Medya ve Toplum

Bu ünitede toplumsal bir kurum olarak medyanın toplumsal etki ve işlevleri farklı kuramsal perspektiflerden ele alınmıştır. Medya, tekil bir olgu değildir. İçinde pek çok iletişim aracını barındırır. Bu nedenle medya alanında yaşanan gelişmeler tarihsel olarak ele alınmış ve her bir aracın toplumda yarattığı etkilere değinilmiştir. Medyanın alanında yaşanan son gelişmelerle beraber, sosyal medya çağına girilmiştir. İnternet teknolojisiyle beraber yeni medya toplumsal, siyasal ve ekonomik alanlarda önemli değişimlere neden olmuştur. Bu nedenle yeni medya ve sosyal medya olguları son bölümde ayrıca ele alınmıştır.

Medya kavramı ile gazete, dergi, televizyon, radyo, sinema ve yeni iletişim araçları dahil olmak üzere, kitle iletişim araçlarının tümü kastedilir.

Medya araçlarının özellikleri, kurulan iletişimin yapısına etki eder.

Medya çalışmaları temelde liberal/ana akım ve Marksist/eleştirel olmak üzere ikiye ayrılır.

Liberal/ana akım yaklaşımlar medyanın içerisinde yer aldığı toplumsal koşulları sorgulamaktan ziyade, etkilerine yoğunlaşır.

1920'ler ve 1930'larda medyanın toplum üzerinde yarattığı etkiler, deneysel araştırmalarla ölçülmeye çalışılmıştır. Bu dönemde medyanın toplum üzerinde güçlü etkilerinin olduğu savunulmuştur.

1940'larda iki aşamalı akış gibi çalışmalarla, medyanın etkilerinin sınırlı olduğu görüşmüştür.

1960'lardan sonra ana akım yaklaşımlarda etki araştırmaları devam etmiştir. Bu yaklaşımlardan öne çıkanlarının başında gündem belirleme, yetiştirme, eşik bekçiliği ve suskunluk sarmalı gelir.

Gündem belirleme yaklaşımına göre, medyanın yer verdiği haberler halkın gündemini belirlemekte, ayrıca halk nelere ne derece önem vereceği konusunda da bu araçlardan etkilenmektedir.

Yetiştirme kuramına göre izleyici/okuyucuların medyaya maruz kalma oranları, medyadan etkilenme oranını artırmaktadır.

Suskunluk sarmalına göre, bireyler toplumda yaygın olarak kabul edilene görüşleri öğrenmek için medyaya başvurmakta, kendi görüşlerinin azınlıkta kaldığını gözlemlerlerse, bu görüşlerini açıklamaktan çekinmektedir.

Eşik bekçiliği modeline göre, medyada hangi içeriklerin ne oranda, ne sırada yer verdiğine eşik bekçileri denen, medyada üst kademelerde görev yapan editör ve yayın koordinatörleri gibi kişiler karar vermektedir.

Marksist/eleştirel yaklaşımlar medyayı, içerisinde yer aldığı toplumsal, siyasal, ekonomik koşullarla beraber inceler.

Marksist/eleştirel yaklaşımlara eleştirel ekonomi politik, Frankfurt Okulu ve kültürel çalışmalar örnek gösterilebilir.

Eleştirel ekonomi politik yaklaşım, medyanın kapistalist pazarın şartları altında ve onlardan biri olarak işlediğini söyler. Onlara göre medya, bu nedenle halkın çıkarlarından yana olmaktansa, sermayenin çıkarlarını gözetir.

Frankfurt Okulu'na göre medya bir kültür endüstisidir ve ürettiği ürünler halkın boş zamanlarında rahatlayıp, yeniden sermaye çarklarında yer alabilmesi için hazırlanan basit ve pasif kılıcı içeriklerden oluşur.

Kültürel Çalışmaları temsil eden kuramcılar ise, halkın medya tarafından kendilerine empoze edilmek istenen mesajlara direnebildiklerini söyler.

Medya tarihinde yer alan her bir medya aracı toplumsal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşamda değişim ve dönüşümlere neden olmuştur.

Gelinen son aşamada, yeni medya araçları ve sosyal medya haber ve bilgiye ulaşmak için kitle iletişim araçlarına olan bağımlılığı ortadan kaldırmış, bilgiye erişim yollarında ve bilgi çeşitliliğinde hiç görülmemiş bir çeşitlilik ortaya çıkmıştır.