Gelir ve Kurumlar Üzerinden Alınan Vergiler
Gelir Vergisi
İktisadi manada gelir “Bir kimsenin muayyen bir devre başında ve sonunda aynı zenginlikte kalmak şartıyla o devre içinde tüketebileceği mal ve hizmetlerin toplamıdır.” (Aksoy, 1999, s.144).
Gelirin Uygulama Biçimleri
Gelir vergisi uygulama biçimi yönünden üniter ve sedüler gelir vergileri olarak iki temel gruba ayrılmaktadır. Kanunun kabul etmiş olduğu gelir unsurlarından elde edilmiş olan tüm gelirler toplanır. Kalan miktara artan oranlı tarife uygulanarak ödenmesi gereken vergi hesaplanır. Sedüler gelir vergilerinde ise elde edilen gelirler ayrı ayrı sınıflandırılarak toplanmadan teker teker vergilendirilir. Her sınıf vergi ayrı vergi oranına sahiptir.
Gelirin Unsurları
Gelir Vergisi Kanunu bunları aşağıdaki gibi sıralamıştır:
1) Ticari kazançlar, 2) Zirai kazançlar, 3) Ücretler, 4) Serbest meslek kazançları, 5) Gayrimenkul sermaye iratları, 6) Menkul sermaye iratları, 7) Diğer kazanç ve iratlar
Gelirin Nitelikleri
Gelir Vergisi Kanunu’ndaki tanıma, yani devletin yasal yaklaşımına göre bir şeyin gelir sayılabilmesi için birtakım özelliklere sahip olması gerekmektedir. Buna göre gelirin; yıllık olması, gerçek ve safi tutarının olması, elde edilmiş olması, bir gerçek kişiye ait olması gibi şartları bulunmaktadır.
Muaflık ve İstisnalar
Bazı mükellefler vergiyi doğuran olayla bağlantı içine girseler bile kendileri ekonomik, sosyal, siyasal ve teknik nedenlerden dolayı geçici veya sürekli, şarta bağlı veya değil vergi dışına çıkartılırlar. Mükellefler için getirilen bu ayrıcalığa muafiyet denir.
Gelir Vergisinde Mükellefiyet Türleri
Herhangi bir konuda emir ve yasaklara ilişkin hükümleri yerine getirmekle sorumlu olan kişi olarak tanımlanan mükellef, devlet maliyesi açısından vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş olarak tanımlanmaktadır.
Tam Mükellefiyet
Tam mükellef gerçek kişiler Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilirler.
Dar Mükellefiyet
Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişiler dar mükelleftir. Bu kişiler sadece Türkiye`de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilirler.
Gelir Unsurlarının Tesbiti ve Vergilendirilmesi
Ticari Kazanç
Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Basit usulde ticari kazancın tespiti: Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hâsılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır.
Zirai Kazanç
Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır. Zirai faaliyet arazide, deniz, göl ve nehirlerde, ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder.
Ücretler
Vergi yasaları bakımından ise ücret, işverene tabi belirli bir iş yerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Serbest Meslek Kazançları
Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Gayrimenkul Sermaye İradı
Kanunda yazılı mal ve hakların (sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından) kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır.
Menkul Sermaye İradı
Menkul sermaye iradı “Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkil sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradıdır.”
Diğer Kazanç ve İratlar
Gelir Vergi Hukuku’na göre değer artışı kazançlara ve arızi kazançlara gelir vergisi uygulanır.
Gelir Vergisinin Beyanı
Gelirin beyanı, mükellefin kendi mali gücünü bizzat kendisinin bildirmesidir. Türk Vergi Sistemi’nde kullanılan temel beyanname türleri şunlardır: 1) Yıllık Beyanname, 2) Muhtasar Beyanname, 3) Münferit Beyanname, 4) Geçici Beyanname, 5) Özel Beyanname, 6) Elektronik Beyanname.
Kurumlar Vergisi
Kurumlar Vergisinde Mükellefler
Kurumlar Vergisi Kanununun 1’inci maddesinde sayılı kurumlardan kanuni veya iş merkezi Türkiye'de bulunanlar, gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında elde ettikleri kazançların tamamı üzerinden vergilendirilir.
Sermaye Şirketleri
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ile benzer nitelikteki yabancı kurumlar sermaye şirketidir.
Kooperatifler
Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir.
İktisadi Kamu Kuruluşları
Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketi veya kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler, iktisadi kamu kuruluşudur.
Dernek ve Vakıflara Ait İktisadi İşletmeler
Dernekler kazanç paylaştırma dışında belli bir sosyal amacı gerçekleştirmek için kurulur. Vakıflar ise belli bir mal tahsisi suretiyle resmî senetlerinde belirtilen amaçlarını gerçekleştirmek üzere kurulan hayır kuruluşlarıdır.
İş Ortaklıkları
Yukarıda açıklanan kurumların (yani sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin) kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır.