Kelam İlminde Kaynak Problemi ve Önemli Kelam Eserleri
Kelam İlmi, Kur’an ve Sünnet zemininde akli çıkarımlarla İslam inanaçlarını açıklama ve temellendirme amacı taşıyan bir ilimdir.
İlk kelam eserleri, bu ilmin teşekkül edip gelişmeye başladığı dönemlerde kaleme alınmıştır. Bu eserler kapsamlı ve sistematik çalışmalar olmayıp daha çok kısa ve belli bir konuya odaklanan makale, risale tarzı çalışmalardan oluşmaktadır. Belli bir konuyu açıklamak veya ehl-i bid'at gruplara karşı savunmak amacını taşırlar.
Kelam İlmi alanında ilk telif eserlerden kabul edilen el-Fıkhu’l-Ekber(Büyük Fıkıh) adlı eseri, Ehl-i Sünnet diye şöhret bulacak mezhebin de esasını teşkil etmiştir. Bu konuda öncülük eden diğer iki düşünür de İbn Küllab el-Basri ve Haris el-Muhasibi’dir.
Ebu’l-Hasen el-Eş’ari ve Ebu Mansur el-Mâtürîdî, bu dönemin önemli temsilcileri arasında yer alır ve her ikisinin de günümüze ulaşan telif eserleri mevcuttur.Eş’ari Düşüncenin ilk ve önemli temsilcileri arasında Bakillani, Cüveyni, Bağdadi gibi düşünürler yer alırken, Mâtürîdî'nin önemli takipçileri arasında ise Pezdevi ve Nesefi ailesinden düşünürler yer almaktadır.
Teşekkül devrinin tamamlanmasıyla ortaya çıkan gelişim (mütekâmil) dönemi eserleri öncekilerine nispetle daha hacimli ve daha sistematiktir. Bu dönem eserleri, bilgi konusundan imamet konusuna kadar tüm kelam konularını içerirler. Felsefe ve mantık ile yakın ilişki içine girilmesiyle de, felsefi türün tipik özelliklerini yansıtan eserler de ortaya çıkmıştır.
Gelişim döneminin Ehl-i Sünnet dışındaki temsilcileri arasında Kadı Abdülcebbar yer alır. Belli başlı eserleri arasında Şerhu’l-usûli’l-hamse, elMuğni fi ebvabi’t-tevhid ve’l-adl gibi çalışmalar mevcuttur. Aynı minvalda diğer temsilcisi ise İbn Hazm’dır. Kelam ile doğrudan ilgili olmasa da özellikle mezhepler tarihi ve dinler tarihi araştırmaları açısından değerli bir kaynak kabul edilen el-Fasl fi’l-milel ve’l-ehvâ ve’n-nihal adlı çalışma İbn Hazm’a aittir.
Bu dönem düşünürlerinden Ebu’l-Muin en-Nesefî, Matüridi kelam ekolünün güçlü yorumcularındandır. Kelam alanındaki en hacimli eseri olan Tabsıratü’lEdille isimli eseri, Matüridi kelam sistemini anlama noktasında temel referans kitabı konumundadır.
Ebu Hamid el-Gazali, Kelam Tarihi açısından bir dönüşümün temsilcisindir ve müteahhirun dönemi onunla başlar. Onun Kelam ilmi ile ilgili telif eserleri arasında ki el-İktisâd fi’l-İ’tikâd, doğrudan doğruya kelam konularına ayırdığı önemli eseridir. İlcâmu’l-Avâm an ilmi’l-kelam isimli eserinde ise Selef’in düşüncelerini ele alan Gazali, bu eseriyle kelam ilmiyle meşguliyeti olmayan (avam) insanları kelam ilminden uzak tutmayı hedeflemektedir.
Şerh ve haşiyeler döneminde ağırlıklı olarak şerh ve haşiyeler ve nadiren telif türü eserler yazılmıştır. Kelam tarihinin hatırı sayılır ve hacimli eserleri bu dönemde yazılmıştır. Bu dönemin diğer önemli temsilcileri arasında Sadeddin et-Taftazânî ve Şerhu’l-Mekâsıd adlı eserini ve Seyyid Şerif el-Cürcânî’nin Şerhu’l-Mevâkıf’ adlı eseri zikredebiliriz.
Yeni İlm-i Kelam dönemi eserleri, zamanın ihtiyaçlarına cevap verebilme talebiyle ortaya çıkmışlardır. Öncekilere nispetle bu eserlerde il, yöntem ve konu farklılıkları söz konusudur. Bu dönemin önemli eserleri arasnıdan Abdullatif Harputî’nin Tenkîhu’l-kelam an akâidi ehli’l-İslâm adlı çalışmasını; İzmail Hakkı İzmirli’nin Muhassalu’l-kelam ve’l-hikme adlı sayabiliriz.