Kelam İlminde Yöntem

İslam kelamının temel konuları makâsıd, bunları temellendirmeye yarayan unsurlar da vesâil olarak isimlendirilmiştir. Makâsıd sabit, vesâil ise zamanın gerekliliklerine göre değişikliklere uğramıştır. Vesâil'in zamanın gereklerine uygun olarak değişebilmesi, Kelam ilminin esnek bir yapıya sahip olmasını sağlamıştır.

Kelamcılar, kelam ilminin temel problemlerini çözmede akli ve naklî deliller kullanmışlardır. Kelamcılar akli ve naklî delillerin kullanıldığı alanları ‘mecâlu’lakl’ ve ‘mecâlu’n-nakl’ şeklinde birbirinden ayırmışlardır. Kelam ekolleri, Allah’ın varlığı, birliği, sıfatları, peygamber göndermesinin imkânı gibi konuları aklın etkinlik alanı içerisinde değerlendirmişlerdir. İbadet ile cennet, cehenem gibi ahirete ait konuları naklin etkinlik alanı içerisinde değerlendirmişlerdir.

Deliller kaynakları ve kesinlik ifade edip etmemeleri bakımından kısımlara ayrılmışlardır. Kaynakları itibariyle deliller; akli delil ve naklî delil olarak ikiye ayrılır.

Naklî delil: Bütün öncülleri nakle dayanan delildir. Buna lafzi delil, sem’î delil de denilmiştir.

Akli Delil: Bütün öncülleri akla dayanan delildir. Kesinlik veya zan ifade etmeleri bakımından da deliller kat’i delil ve zanni delil diye iki kısma ayrılmaktadır.

Kat’i delil: Kanıtlamayı amaçladığı konuya ilişkin ihtimallerin bütününü ortadan kaldıran delildir. Buna yakînî/kesin delil de denir.

Zanni Delil: İspat etmeyi amaçladığı konuya ilişkin bütün ihtimalleri ortadan kaldırmayan delildir. Bu tür deliller iltizami veya iknai delil olarak da isimlendirilmişlerdir.

Cedel yöntemi de bu dönemde başvurulan yöntemlerden biridir. Cedel; ipi sağlamaca bükmek, birini sert bir yere düşürmek, tartışmada cephe almak, delile delille karşılık vermek anlamlarına gelir. Bu yöntemin özelliği isminin de ihsas ettirdiği gibi bir savunma metodu olmasıdır.

Bu dönemde kullanılan başka yöntemler de vardır.Örneğin; Mukaddimeden sonuca varma,ittifak edilene dayanrak ihtilaf edileni tespit etme, bir şeyin doğruluğundan benzerinin doğruluğına bir şeyin imkansızlığından benzerinin imkansızlığına delil getirmek bu dönemde kullanılan yöntemler arasında yer alır. Muteahhirin dönemi ise mutekaddimin döneminden yöntem bakımından ayrışmaktadır. Bu dönemin belli başlı özellikleri; ın'ıkası edilleyi red etemek, Aristo mantığını delillendrimede kullanmak ve felsefi konulara yer vermektir.

Muteahhirin döneminde kullanılan belli başlı yöntemler şunlardır:

Tümden Gelim (talil): Tümele dayanarak tikel hakkında hüküm vermektir. Klasik mantığınen çok değer verdiği akıl yürütme biçimi budur.

Tümevarım (istikra):Tikelden yola çıkarak tümel hakkında hüküm vermektir. Bu tür kıyaslar eğer bütün tikelleri test etme imkanı var ise kesinlik ifade eder. ve bu tür tümevarıma tam tümevarım (el-istikrau't-tam) adı verilir. Bütün tikelleri test etme imkanı yok ise kesinlik değil zan ifade eder.

Analoji (Temsil): Tijkelden tikele hükmün taşınmasıdır. Bunun nedeni aralarında bulunan ortak ilettir. Kıyasta kullanılan öncüller kelamcılar tarafından sınıflandırılmış bunların bir kısmına yakiniyat bir kısmına da zanniyat denilmiştir.

Yakiniyat: a. Bedihiyat/evveliyat, b. Fıtriyat c.Müşahedat d.Mücerrebat e. Mütevatirat.

Zanniyat: a. meşhurat b. Müsellemât c. Makbulât d. Muheyyelât e. Vehmiyât

Öncülleri yakiniyattan yapılan kıyasa Burhan, öncülleri müsellemattan yapılan kıyasa Cedel, öncülleri makbulattan yapılan kıyasa hitabet, öncülleri vehmiyattan yapılan kıyasa safsata, muheyelât'tan yapılan kıyasa şiir denir. Kelam ilmi zaman ve zemine göre yönteminde değişikliklere gitmiştir. Bu gün de bilimin verilerinden istifade ederek yönteminde değişiklere gitmektedir.