Ergenlik Döneminde Kişilerarası İletişim

Değişen dünya, ergenlerin kimlik gelişiminde önemli rol oynar. Genç bireyin yetişkinliğe geçişle birlikte toplumsal sorumluluklar kazanması, iş, aile ve vatandaşlık görevlerini üstlenmesi, ergen psikolojik gelişimlerinin anlaşılmasını gerekli kılar. Kişilerarası iletişim süreçlerinde insanların planları, beklentileri, kaygı ve korkuları yönlendiricidir. Bireyin fiziksel olarak nasıl geliştiği, başkalarıyla ilişkilerinin nasıl değiştiği, bir grup olarak genç insanların toplum tarafından nasıl değerlendirildiği gibi birçok konu iletişimin doğasının anlaşılabilmesi için irdelenmelidir. Günümüz toplumlarını ve ilişki yapılarını çözümleyebilmek açısından ergenliğin tümüyle anlaşılması, ergenlik üzerindeki biyolojik, toplumsal, sosyolojik, kültürel ve tarihsel bakışaçılarının bilinmesi gerekir. Ergenlik, biyolojik, psikolojik, toplumsal ve ekonomik bir geçişler dönemidir. Birey, olgunlaşmamışlıktan olgunluğa doğru kısa ve uzun süreli, yumuşak ve sert geçişler yaşar. Ergenlik dönemi her insanın hayatının önemli bir zaman aralığını kapsamakta olup, yetişkin olmaya atılmış ilk adım olarak tanımlanabilecek bir evredir. Her zaman diliminde olduğu gibi bu dilimde de birey çeşitli bedensel ve ruhsal değişimler geçirir. Aslında hayatın en keyifli zamanları iken, yaşanan bazı değişimler kişinin çok farklı bir ruh hâline bürünmesine neden olur. Halk arasında “kanın deli akması” ya da “delikanlılık” olarak ifade edilen ergenlik, yaşamın en zor ve karmaşık dönemlerinden biri olarak nitelendirilir. Bu nedenle özellikle ailede, ebeveynlerin bu dönem aralığındaki çocuklarına hassas davranmaları gerekir.

Ergenlik kavramı, (i) yetişkin olmayla ilintili görünen duygular ve davranışlar için, (ii) yaşam çevriminde büluğ çağıyla ilişkilendirilen fiziksel değişikliklerin çevrede fark edilmesinden önceki evre için ya da (iii) çocukluk statüsünden yetişkinlik statüsüne geçiş için kullanılır. Bireyin düzenli ve mutlu bir yaşam sürebilmesi, sağlıklı bir kişilik gelişimi ile mümkündür. Kişilik, bireyin kendine göre belirgin bir özelliği olması durumudur; bireyi diğerlerinden farklı kılan bütün ayırıcı özellikleri kapsar. Karakter, mizaç, benlik ve kimlik gibi kavramlar kişilikle ilgili olarak kullanılır.

Ergenliğin başlangıcından, fizyolojik ve psikolojik erişkinliğe ulaşıncaya değin geçen dönemde birey, çocukluğun bağımlılığından ve hamlığından kurtularak olgunluğa ve bağımsızlığa yönelir. Ergenlikte fiziksel ve duygusal değişikliklerin yanı sıra bilişsel gelişim de yaşanır. Genellikle ergenlik döneminde bireyler düşüncenin daha kontrollü ve daha dikkatli olmasını sağlayan bir yönetici takım geliştirirler. Sonuç olarak soyut işlemler dönemindeki ergenin düşüncesi, somut işlemler dönemindeki çocuk düşüncesinden farklılık gösterir.

İnsan yaşamının ergenlik dönemini açıklamaya çalışan çeşitli kuramlar vardır. Bunlar: Biyolojik Kuramlar, Organizmik Kuramlar, Öğrenme Kuramları, Sosyolojik Kuramlar, Tarihsel ve Antropolojik Yaklaşımlar olarak sınıflandırılır.

Ergenlik ile birlikte bireyin kişilerarası ilişkileri de gelişir, artar ve nitelik değiştirir. Birey, artık çocuk değildir. Özellikle yakın çevresi ve yaşıtlarıyla sosyal ilişkilerini düzenler ve yönlendirir. Birey, ilişki başlatma, sürdürme ve bitirme becerilerini bu dönemde geliştirir.

Ergenliğin biyolojik değişimlerinin temel ögeleri -erinlik olarak ifade edilir- genç bireylerin fiziksel görünüşündeki değişiklikler ile üreme yeteneğinin kazanılmasını kapsamaktadır. Duygusal çalkantıların en yoğun yaşandığı ergenlik dönemindeki hızlı bedensel değişimler (büyük ölçüde bir insanın yetişkin boyuna, ağırlığına, bedensel ve cinsel özelliklerine kavuşması), uyum sorunlarına neden olur.