Lojistik Faaliyetler ve Rekabet Stratejisi

Rekabetçi avantaj elde etmenin en önemli araçlarından birisi etkili bir lojistik yönetimidir. İşletmelerin faaliyette bulundukları pazarlarda başarılı olabilmesi birçok faktöre bağlıdır. Basit olarak bu faktörler üçlü bir ilişki içinde gösterilebilir. Bu ilişkide işletme ve işletmenin müşterileri, işletmenin rekabet ettiği rakipleri en önemli aktörler arasındadır.

İşletmelerin tüm faaliyetlerinde rekabetçi avantajı sürdürebilmesindeki kritik nokta birçok unsura bağlıdır. İşletmelerin ticari anlamdaki bu başarısı, ya maliyet avantajı ya da değer yaratma avantajına ya da her ikisinin başarılı bir biçimde bütünleştirilebilmesine bağlıdır.

Geçtiğimiz on yılda yönetim anlayışındaki bakış açısının ve stratejinin değişmesi, pazar yönlü stratejilerin ve müşterilerin giderek daha da önem kazanmasına yol açmıştır.

Lojistik kavramının temelinde yatan felsefe, bütünleşik bir sistem yaklaşımı çerçevesinde ilk madde ve malzemelerin ilk kaynağından alınıp mamul durumuna gelinceye kadarki süreçlerde ve daha sonra son tüketicinin eline geçene kadar olan aşamalarda iyi bir planlama ve koordinasyon anlayışı ile yerine getirilmesidir.

Rekabette başarılı olabilmek için üretilen ürün ve bu ürün veya hizmetin üretilebilmesi için gerekli olan süreçlerin mükemmel bir biçimde işleyebilmesi gerekmektedir.

Lojistik faaliyetleri kapsam olarak iki açıdan ele alınmaktadır:

(1) malzeme yönetimi

(2) fiziksel dağıtım.

Lojistik yönetimi; materyallerin, yedek parçaların ve bitmiş ürün envanterinin (stoklarının) akışını, işletmenin yararını maksimuma çıkarmak amacıyla bir sistem tasarım ederek yönetmektir.

Lojistik; mal veya hizmetlerin tedarik edilebilmesi için planlama, organizasyon, kontrol, ulaştırma ve yönetim faaliyetlerinin bütünüdür.

İşletmecilik uygulamalarındaki hızlı değişimler lojistik faaliyetlerini de yakından etkilemiş ve işletme yöneticilerinin bu alana daha özenli eğilmeleri sonucunu ortaya çıkarmıştır.

İşletmeleri yakından etkileyen ve lojistik faaliyetlerinin önemini daha da ortaya çıkaran bu değişimler; müşteri hizmetlerindeki artış, zaman baskısı, endüstrilerin küreselleşmesi ve kurumsal bütünleşme olarak sıralanabilir.

Lojistik süreçlerinin daha iyi tasarlanması, yönetilmesi ve iyileştirilmesi yalnız maliyetleri azaltıcı bir etki yapmamakta, aynı zamanda hizmet düzeyini ve müşteriye erişim hızını artırarak gelirleri de artırmaktadır.

İşletmeler doğru ve ayrıntılı maliyet bilgisi gereksinimlerini maliyet muhasebesi departmanlarından karşılar.

İşletmelerdeki lojistik yöneticileri de farklı ürünlerin, müşterilerin veya tedarik kanalının lojistik hizmet sunma maliyetlerini nasıl etkilediğini bilmek için ayrıntılı bilgi gereksinimi içindedir.

Lojistik faaliyetlerinde doğru maliyet bilgisi gereksiniminin karşılanabilmesi yapılan faaliyetlerin özenli bir biçimde gözden geçirilerek her aşamada oluşan maliyet bilgilerinin yeniden sınıflandırılması çalışmalarının yapılmasını gerektirmektedir.

Stratejik maliyet yönetiminde ortalama maliyetler kullanmak yerine her bir tedarik kaynağı ve müşteri grubu ile doğrudan ilişkiler kurulmaya çalışılmaktadır.

Stratejik maliyet yönetimi anlayışı çerçevesinde kullanılan yöntemlerden birisi de faaliyet tabanlı maliyetleme yaklaşımıdır.

Genişletilmiş maliyet muhasebesinin temelindeki anlayış yalnız mamul veya hizmetlerin değil aynı zamanda tedarikçilerin ve müşterilerin de maliyetlerinin hesaplanabileceğidir. Tedarik kaynakları, mamul / hizmet ve müşteriler ile ilişki kurabilen faaliyet tabanlı maliyetleme; tedarikçi, ürün ve müşteri gruplarıyla sebep -sonuç ilişkisine dayanan ve anlamlı maliyet sürücüleri kullanarak önemli avantajlar sağlayabilen bir yöntemdir.