Kriminolojide Araştırma Metodları

Suçluluğu Ölçme Metotları

Metot, bir amacın gerçekleştirilmesi için izlenen yol veya usulü ifade eder. Kriminolojinin de suçluluğun ölçülmesi ve nedenleri konusunda gerçeğe ulaşabilmek için başvurduğu kendine özgü metotları bulunmaktadır.

İstatistik Metodu

Suçun ölçülmesi sürecinde "gerçekte" bir toplumda meydana gelen suçların neler olduğu, suçların hangi sıklıkla ve kimler tarafından işlendiği araştırılır. Suçun ölçülmesine imkân tanıyan resmî kaynakların başında istatistikler gelir. İstatistik, olayları yöntemli bir şekilde toplayıp sayı hâlinde gösterme işi ve bilimidir. Suç istatistikleri, polis ve jandarma istatistikleri, adalet istatistikleri, cezaevi istatistikleri ve bilimsel istatistiklerden oluşur. Suç anına en yakın yani polis tarafından tutulan istatistikler, gerçeğe en yakın verileri ortaya koyan istatistiklerdir. Türkiye’de Adalet İstatistikleri Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından, adalet sistemiyle ilgili politikaların oluşturulması için kaliteli, güncel, tarafsız ve uluslararası standartlara uygun şekilde üretilmekte ve 1937 yılından itibaren her yıl yayınlanmaktadır.

Gerçek suçluluk belirli bir bölgede işlenmiş olup istatistiklere girmiş ve girmemiş olan suçların tamamını ifade eder. Gerçek suçluluk, çeşitli istatistiklerle görünürlük kazanmış suçluluktan çok daha geniş kapsamlıdır. Kriminolojiyi ilgilendiren bu gerçek suçluluktur. İşlenen tüm suçların istatistiklere yansımayan kısmına “siyah sayılar”, “karanlık alan” denilmektedir. Belirtelim ki istatistiklere yansıyan suçluluk içinde de karanlık alan olarak nitenlendirilebilecek alanlar mevcuttur. Adli makamlara ihbar edilmiş olmasına rağmen, olayın failinin meçhul kaldığı veya yakalananın fail olduğunun ispat edilemediği hâller de siyah sayılara dahildir. Bu tür siyah sayılar, “nispi karanlık alan” olarak adlandırılır.

İstatistiklerin Güvenilirliği Sorunu

Suç istatistiklerinin güvenirliği konusu eski tarihlerden beri araştırmacıları yakından ilgilendirmiştir. Önemli istatistikçiler, örneğin Quetelet ve Guerry, daha 1800’lü yıllarda suçluluğun ölçülmesinde ve suçluluğun nedenlerinin araştırılmasında kullandıkları bu metodun bazı kusur ve eksikliklerinin olduğunu kabul etmişlerdir. O dönemde bir yazar, tutuklu suçlu sayısını iyi yansıtan bir kayıt dahi suçluluk sayısını tam olarak yansıtamaz. Tutuklamalar az olduğu zaman dahi suç çok sayıda olabilir, demiştir. İstatistikler aslında suçluluğu ortaya koymayıp sadece yapılan ihbarları gösterir diyenler de bulunmaktadır.

Diğer Metodlar

Karanlık alanda kalan suçluluk, anket, deney ve gözlem yöntemleri ile kısmen aydınlatılmaya çalışılır. Belirtelim ki ister resmî, ister özel olsun suç ölçme tekniklerinin hiçbirisi (istatistik, anket, deney ve gözlem) kusursuz değildir. Örneğin, polis istatistikleri ağır suçlara ilişkin veri verirken, hafif suçlar siyah sayı (karanlık alan) olarak kalır. Bu nokta polis istatistiklerinin zayıf yönüdür. Buna karşılık mağdur ve faille yapılan anketlerde de ağır suçlar çeşitli nedenlerle itiraf edilmez, hafif suçlar itiraf edilir. Ancak bu anketlerin en kuvvetli yanı istatistiklere yansımayan siyah sayıları aydınlatmalarıdır.