Kriminolojinin Tarihî Gelişimi
Eski Dönemlerden Aydınlanma Dönemine Kadar Suç Algısı
Kriminoloji bilimi, bilimsel yöntemlerle suçluluğun nedenlerini tespit etmeye çalışmaktadır. Suç ve suça olan ilgisi insanlığın her döneminde ve düşünürler suçluluğun nedenleri konusunda gözlemlerine dayanarak belirli bir yöntem kullanmadan fikir üretmişlerdir. MÖ 400'lü yıllarda eski Yunan filozofu Platon suçun kaynağını, ihtiraslar (arzu, istek, kıskançlık ve öfke), zevk aramak ve cahillik olarak belirtmiştir. Tıbbın babası olan Hipokrat da suçluların akıl hastası olduklarını ifade etmiştir. Yunan filozofları suçun nedenlerini insanın kendisinde ve çevresinde aramıştır. Buna karşılık dinlerin etkili hâle gelmesi ile suç ve suçun nedenleri konusundaki değerlendirmeler de değişmiştir. Orta Çağ Avrupası'nda suçun nedeni olarak doğaüstü güçler (cinler, periler, şeytanlar ve benzeri ruhani varlıklar) gösterilmiştir. Suçlu insan cinlere, şeytana tapan kimselerdir. Suç bir günahtır ve suçlu insan da günahkârdır.
Aydınlanma Döneminde Suç Değerlendirmesi
1700’lü yıllarda yani 18. yüzyıla girilmesiyle akılcı düşünceyi, eski geleneksel, değişmez kabul edilen varsayımlardan, ön yargılardan ve ideolojilerden kurtarmayı ve bilgiye yönelik kabulü geliştirmeyi amaçlayan aydınlanma dönemi başlamıştır. Genellikle Fransa’da matematikçi, yazar ve filozof Rene Descartes (1596 -1650), yazar ve filozof Denis Diderot (1713- 1784), politik düşünür ve hukukçu Montesquieu (1689- 1755), yazar ve filozof Jean -Jacques Rousseau (1712- 1778), yazar ve filozof Voltaire (1694- 1778); Almanya’da filozof Immanuel Kant (1724- 184), Büyük Britanya'da yazar, siyasetçi ve filozof John Locke (1632 -1704) ile yazar ve siyaset kuramcısı Thomas Paine (1737- 1809) aydınlanmanın ilk temsilcileri olarak kabul edilmektedirler.
Orta Çağa son veren Rönesans ve Reform hareketleriyle suçluluğa bakış açısı da değişmiştir. Dinde yenileşmeyi öngören filozoflar suçun ekonomik temellerine işaret etmişlerdir.
Beccaria'nın Görüşleri
Beccaria (1738- 1794) aydınlanma döneminin en önemli düşünürlerindendir. Beccaria 1764 yılında yayımladığı "Suçlar ve Cezalar " başlıklı kitabıyla Klasik Okul olarak adlandırılan okulu kurmuş ve çağdaş ceza hukukunun temellerini atmıştır. Bu okul, suçun kişinin serbest iradesinin ürünü olduğunu savunmuştur. Suçu açıklayan bu düşünce nedeniyle kriminoloji bilimini Beccaria ile başlatanlar da bulunmaktadır.
Avrupa'daki Düşünce Akımları
Kriminoloji sözcüğü ilk olarak 1879 yılında (19.yüzyılda) tıp dokturu ve antropolog Fransız Topinard tarafından kullanılmış, bilimsel kriminolojinin temelleri Lombroso (1835- 1909) tarafından 1876 yılında onun tarafından yazılan "Suçlu İnsan" adlı kitap ile atılmıştır. Lombroso cezaevindeki suçlular üzerinde yaptığı inceleme sonuçlarını bu kitapta toplamış ve yayı mlamıştır. 1885 yılında da İtalyan Garofalo tarafından kriminoloji, suçları inceleyen bir bilim dalı olarak ilan edilmiş ve Garofalo tarafından yazılan "Criminologia" isimli ilk kitap yayımlanmıştır. Lombroso ve Garofalo, Pozitivist Okulun kurucularıdır. Pozitivist Okul irade serbestisini reddeder. Suç kişinin fiziksel, biyolojik ve genetik özelliklerinin bir sonucudur. Suçlu suçluluğun nedeni olan bu özelliklerle doğar.