Kriz Yönetimi ve Risk Yönetimi İlişkisi

Risk Kavramı

Risk yönetimi ve kriz yönetimi bir elmanın iki yarısı gibidir. Birbirini tamamlayan yönetim süreçleridir. Risk yönetiminde değerlendirilen bazı riskler ile belirli bir zamanda karşılaşıldığında devreye kriz yönetimi girmektedir. Şirketler yaşayabilecekleri olumsuzlukların etkilerini, olası tüm riskleri içeren risk yönetimi ve riskler gerçekleştiğinde devreye alacakları kriz yönetimi ile en aza indirebilir veya ortadan kaldırabilirler. Risk, önceleri hem olumlu hem de olumsuz durumları tanımlamak için kullanılırken modern dönemde yalnızca olumsuz belirsizlikleri ifade etmek için kullanılır olmuştur. Risk bir zarara, bir kayba, bir tehlikeye yol açabilecek bir olayın ortaya çıkma olasılığıdır.

Riski Yaratan Sebepler

İşletmelerin veya bireylerin yaşayacağı risklerin çeşitli sebepleri bulunmaktadır.

Örgütler plan, strateji, misyon ve vizyonun oluşturulması sırasında ve günlük üretim faaliyetleri esnasında aşırı, gerçekçi olmayan ihtiyaç taleplerinden uzak durmalıdır.

Kriz döneminde yönetici ve çalışanların sorunlara ilgi göstermemesi büyük felaketlere neden olabilmektedir. Yapılan proje ve işlerin küçümsenmesi, gereken değerin verilmemesi sonucu krizlerin oluşmasına ve derinleşerek karmaşık bir hâle gelmesine neden olmaktadır. Örgüt içerisinde yer alan bireylerin çeşitli sebepler ile her zaman gösterdiği performansı gösterememesi sonucu yaşanan performans kayıpları büyük bir risk olup aynı zamanda muhtemel bir krizin habercisidir.

Üretim kapasitesi ve tedarikçilerin ham madde tedarik gücü göz ardı edilerek yapılan üretim planları örgütlere gerçekçi olmayan zamanlama, planlama tahminlerinin maliyeti olarak geri dönmektedir.

Araştırma ve geliştirme faaliyetleri sonucu elde edilen ürün ve elde edilen patent haklarının rekabet açısından önemi büyüktür. Yenilikleri en önde sunmak, hem itibarın artmasını hem de ortalamanın üzerinde getiri elde edilmesini sağlamaktadır. Bu önemine rağmen etkisiz, yanlış entegrasyon, derleme ve test, kalite kontrol gibi nedenler istenilen etkinliği ve kârlılığı azaltmaktadır.

Yasa veya anlaşma konuları da firmaların müdahale imkânın kısıtlı olduğu krizlerin ve riskin temelini oluşturan unsurlardan biridir.

Örgütlerin ürettiği ürünlerin zamana bağlı olarak eskimesi ve modasının geçmesi teknolojik gelişmeler sonucu firmaları zorlayan unsurlardır.

Risk Çeşitleri

Risk beklenmedik ve istenmeyen bir olayın gerçekleşme durumudur. Stratejik risk, faaliyet riski, tehlike yaratan risk ve mali risk olmak üzere dört farklı risk bulunmaktadır.

Stratejik risk kavramı örgütlerin gelecekte uygulayacağı önemli stratejilerin şimdiden belirlenerek gelecekte ortaya çıkacak fırsat ve tehditleri öngörülmesini ve buna uygun olarak örgütün alacağı ve uygulayacağı politikaların belirlenmesini içermektedir.

Faaliyet riski örgütlerin günlük işleyişi sırasında meydana gelebilecek muhtemel hatalar ve yanlışlar sonucu üstlendiği risktir.

Tehlike yaratan riskler, insanın etkin olmadığı veya olduğu durumlar sonucunda ortaya çıkan örgütleri etkileyen risklerdir.

Mali risk, döviz kurlarında, faiz oranlarında, ticari ürün ve hisse senedi fiyatlarında ortaya çıkabilecek beklenmedik değişimler sonucu örgütlerin maruz kaldığı risk durumudur.

Risk Yönetimi

Risk yönetimi; riskin tanımlanması, riskin analizi, risk planlanması, risk kontrolü ve riskin izlenmesini içeren beş farklı bölümden oluşmaktadır

Risk tanımlaması örgütlerin muhtemel risklerinin tanımlanmasını içermekte olup sadece o örgütün dinamiklerine ve yapısına uygun olarak dizayn edilir. Beyin fırtınası, simülasyon, paydaşlar ile yapılan ön görüşmeler, iş akış şemaları, uzman görüşleri, yasal düzenlemeler, tedarikçilerin yetenekleri ve müşteri talepleri riskin tanımlanmasını, bir risk listesi çıkarılmasını sağlayan kriterlerdir.

Risk listeleri ile örgütün mali, üretim, pazarlama ve diğer faaliyetleri ile birlikte detaylı olarak incelenmesi sonucu risk analizi gerçekleştirilir. Yöneticiler ve konu hakkında uzman olan kişiler tarafından yapılan bu analizlerde balık kılçığı diyagramları, karar ağaçları, örnek senaryolar, önceki yılara ait veriler, müşteri talepleri gibi birçok karar verme yöntemi ve çevresel etkiler dikkate alınarak riskler bir öncelik sırasına konulmaktadır.

Tanımlanan risklerin yönetilmesi için strateji, eylem ve seçenek planları oluşturulması evresi risk planlama olarak isimlendirilmektedir. Bu evrede risk hakkında elde edilen verilerden yararlanarak örgütün izleyeceği stratejiler belirlenerek buna uygun eylem planları, kontrol ve süreç planları hazırlanmaktadır.

Risk yaratan faktörlerin tanımlama, listeler, öncelik sırası, planlara ve senaryolara uygun olarak uygulanması safhası risk kontrolü olarak isimlendirilmektedir. Bu safhada planlara uygun olarak senaryo denenmekte ve çıkan sonuca göre örgüt tarafından risk kabulü, riskten kaçınma, riskin azaltılması ve riskin transferi stratejilerinden biri tercih edilmektedir.

Risk izleme, proje boyunca risk planlarının uygulanması, saptanan risklerin izlenmesi, artık risklerin izlenmesi, yeni risklerin saptanması ve risk süreci etkinliğinin değerlendirilmesi sürecidir.

Risk Yönetiminin Zararları ve Yararları

Statik bir risk yönetiminin dinamik çevre koşulları, değişen teknolojik ve siyasi gelişmeler, yeni mevzuat ve zorunlulukların bir anda ortaya çıkması gibi durumlar nedeniyle her zaman yarar sağlaması ve isteneni vermesi mümkün değildir. Bu nedenle risk yönetimi faaliyetleri sırasında amaçlara uygun olmayan planların yapılması ve uygulanması örgütleri savunmasız bırakmaktadır.

Kriz Yönetimi ve Risk Yönetimi İlişkisi

Krizler dört aşamada meydana gelmektedir. Bu aşamalar; oluşum, ortaya çıkma, süreğen hâle gelme ve çözüm evreleri olmak üzere dört aşamada gerçekleşmektedir.