Kavram Olarak Kurum, Kurumsallaşma ve Kurumsal İletişim
Kurumlar, bireylerin ortak çıkarlar doğrultusunda bir araya gelerek başarmaya çalıştıkları amaç ve hedeflerin başarılabilmesi adına oluşturulmuş, belli kurallar ve yasal düzenlemelerle oluşturulan sistematik yapılardır. Kurumların temel varlığı insan öğesidir. İnsan kaynağı kurumların oluşturulması noktasında varlığına ihtiyaç duyulan en temel unsurudur.
Kurumlar, toplumsal yapıların en temel varlıkları arasında yer almaktadır. Günlük hayatta tüm insanların yolları kurumlarla bir şekilde kesişmektedir. Zaman zaman bir okul, güvenlik birimi, hastane olarak karşımıza çıkan kurumlar zaman zaman da ticari ilişkilerin sürdürüldüğü ve bireylerin alışverişlerine konu olan mal ve hizmetlerin değişimine konu olacak biçimlerde de görülebilmektedir. Bu yönüyle kurumlar ile hayatın hemen tüm ortamlarında karşılaşılabilmektedir.
Kurumsallaşma ile kurumlar, daha profesyonel eylemler gerçekleştirebilmekte ve ulaşmak istedikleri hedef kitleler üzerinde daha güçlü imajları oluşturabilmektedirler. Kurumsallaşmanın avantajları yanında birtakım dezavantajları da söz konusudur. Kurumsal yönetimlerin avantajlı yönlerden faydalanırken, dezavantaj oluşturabilecek süreçleri ortadan kaldıracak çalışmalar yapması da yerinde olacaktır.
Kurumsallaşma kurumların uzun vadede elde edecekleri başarının anahtarı konumunda olabilecektir. Bu başarı kurumsal uzlaşı süreçlerinden geçecektir. Dolayısıyla kurumsallaşmada kurumu oluşturan tüm katmanların belli uzlaşı noktalarında mutabık kalmaları süreci benimsemeleri, bu sayede kurumsal çabalar için gönüllü olarak emek harcamalarını sağlaması bakımından önem taşımaktadır.
Kurumsal yapılarda gerçekleştirilen iletişim biçimine kurumsal iletişim adı verilmektedir. Kurumsal iletişim, önceleri halkla ilişkiler uygulamalarının bir parçası olarak değerlendirilen uygulama alanlarını kapsamaktadır. Ancak gelişen süreç ve yeni kurumsal ihtiyaçlar doğrultusunda geleneksel halkla ilişkiler uygulamalarının yanı sıra kurumun iç ve dış paydaşlarıyla kuracağı iletişimlerin odağına yerleşmiştir. nasıl ve nelerden/kimlerden toplanacağı çalışmanın amacına hizmet edecek şekilde tespit edilmelidir. Toplanılacak veri yanlış ve eksik temin edilirse araştırmanın sonuçlarını olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu doğrultuda kurumsal iletişim, iletişim uzmanları tarafından merkezi bir bakış açısı ile koordine edilen, stratejik özelliklere sahip olan iletişim faaliyetlerinin belli bir düzen ve eşgüdüm halinde paydaşlara ulaştırılması olarak da değerlendirilebilir. Günümüz dünyasında stratejik olarak iletişimler kurmak, hedef kitlelerin istek, ihtiyaç ve beklentilerine kurumsal amaçları da göz önünde bulundurarak yanıt vermek son derece önemli hale gelmiştir. Bu nedenle kurumsal iletişimin paydaş grupları ile kurumların kaynaşabilmesinde son derece önemli işlevlere sahip olduğu bilinmektedir.
İşletmelerin, kendilerini duyurmak, hedef kitlelerine kendilerinden haberler aktarmak, rakipleriyle rekabet ederken basının gücünden yararlanmak gibi hedefleri bulunmaktadır. Basın, kamusal anlamda faaliyet göstererek haber akışını sağlamaktadır. Bu özelliği dolayısıyla geniş halk kitlelerine ulaşmanın ve istenen yönde imaj oluşturmanın en temel ögesi basınla gerçekleştirilecek iletişimlerden geçmektedir. Kurumsal iletişim, kurumların basınla ilişkilerini de düzenleyen, böylece ulaşılmak istenen gruba etkin biçimde seslenilebilmesini sağlayan bir işleve de sahiptir.
Dijital teknolojilerde ortaya çıkan, Web 2.0 olarak adlandırılan köklü gelişim, internetin yeni safhasını ifade etmek için kullanılmaktadır. Bu yeni web dönemi, sosyal medya adı verilen ve kullanıcının içerik üreticisi haline geldiği, kendi medya araçlarını oluşturabildiği, yeniden üretim, dağıtım gibi eylemleri yer ve mekân sınırlaması olmadan gerçekleştirebildiği süreci anlatmaktadır.
Sayılan özellikleri Web 2.0 ve beraberinde ortaya çıkan fenomen sosyal medyayı kullanıcılar için neredeyse vazgeçilmez konuma getirmiştir. Bundan dolayı, kurumların yeni medya, sosyal medya araçlarına duyarsız kalabilmesi düşünülememektedir.