Vergilendirme Süreci: 4-T

Verginin Konusu

Her verginin bir konusu ve yükümlüsü bulunmaktadır. Ancak, verginin konusunun ve yükümlüsünün vergi kanunlarında soyut olarak belirtilmiş olması vergi borcunun doğumu için yeterli değildir. Yükümlü bakımından vergi borcu, verginin konusu ile yükümlüsü arasında kanunun aradığı şartların ve hukuki ilişkinin gerçekleşmesi hâlinde söz konusu olur.

Vergiyi Doğuran Olay

Vergiyi doğuran olay, konusu, matrahı ve oranı belli olan bir verginin, bir yükümlü açısından belli tutarda bir borç olarak doğabilmesi için gerekli olan hukuki ilişkinin ortaya çıkmasıdır.

Verginin Matrahı ve Tespiti

Matrah; vergiye konu olan iktisadi unsurların, verginin hesaplanması bakımından esas alınan değer ya da miktarlarıdır. Vergi matrahları iki ana gruba ayrılmaktadır; matrahın sayı, adet, metreküp gibi fiziksel büyüklüklerle ifade edilmesi durumunda, spesifik matrahlardan, fiyat, değer, gelir gibi parasal nitelikteki miktarlarla ifade edilmesi durumunda da advalorem matrahlardan söz edilmektedir.

Verginin Tarhı

Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibarıyla tespit eden idari muameledir.

Tarh Usulleri

Matrah ya yükümlüce (beyan) ya da idarece saptanmaktadır. Söz konusu matrah saptama yöntemlerine koşut olarak saptanan matrahlar üzerinden yürütülen tarh işlemleri de belli kategorilerde toplanabilir. Vergi Usul Kanunu’nun getirdiği düzenlemeye uygun biçimde, tarh işlemlerini beş kategoride toplayabiliriz: Beyana dayanan tarh, ikmalen vergi tarhı, resen vergi tarhı, idarece vergi tarhı ve düzeltme yoluyla tarhiyattan söz edilebilir.

Verginin Tebliği

Vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden tüm vesika ve yazılar mükellefe tebliğ edilir. Tarh edilmiş olsa bile tebliğ edilmemiş bir verginin hukuki sonuç doğurması söz konusu olmaz. Bu nedenle mükellefin tarh işlemine karşı haklarını koruyabilmesi için tebliğ edilmesi zorunludur. Vergi hukukunda usulüne uygun ve ilgili kişiye yapılmayan bir tebliğ hüküm ifade etmemektedir. Bilinen adrese tebliğ, ilan yoluyla tebliğ, memur vasıtasıyla tebliğ, daire veya komisyonda tebliğ verginin tebliği için kullanılan yollardır.

Verginin Tahakkuku

Verginin tahakkuku, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir. Verginin kesinleşmesi ise tahakkuk eden bir verginin ödenme aşamasına gelmesi ve mükellefin tahakkuk eden bu vergiyi ödememek için başvurabileceği herhangi bir yasal yolun kalmaması, yani yasal yolların tükenmiş olmasıdır.

Verginin Tahsili

Kural olarak kişilerle devlet/kamu alacaklısı arasında doğmuş olan kamu alacağı ilişkisi bu aşamada, kamu borcunun kamu borçlusu tarafından kendiliğinden süresinde ve eksiksiz olarak ödenmesi ile sona ermektedir.

Tahsil, verginin yükümlünün cebinden alınıp devletin kasasına konulması ile ilgili işlemlerin bütünüdür. Verginin tahsili, verginin kanuna uygun surette ilgili vergi idaresine ödenmesidir.

Tahsil İşleminin Niteliği

Bir işlemin dava konusu yapılabilmesi tek taraflı, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliğinde olmasına bağlıdır. Bu bağlamda, bir vergilendirme işleminin dava konusu işlem sayılabilmesi için, işlemin tek taraflı, kesin ve yürütülmesinin zorunlu olması gerekir.

Tahsil işlemi, tarh işlemi gibi bireysel (subjektif) bir işlemdir. Bir işlemin “öznel” ya da dar anlamda subjektif olması, onun nesnel olan içeriğinin belirlenmesinden sonra, ortaya çıkacak konunun, yani doğuracağı sonucun kapsamının belirlenmesinde öznel ya da sübjektif durumların etkili olması ve sonucunun bunlara bağlı olarak işlemden işleme değişmesidir.

Tarh, tebliğ ve tahakkuk ile tahsil işlemi arasında temel işlem sonuç işlem ilişkisi bulunur. Tahsil işlemi, vergilendirme işlemleri dizisinde sonuç işlem, amaç işlem niteliğini taşır.

Tahsil İşleminin Unsurları

Vergi Usul Kanunu’nun 20. Maddesinde, verginin tarhı işleminin idari işlem niteliği vurgulanmaktadır. Dolayısıyla tarh işleminin hukuksal denetiminde, her idari işlem için geçeri unsurlar yönünden yapılacak inceleme, işlemin hukuka uygunluğunun belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat biçiminde kabul edilen bu unsurlar, sadece işlemin denetimi açısından yargı organlarınca kullanılacak ölçüt olarak değerlendirilmemelidir. Zira hukuk devletinde idarenin hukuka bağlılığı dolayısıyla işlemin oluşturulması ve hukuk âlemine çıkartılması sırasında idare tarafından resen nazara alınması gereken ilkelerdir.