Ulusal ve Uluslararası Mevzuat Açısından Tehlikeli Kimyasallar

Tehlikeli maddeler; birey ile oluşturduğu toplumun sağlığı ve yaşadğı çevre üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadırlar. Kimyasal madde ile ilişkili; üretim ve kullanım aşamalarında görev alan kişilerin eğitimli olmaları kaza ve ekonomik kayıpların azaltılması için son derece önemlidir.

Kanun ve yönetmelikler toplum ve çevreyi bu tehlikelerden korumak için planlanmış; işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlenmesi amaçlamaktadır.

Karayoluyla Tehlikeli Maddelerin Uluslararası Taşınmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi (ADR); 1957 tarihinde Cenevre'de Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından yapılan toplantıda belirlenmiş ve 1975'te New York'ta “14.3 madde protokolü" gereğince değiştirilmiş ve bu hâli ile 1985'te yürürlüğe girmiştir.Ülkemizde ADR standartlarının yürürlüğü giriş tarihi 2010'dur.

Kimyasalların sınıflandırılması ve etiketlenmesi sistemi için evrensel uyumlaştırma sistemi (GHS); kimyasalların taşınması ve kullanılması sırasında insan sağlığının ve çevrenin korunması için fiziksel tehlikeler ve kimyasallardan kaynaklanan toksisite hakkında bilgi sağlamayı amaçlamaktadır. 2008 yılında Avrupa Birliği de kullanmaya başlamıştır. İhtiyaçlar ortaya çıktıkça her iki yılda bir revize edilmektedir.

Sınıflandırma, etiketlendirme ve paketleme (CLP); piyasaya kimyasal madde çıkarmadan önce, endüstri, işçiler ve tüketicilerin sağlığına ve bu tür maddelerin ve karışımların çevreye potansiyel risklerini tespit etmeyi ve tanımlanan tehlikelere uygun olarak sınıflandırılmasını amaçlar. Bu işlem sayesinde kimyasal maddelerin tehlikeleri etiket ve güvenlik bilgi formlarındaki standart tablolar ve piktogramlar aracılığıyla iletilir.

Reach tüzüğü, CLP ve biyosidal ürünler yönetmeliği gibi yönetmelikler ile derlenen verilerin üretici, tedarikçi ve kullanıcıya kimyasal ürünleri güvenli kullanabilmek için yardımcı olması amaçlanmaktadır. Bu veriler ile güvenlik bilgi formları, sınıflandırma ve etiketleme sistemleri her iki yılda bir güncellenip ve yeni bilimsel verilere dayanmaktadır.

GHS’ye göre kullanılan R ibareleri risk tanımları, S ibareleri güvenlik tanımları ve turuncu zemin üzerine siyah resim-yazı ile tehlike sembolleri olarak alınmaktaydı.

R kodlarının amacı, başta can ve mal kaybı olmak üzere insan sağlığı ve çevreye yönelik olası tehlikelerin önlenmelerine veya minimize edilmelerine yardımcı olmaktır.

S kodları ise; kimyasal maddelere ait riskleri ortadan kaldırmak veya asgariye indirmek için alınması gereken önlemleri içermektedir.

Yapılan değişiklikle bileşikler için 2015 ve karışımlar için 2016 tarihinden itibaren R ibarelerinin yerine H ibareleri (Tehlike İfadesi), S ibaresi yerine P ibaresi (Önlem İfadesi), turuncu zemin yerine beyaz zeminli zararlılık işaretleri ve ek olarak uyarı kelimesi kullanılmaya başlanmıştır.

Çok basit bir yaklaşımla; H ifadeleri maddelerin ne yapabileceğini ve tehlikeli özelliğini yapabilir/edebilir şeklinde tanımlarken; P ifadeleri bu maddeleri kulanırken bizim ne yapmamız gerektiğini yapınız/yapmayınız, ediniz/etmeyiniz şeklinde belirtmektedir.

Piktogram ya da piktograf bir eşyayı, bir objeyi, bir yeri, bir işleyişi, bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden semboldür. 2015 itibarıyla yapılan değişiklikler ile kullanımına başlanmıştır.

NFPA, ABD’de uygulanması zorunlu olan yangın ve güvenliğini etkileyen konuların standartlarını belirleyen ve yayınlayan, uygulayıcı bir kuruluştur. Türkiye de dâhil olmak üzere, dünyada en fazla kaynak gösterilen, itibar edilen ve uygulanan standarttır.

Karonun dört bölümü renklerle kodlanır. Mavi bölüm sıhhi tehlikeyi, kırmızı bölüm yangın riskini, sarı bölüm kimyasal tepkime ihtimalini (maddenin kararsızlığını) gösterir. Beyaz bölümde ise münferit riskler için özel işaretler bulunur. Bunun dışındaki tüm bölümlerde; “0” tehlike olmadığını gösterirken, “4” ise yüksek tehlikeye dikkat çekmektedir.

Türkiye’de kimyasal maddelerin zararları, tehlikeleri ve alınabilecek önlemlerle ilgili kanun ve bu kanunları dayanak yapan yönetmelikler yayınlanmıştır. Çıkarılan bu kanun veya yönetmelikler, son düzenlemeler Avrupa Birliği uyum yasaları gereği yapılmıştır.