Kişilerarası İletişim Becerileri

Kişilerarası iletişimin temeli, toplumsal bir varlık olan insanın, çevresindeki diğer insanlarla etkileşime girme ihtiyacına dayanır. Çeşitli becerilerin bütünleşik bir ifadesi olan kişilerarası iletişim, bireyin diğerleri ile etkileşiminde birbirinden farklı amaçlara ulaşmasında en önemli ve en sık başvurulan yoldur. Salt sözlü değil, aynı zamanda sözlü olmayan becerileri kapsayan kişilerarası iletişim, öğrenilir, çeşitli davranışa dönüşebilmesi bağlamında çeşitli motivasyon unsurlarını gerektirir ve geçmiş deneyimlerle önemli derecede bağlantılıdır. Öyle ki birey, çeşitli gereksinimleri çerçevesinde toplumsal bağlar geliştirmekte; bu bağların sürekliliğini de yine amaçları doğrultusunda tayin etmektedir. Kişilerarası iletişim, bireyin çevresi ile etkileşiminde sıkça başvurduğu bir iletişim tarzıdır. Bireyin iletişim sürecinde başarılı olabilmesi, öncelikli olarak fiziksel gelişimini tamamlaması ile mümkündür. Öyle ki, nesneler veya koşullara bağlı olarak insanlar, organize olmuş ve yönlendirilmiş beceriler kazanmaktadırlar.

Kişilerarası iletişim becerileri, hem sözlü hem de sözlü olmayan iletişimi kapsamaktadır. Kişilerarası iletişim becerileri, amaca dönük, ilişkisel, durumsal olarak uygun sosyal davranışların bireylerce kontrollü olarak öğrenilmesi etkinliğidir. İletişimsel yeterlilik, kişilerarası iletişimin gerçekleşmesinin ön koşuludur. Birey, toplumsal bir varlık olmakla birlikte, kişilerarası ilişkilerinde farklı davranışlar sergileyebilmektedir. Bu bağlamda kimi zaman, sözlü ve sözlü olmayan iletişim ön plana çıkarken, kimi zaman da girişkenlik, grup etkileşimi gibi faktörler önem kazanmaktadır. Etkileşimin, bir bütün olarak değerlendirilebilmesi, bireylerin birbirleriyle olan geçmiş deneyimleri, yaşanmışlıkları, karakterleri ve birçok faktörün göz önünde bulundurulmasıyla mümkündür. Bireyler, çeşitli nedenlerle sürekli etkileşim hâlindedirler. Bu etkileşimlerinde çok farklı nedensellikteki görsel ipuçları ortaya çıkmaktadır. Sosyal aktiviteler sırasındaki söylemsel ve konuşmaya dayalı ortaya çıkan unsurlar, iletişim sürecinin gözlemlenmesinde yardımcı olur. İnsanoğlu, yaşadığı toplumla bağlar kurmak, bu bağları geliştirmek ve bu bağların sürekliliğini sağlamak için çevresiyle etkileşim hâlindedir. Bireyin davranışları, yalnızken ve yanında birileri varken farklıdır. Etkileşimde bulunmak ve çeşitli rolleri gerçekleştirmek duygusal durumların da sürekli değişmesini sağlar. Birileriyle etkileşim hâlinde olmak, kimi zaman çeşitli sıkıntılara neden olabilir ancak, genellikle sosyal etkileşim sonucunda bireylerin çeşitli kazanımları olur. Birey, öncelikli olarak yalnızlık, mutsuzluk ve depresyondan sıyrılır, çevresindeki bireylerle anlamlı bağlar kurar.

İnsanın günlük yaşamındaki tüm etkileşimlerinin örgütlenmesi ve koordinasyonunda, birbiriyle yakından ilişkili olan ‘iletişim becerileri’, ‘sosyal beceriler’ ve ‘kişilerarası iletişim becerileri’ ön plana çıkar. İnsanların izlenimlerinin oluşumunda hiçbir sosyal, profesyonel ve/veya kamusal bağlam dışarıda tutulamaz. Belirli bir günde ne giyinileceği gibi çok sıradan bir karardan, çok sıkıcı bir toplantıdaki sözlü ve sözsüz eylemlere değin tüm sosyal etkileşimlerde, insanlar titiz gözlemlerde bulunurlar ve karşılarındaki kişiler hakkında kanaat geliştirirler. İnsanların kişisel görünümlerini yönlendirmeleri, ilişkilerde istendik amaçlara ulaşmalarında yardımcı olabilmektedir. Genel olarak birey, izlenim yaratmayı, var olan izlenimini sürdürmeyi ve bozulan izlenimini onarmayı amaçlar. Amaçlar, çeşitli davranış setlerinin geliştirilmesinde işlevsel öneme sahiptir.