Türkiye’de Kırsal Kalkınma Politikaları
Doğal çevre, düşük nüfus ve tarıma dayalı ekonomik faaliyetin ağırlıkta olduğu alanlar kırsal olarak kabul edilir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2021). Tarımsal üretimin merkezi olarak görülen kırsal alanlar, tarım sektörünün istihdam ve gayri safi milli hasıla içindeki payının yüksek olduğu dönemlerde ülke ekonomileri için önemli bir yer tutmuştur (Yenigül, 2017).
Temelde kır-kent farklılığına odaklanan kırsal kalkınma ise “tarımsal işletmelerin yeterli ve düzenli gelir elde etmesi ile kırsal hanelerde refah artışının sağlanması amaçlarını birlikte gerçekleştirmek üzere hedef kitlesini çoğunlukla çiftçilerin ve köylülerin oluşturduğu bir politika alanı” olarak tanımlanabilir (Kalkınma Bakanlığı, 2018).
Dünya genelinde sanayileşme ve kentleşme sürecinin hızlanmasıyla kentler çekici hale gelmiş ve kırdan kent göç hızlanmıştır. Kırsalda nüfus kaybının devam ettiği bu süreç sonucunda kırsal alanlar, yeterli kamu hizmetinin sunulamadığı, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlerin sunumunda ciddi sorunların yaşandığı alanlar haline gelmiştir (OECD, 2006).
Kırsal Kalkınmada Başarılı Uygulama Örnekleri
Kırsal kalkınma alanında öne çıkan en önemi başarılı uygulama örneklerinden biri AB üye ülkelerinin kırsal, kıyı ve kentsel alanlarındaki kırsal kalkınma projelerini desteklemek için uygulamış oldukları Leader yaklaşımıdır (Kalkınma Bakanlığı, 2018). AB çatısı altında kırsal kalkınma politikalarının hayata geçirilmesinde uygulanan bir diğer önemli girişim ise Avrupa Kırsal Kalkınma Ağıdır.
Türkiye'nin Kırsal Kalkınma Politikalarını Yönlendiren Önemli Belgeler
Dokuzuncu ve Onuncu Kalkınma Planlarında AB uyum süreci kapsamında kırsal kalkınma politikalarının daha etkin şekilde yönetilebilmesi için Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi’nin (UKKS) hazırlanmasına ve uygulanmasına yönelik politika önceliklerine yer verilmiştir.
Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi gereğince hazırlanan Kırsal Kalkınma Planı (2010–2013) ise kırsal alanda iş ve yaşam koşullarının geliştirilmesini ve sürdürülebilir hale getirilmesini amaçlamaktadır.
Türkiye’nin kırsal kalkınma politikasını yönlendiren bir diğer önemli belge ise Tarım ve Orman Bakanlığının Stratejik Planıdır.
Türkiye'nin Kırsal Kalkınma Politikası
Planlı Dönem Öncesinde Kırsal Kalkınma Politikaları
Cumhuriyetin ilk yıllarında ülke nüfusunun çoğunluğu kırsal kesimde yaşadığı için Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısında kırın ve tarım sektörünün ağırlığı büyüktü (Doğan, 2019; Kalkınma Bakanlığı, 2018). Bu nedenle bu dönemde tarıma ve kırsal sorunlara öncelik veren kalkınma politikaları ön plana çıkmıştır.
Cumhuriyetin kuruluşundan planlı döneme kadar geçen sürede kırsaldaki yaşam zorluklarını en aza indirmeye ve gidermeye yönelik birçok politika geliştirilmiş, bu politikalar kapsamında uygulamalar ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmiştir (Doğan, 2019; Kalkınma Bakanlığı, 2018).
1950’li yıllarda tarımda makineleşmenin artması ve kentleşme sürecinin hızlanması kırsal nüfusun azalmasına neden olmuştur.
Planlı Dönemde Kırsal Kalkınma Politikaları
Planlı dönemde uygulanan her kalkınma planında kırsala yönelik politika önerileri geliştirilmiş ve kırsal kalkınmaya yer verilmiştir. Kalkınma planlarından ilk dördü (1963-1984), kırsal alanların sosyo-ekonomik kalkınması için farklı modeller ile yaklaşmışlar önermiştir (Doğan, 2019). İlk dört kalkınma planı döneminde kırsal kalkınma alanında hedeflere ulaşılamamasının en önemli nedenlerinden birisi siyasi istikrarsızlıklardır.şablonuna yerleştirilmelidir.
Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine kadar çalışmalar dağınık ve nüfus yoğunluğu düşük kırsal alanlarda hizmet sunumuna yönelik çözüm arayışları şeklinde devam ederken, 1990’lı yıllarla birlikte kırsal alanda tarım ve tarım dışı sektörlerde istihdamı arttırmaya yönelik stratejiler geliştirilmeye başlanmıştır (Kalkınma Bakanlığı, 2018). 2000 sonrasın dönemde yapılan çalışmalara sürdürülebilirlik, katılımcılık ve kapsayıcılık boyutları da eklenmiştir.
Türkiye’de Kırsal Kalkınma Faaliyetlerinin İlkeleri
Türkiye’de kırsal kalkınma faaliyetleri uygulanmasında esas alınan ilkeler devamlılık, işbirliği, kapsayıcılık, katılımcılık, kurumsallaşma, tamamlayıcılık, verimlilik, yenilikçilik, yerellik, yerindelik, yeşilcilik, yönetişim ve kırsal doku şeklinde sıralanabilir.
Türkiye'nin Kırsal Kalkınma Politikalarının Değerlendirilmesi
1950 sonrası dönemde kırdan kente göç hızlanmış ve kırsalda yaşayanların toplam nüfusa oranı sürekli azalmıştır. Kırsal nüfustaki azalış bugün için de devam etmektedir. Türkiye’nin kırsal kalkınma politikalarında süreklilik ve kalıcılık sağlanamamış, kent-kır arasındaki yaşam standartları ve refah seviyesi farkları giderilememiş ya da azaltılamamıştır.
Türkiye’deki mevcut toprak dağılım düzenindeki bozukluklar geniş nüfus kitlelerinin tarımdan geçinememesine ve kırsalda tutunamamasına neden olmaktadır. Kırsalda yaşayan ve hiç toprağı olmayan geniş bir nüfus kitlesi ise geçimini ırgatlık, yarıcılık ya da kiracılıkla sağlamaktadır (Doğan, 2019). Türkiye’de kırsal kalkınma politikalarından olumlu sonuç alınabilmesi için örgütlenme, finansal imkanlar, araç-gereç gibi unsurların geliştirilmesinin yanı sıra bölge planlama ve etkin ilçe yönetimi düzenlemelerine de ihtiyaç vardır (Doğan, 2019).