya öncüllerin yanlış sonuç çıkacak şekilde yanlış ilişkiye sokulmasından dolayı ortaya çıkan yanlışlardır. Doğrudan “dile ilişkin olmayan" bu mana yanlışları altı kısımda ele alınmaktadır.

İlinti yanlışı, genel bir kuralı özel bir duruma, bu özel durumun ilintili şartlarının söz konusu genel kuralı geçersiz kılacağını düşünmeden uygulamaktan ibarettir. Kayıtlı yanlış, ifadenin mutlak olarak alınması ile bir kayda bağlı olarak alınması arasında bir farkın olmayacağını sanmaktan dolayı yapılır. Tartışılan asıl konuyu çürütmeyi başaramama veya ana konudan başkasını ve ona dâhil olmayanı tartışma yanlışıdır. Bir başka ifadeyle, ispatlanacak ya da çürütülecek bir yargının yerine bir başka yargıyı ispatlamaya veya çürütmeye çalışmaktır. İspat edilecek delilin yerini alma yanlışı, bizzat ispatlanması gereken iddiayı ispatlanmış gibi kabul etme, bir diğer ifadeyle, ispatlanmış olduğu varsayılan sonucu öncüllerin parçası olarak varsayma biçimindedir. Bu, kısaca “delilin, ispatı veya iptali istenen şeye dayandırılması” şeklinde de tanımlanabilir.

Diğer Yanlış Çeşitleri

Diğer yanlış çeşitleri içerisinde ele alınan yanlışların bir kısmı içerik yanlışlarının bir uzantısı, bir kısmı yargı yanlışı, bir kısmı da mantık yanlışlarından ziyade tutum yanlışı biçimindedir. Bu yanlışların veya sağlam olmayan veya gevşek kıyasların çoğu, pratik hayatta düşülen yanlışların neler olduğunu hatırlatması bakımından önemlidir. Bu yanlışları aşağıdaki başlıklar altında incelemek olanaklıdır. Konu dışılık yanlışı, uydurma delil yanlışı, gelişigüzel kurulmuş eksik kanıt yanlışı, yanlış ikilem

Delile konu olan gerçeğin bazı önemli unsurlarının alınması veya bazı önemli kısımlarının ihmal edilmesi ile yapılan kanıtlama biçimine “gelişigüzel kurulmuş eksik delil yanlışı" denir. Delile konu olan olayın büyük bir kısmının alınmadığı veya atlandığı bu olayda nasıl yanlış bir sonuca varıldığı açıkça görülmektedir.