Maden İş yerlerinde Güvenlik Kültürü

Madencilik sektörü çok değişken çalışma koşulları ile iş sağlığı ve güvenliği açısından yüksek risk içeren sektörler arasında yer almaktadır. Yeraltı ve yerüstü tüm madencilik işyerlerinde gerçekleştirilen tüm faaliyetler ayrı ayrı riskler barındırmakta ve bu risklerin önlenememesi sonucu oldukça yüksek sayıda iş kazası ve meslek hastalıkları meydana gelmektedir. Maden işyerlerinde meydana gelen iş kazaları ve oluşacak meslek hastalıkları a)ekonomik b)teknik c)sosyal ve hukuksal boyutta bir çok olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.

Meydana gelen iş kazalarının yaklaşık %98’nin tehlikeli hareketler ve tehlikeli koşullardan kaynaklı olduğu düşünüldüğünde, yönetimsel ve kişi odaklı sistemlerle bu kazaların azaltılması mümkün olacaktır. Bunun sonucunda “iş kazaları ile meslek hastalıklarının sebep olduğu kayıpları en aza indirmek amacı ile bilimsel araştırmalara dayalı güvenlik önlemlerinin saptanması ve uygulanması amacıyla yapılan çalışmalar” olarak tarif edilen iş sağlığı ve güvenliği disiplinine ilgi giderek artmaktadır. Bu kapsamda iş kazaları ve meslek hastalıklarını azaltmak için (Ergomik önlemlerin alınması, iş sağlığı ve güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi, risk değerlendirmesi ve yönetimi, iyi bir iş güvenliği yönetim sistemi oluşturulması, düzenli bir sağlık sistemi ve işyeri hekimliği sisteminin tesisi ve uygun personel seçimi) gibi bazı hamlelerin yapılması ve işletme içinde “pozitif bir iş güvenliği kültürünün” oluşturulması artık bir gerekliliktir.

En genel hatları ile “herhangi bir işletmenin iş sağlığı ve güvenliği programlarının tarzına, yeterliliğine ve sürekliliğine karar veren bireylerin ve grupların değer, tarz, algı, alışkanlık, yetkinlik ve davranış örüntülerinin bir toplamı” şeklinde tanımlanan iş güvenliği kültürünün temel unsurları şunlardır: a) a)kişisel farkındalık b)bilgi, donanım ve yeterlilik c)bağlılık d)motivasyon e)gözetim ve denetim f)sorumluluk.

Bir işletmede tesis edilecek iyi bir iş güvenliği kültürü için bir çok özellik sayılabilmekle birlikte en önemlileri şu şekildedir: a)çalışanların kurallara ve düzenlemelere uyması b)çalışanın yüksek motivasyonu c)iş sağlığı ve güvenliği konularında davranış ve tutuma dayalı bir geribildirim bir yaşam biçimidir d) Bütün iş eylemleri ve yönetimleri, sıfır tehlike, iş kazalarının ve yaralanmaların önlenmesine yönelik kurgulanmıştır.

Bir işletmenin sahip olduğu iş güvenliği kültürünün değerlendirilmesi için değişik ölçümleme yöntemleri kullanılır. Odak grup görüşmesi, olayların karşılaştırışması, gözlemler ve mülakat gibi nitel yöntemlerin yanı sıra nicel yöntemler (anketler) kullanılan ölçüm yöntemleridir.

İş kazalarının ve meslek hastalıklarının azaltılması ve güvenli çalışma ortamının oluşturulmasında önemli katkı sağlayan bu pozitif güvenlik kültürünün başarısında çok iyi bir iş sağlığı ve güvenliği yönetimi büyük rol oynamaktadır. Ayrıca çalışanların üzerinde güvenlik kültürü kavramının inşa edilmesinde işletme yönetiminin de payı büyük olup, bu konuda elde edilecek başarı tamamen yönetimin bakış açısı, hedefleri, kararlılığı ve üzerine düşen görevleri eksiksiz yapması ile alakalıdır. Çalışanların bu konuyu sahiplenmesi, katkı vermesi, gösterecekleri ilgi ve alakaları ve bu amaç yolunda sorumluluklar almaları bilinçli bir iş güvenliği kültürünün oluşmasına ve bunun sürekliliğine önemli katkılar sağlar.

Madencilik sektörü içindeki tüm çalışma alanlarında meydana gelen iş kazaları, afetler ve çalışanların maruz kaldıkları meslek hastalıkları toplumun her noktasında ağır sonuçlar doğurduğu bilinen bir gerçektir. Toplumlar için çok büyük bir problem olan bu durumun çözümü için bu sektörde pozitif etkin bir iş güvenliğinin kurulması çok önemli bir konudur. Güvenli çalışma ortamları oluşturmak ve iş kazalarını en az seviyelere çekmek ancak topyekûn mücadele ile mümkün olacaktır. Bu mücadele de öncelikle iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi içinde herkesi kapsayan bir iş güvenliği kültürü tesis edilmelidir. Bu mücadelede a)Devlet b)İşveren c)işçiler d)üniversiteler e)meslek örgütlerine önemli görevler düşmektedir.

Bu noktada devlet, standartları, kuralları ve mevzuatları düzenler, belli bir sektör politikası oluşturur ve denetleme ve teftiş hizmetleri sağlar. Bunun yanı sıra sosyal bir devlet olmanın gerekliliklerini yerine getirir. İş sağlığı ve güvenliği konularında sağlık ve eğitim ile ilgili hamleler yapar.

İşveren ise, önce verimlilik yerine “önce insan” yaklaşımında olmalıdır. Çalışanı için sağlıklı ve güvenli çalışma ortamları kurmalı, risk değerlendirme ve yönetimi çalışmalarını benimsemelidir. Bilimsellik ve eğitime önem vermeli çalışanlarını bu konularda teşvik etmelidir.

Üretimin diğer bir parçası olan çalışan ise kurallara uymalı, tüm bireylerin sağlık ve güvenliğinden sorumluluk bilincine sahip olmalı, kişisel koruyucu ve ekipmanları kullanmalı, kendini geliştirmeli ve eğitimlere katılmalıdır. En ufak tehlike durumunda üstünü bilgilendirmeli, tüm makine, cihaz ve ekipmanları güvenlik unsurları doğrultusunda doğru kullanmalı ve keyfi hareket etmemelidir.