Kültürel Miras Yönetimi
Kültürel Miras Kavramı
Toplumsal değer niteliği taşıyan kültürel miras, gelecek nesillere aktarılıp korunması gereken değerlerdir. Bu değerler sadece fiziksel özellikleriyle değil, yaşayış biçimini de içerecek şekildedir. Somut kültürel miraslar, genellikle tarihi doku içeren anıt, yerleşke, bina şeklindeyken; somut olmayan kültürel miras, yemek yapma türlerinden şeklinden, giyim kuşam, festivaller danslar, ritüeller gibi pek çok konuyu kapsamaktadır. Kültürel miras, insanın bilinen tüm zaman dilimleri içinde yaşadığı, biriktirdiği, geliştirerek, yeni sentezlerle zenginleştirerek ve sürekliliğini sağlayarak kendinden sonrakilere aktardığı veriler dizisi olarak, insanın bir anlamda yaşam karşısındaki duruşu, varlığının kanıtıdır. Kültürel mirasın korunmasına ilişkin kapsamlı çalışmalar Avrupa'dan tüm dünyaya yayılmıştır. 159 ülkenin imzası bulunan 1972 yılında imzalanan Dünya Kültürel Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme, kültürel mirasının korunması için gerekli finansal ve teknik bilginin sağlanması konusunda uluslararası işbirliğini öngörerek, uluslararası ve ulusal hukuk bakımından konunun ele alınmasını sağlamıştır.
Somut ve Somut Olmayan Kültürel Miras
Somut ve somut olmayan varlıklar olarak iki boyuttadır.Somut kültürel varlıklar değişik uygarlıkların sanat anlayışı, bilim ve teknik düzeyi, sosyal yaşamı hakkında somut veriler sağlayan ve korunmalarında kamu yararı görülen eşya ve yapıtları kapsamaktadır. Somut varlıklar; arkeolojik, sanatsal, mimari yapılardır. UNESCO (1972) Doğal ve Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi’nde somut kültürel mirası anıtlar, yapı toplulukları ve sitler olarak üç kısma ayırmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise kültürel miras kapsamında korunması gereken somut ögeler ikiye ayırmaktadır. Taşınmaz kültür ve tabiat ögeleri ki bunlar anıtlar, bina grupları, yerleşim yerleri, toplumsal tarih açısından önem taşıyan yapılardır. Taşınır somut kültürel miras ögeleri ise arkeolojik araştırmalardan elde edilen arkeolojik buluntular, halk kültürü araştırmalarında bir araya getirilen etnografik malzemeler, sanat eserleri; resimler-minyatürler-heykellerdir.
Somut olmayan kültürel miras, uzun yıllar bir kuşaktan diğerine aktarılan sözsel, işitsel öğeleri kapsayan, inanışlar, adetler, gelenek ve göreneklerdir. 17 Ekim 2003 tarihinde kabul edilen Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi'nde bu kavram “Toplulukların, grupların ve kimi durumda bireylerin kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekânlar anlamına gelir.” şeklinde tanımlanmaktadır.
Somut olmayan kültürel miras, Türkiye coğrafyası bağlamında insan-doğa ilişkileri, insan-insan ve insan-toplum ilişkileri, toplumda kalıplaşmış düzenli ilişkiler olarak üç boyutta ele alınmaktadır. İnsan-doğa İlişkileri; yerleşim birimleri, konutlar ve konutlarda kullanılan eşyaları, geleneksel ölçme birimleri, üretim biçimleri, tüketim biçimleridir. İnsan-insan ve insantoplum ilişkileri ise kültürleme, iletişim, düzenlenmiş toplumsal ilişkiler, halk yazını ve halk seyirlik oyunlardır. Töreler ve törenler de toplumda kalıplaşmış düzenli ilişkiler bağlamında değerlendirilir.
Kültürel mirasın sorunları doğa kökenli, insan kökenli, finansman, kentleşme, yasal ve örgütsel yapılanma ve turizm kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır.
Kültürel Miras Yönetimi
Kültürel miras yönetiminde amaç, kültürel değerlere sahip olmaktan doğan faydayı, sosyal ve ekonomik hayata yeniden kazandırmaktır. Kültürel miras yönetimi, statik bir koruma kavramından farklı olarak kültürel mirası yaşatmayı amaçlar. Kültürel miras yönetimi kavramının olgunlaşması, koruma düşüncesinin gelişimiyle paraleldir. Kültürel miras yönetiminin iki temel yönü vardır: Kültürel çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin sağlanması. Korumanın sürdürülebilirliği kültürel miras yönetiminin önemini ve gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Turizm endüstrisinin doğal kaynaklar, insan yapısı kaynaklar ve sosyokültürel kaynaklar olmak üzere başlıca üç kaynağı vardır. Somut ve somut olmayan kültürel miraslar turizmi geliştiren etmenlerdendir. Hem somut hem de somut olmayan kültürel varlıkların turizm içinde yer almasının ve turizmde giderek artan kültürlerarasılık olgusunun temelinde turistlerin farklıyı deneyimlemek isteği yatmaktadır.
Müze ve Müzecilik
Müzeler, kültürel de mirasın korunduğu, saklandığı ve sergilendiği yerlerdir. Her kesimden insanın artık müzeleri ziyaret edebilmesi müzecilikte pazarlama tekniklerinin kullanılmasına neden olmuştur. Müzelerdeki pazarlama anlayışı önce geleneksel daha sonra modern pazarlama anlayışı olarak iki boyutta ilerlemiştir.