Lojistik Trendler
Kentsel Lojistik: Türkiye'de nüfusun büyük bir kısmı şehirlerde yaşamakta, bunun da büyük bir kısmı 4 büyük ilde toplanmaktadır: İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana. Bu nedenle onların ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürün ve hizmetlerin buralara taşınması ve depolanması gerekmektedir. Kentsel lojistik, bu hareketliliğin kentte yaşayanların yaşam kalitesini bozmadan nasıl gerçekleştirileceği üzerine yoğunlaşmaktadır.
Afet Lojistiği: İnsanoğlu doğayla sürekli mücadele hâlindedir. Doğal afetleri önlemek çoğu zaman mümkün olmasa da tedbirler alarak meydana getireceği zararların en aza indirilmesi için önlemlerin alınması gerekmektedir. Afetin hemen sonrası ve ileriki zamanlarda yapılması gereken faaliyetler hem yaraların sarılması hem de yapılan hataları görerek tekrar aynı hataların yapılmaması için önemlidir.
Çevreci Lojistik: Sanayileşme ve teknoloji insan yaşamını kolaylaştırsa da yaşadığımız çevreye verdiğimiz zarar, o oranda artmaktadır. Günümüz firmaları sadece kâr etmeye odaklanmamakta, dünyayı yaşanabilir bırakmak için bazı önlemler almaya kendilerini zorunlu hissetmektedir. Çevreye duyarlı olmaya çalışmanın başlıca nedenleri yasal bazı düzenlemeler olabileceği gibi, müşterilerinin gözünde bırakacakları imaj olarak da düşünülebilir. Sebep ne olursa olsun, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak çevreyi korumak bir insanlık görevi olarak görülmelidir. Diğer sektörlerde olduğu gibi lojistik sektörü de üstüne düşen bu görevi yerine getirmek zorundadır.
Sağlık ve enerji sektörleri, insan yaşamının vazgeçilmez iki sektörüdür. Kurulum ve işletim maliyetlerinin çok yüksek olması nedeniyle bu sektörlerde lojistik faaliyetlerin iyi koordine edilmesi gerekmektedir. Böylece bu faaliyetleri yürüten firmalar ve kamu kuruluşları, rekabetçi güçlerini devam ettirebilmek ve toplanan verginin uygun şekilde kullanılmasını sağlamak için lojistik ve tedarik zinciri faaliyetlerini iyi organize etmeleri gerekmektedir.
Sağlık Lojistiği: Sağlık kuruluşlarının hastaların tedavisinde kullanılacak ilaç, tıbbi cihaz, ekipmanlar ile medikal ve medikal olmayan malzemelerin temini, saklanması ve geri dönüşümlerinin organize edilmesiyle lojistik ve tedarik zinciri yönetimi çalışma alanına girmektedir. Sağlık lojistiğinin temel unsurları, tedarikçiler (tıbbi ve tıbbi olmayan ilaç, araç, gereç ve malzeme tedarikçileri), sağlık kuruluşları (hastaneler ve tıp merkezleri), insanlardır (hastalar, sağlık çalışanları, ziyaretçiler). Bu sektör, halk sağlığını doğrudan etkileyen bir sektör olduğu için kanun ve yönetmeliklerle faaliyetleri ve sorumlulukları tanımlanmış olup sıkı bir kontrol altında tutulmaktadır. Kullanılan malzemelerin bertaraf edilmesi de ayrı bir düzenlemeye tabi tutulmakta, sağlık kuruluşlarının atıkları özel bir toplama ve imha sürecine tabi tutulmaktadır.
Enerji Lojistiği: Enerji, bir ekonominin en önemli yapı taşlarından birisini oluşturmaktadır. Elektrik, fosil enerji türleri (petrol ve türevleri, doğal gaz, kömür vb) ülke sanayi ve insan yaşamının vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu yüzden, enerjinin elde edilmesi, dağıtımı ve kullanımı son derece iyi bir altyapıyı zorunlu kılmaktadır. Elektrik üretim ve dağıtımının planlanması, elektrik enerjisinin optimum şekilde saklanmasının mümkün olmaması açısından çok önemlidir. Aynı şekilde petrol ve doğal gaz çıkartılması, iletimi, rafine edilmesi ve tüketicilere dağıtımında da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekmektedir.
Sıra Dışı Lojistik: Bazı ürünlerin taşınması ve saklanması rutin lojistik faaliyetlerden çok daha fazla uzmanlaşmayı gerektirir. Bu ürünlerden bir kısmı hacminin büyük olmasından olabileceği gibi, bir kısmı da organ nakli gibi insan hayatını kurtarması açısından zamanlama ve saklama koşullarına özel bir önem vermeyi gerektirmektedir. Bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi esnasında planlama ve uygulanmasında daha fazla dikkat edilmesine ihtiyaç vardır.