Kamu Yönetiminde Kriz ve Afet Yönetimi
Kriz Yönetimi
Kriz, ortaya çıkışı itibarıyla ani olan, zararlı etkileri ile hem örgütleri hem de toplumları etkileyen, acil önlemler alınması gereken durumlardır.
Devlet ve örgütler kriz süreçlerinin olumsuz etkilerinden ne kadar hızlı kurtulabilirse örgütsel etkinlik ve hedeflerden sapma da o derece az olur.
Kriz yönetiminde beş aşamalı bir uygulamanın sonuç vereceği düşünülmektedir;
- Krizin Belirtileri
- Hazırlık Aşaması
- Zararların Belirlenmesi
- Önlem Alınması
- Krizden Ders Alınması
Kriz ortamları hem bireyler hem de örgütler için fırsatlar ile tehditleri bir arada sunabilen durumlardır. Eğer uygun bir kriz yönetimi süreci geçirilirse bireyler ile örgütler krizi fırsata çevirip hedeflerini daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirler. Krizi iyi yönetebilmek için temelde iki yaklaşımdan bahsedilebilir;
- Krizden Kaçma Yaklaşımı
- Krizi Çözme Yaklaşımı
Kriz yönetimi kavramı kamu yönetimi açısından ele alındığında öncelikle afet yönetimi olarak algılanmaktayken günümüzde ekonomik krizler ve son zamanlarda yaşanan salgınlar nedeniyle farklı boyutları da kapsamaya başlamıştır.
Afet Yönetimi
Afet, toplumların normal hayatlarını olumsuz olarak etkileyen, ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlara sebebiyet veren, bireylerin kendi imkânları ile üstesinden gelmelerinin mümkün olmadığı, bireyleri yardıma muhtaç hale getirebilen istenmeyen durumlardır (Ergünay,2008:101).
Afet yönetimi, toplumsal hayatta önemli etkiler yapan, bireylerin ve genel olarak toplumun yaşam kalitesinin azalmasına sebebiyet veren, etkileri itibarıyla uzun yıllar yaşam biçimlerini değiştirebilen, insan ya da doğa kaynaklı, mal ve can kaybına neden olabilecek durumlarla mücadele etmek için programlar yapma ve programları uygulama süreçleri olarak ifade edilebilir (Sylves,1996:42).
Afet yönetimi kapsamında yapılması gerekenler üç kategoride sınıflandırılabilir;
- Afet Öncesi Yapılması Gerekenler
- Afet Sırasında Yapılması Gerekenler
- Afet Sonrasında Yapılması Gerekenler
Afet Yönetimi Evreleri, Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığının (AFAD) kurulması ile ülkemizde de benimsenmiş olan dört evreden ibarettir:
- Zarar Azaltma
- Hazırlık
- Müdahale
- İyileştirme
Türkiye'de Afetler
Türkiye, bulunduğu coğrafi konum itibarıyla doğu ile batı arasında bir köprü olarak kıtalar arasında önemli bir noktada bulunmaktadır. Coğrafi alanın genişliği ve fiziki yapısından dolayı zaman içinde çeşitli afetlerin yaşanması kaçınılmaz olmuştur. Gelecekte de bu afetlerin yaşanması kaçınılmaz olduğundan, etkin afet yönetimi politikaları ile ekonomik, sosyolojik ve psikolojik zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Türkiye'de meydana gelmiş olan afetler incelendiğinde bu afetlerin gelecekte de devam etmesinin doğal olduğu, bunun engellenmesinin mümkün olmadığı ancak alınacak tedbirlerle bu afetlere hazırlık yapılmasının gerekliliği anlaşılmaktadır. Afetlerin olası zararlarını (ekonomik, sosyolojik ve psikolojik) azaltmanın toplum refahı açısından önemli olduğu görülmektedir.
Türkiye'de Afet Yönetim Sistemi
Türkiye'de yaşanmış afetler ve elde edilen tecrübelerle afet yönetim sistemlerinde zaman içinde önemli değişiklikler yapılmıştır. Osmanlı döneminden itibaren yaşanan afetler ve afetzedelerin zararlarının telafi edilmesine yönelik gösterilen çabalar afet yönetim sisteminin gelişmesine önemli bir katkı sağlamıştır. Günümüzde afet yönetim sisteminin oluşmasında hem bu tarihsel tecrübelerin hem de diğer ülkelerin afet yönetimi uygulamalarından elde edilen deneyimler kullanılarak "Türkiye Afet Yönetim Sistemi" oluşturulmuştur.
Yaşanan afet tecrübeleri afet yönetim sistemlerinde güncellemelere ve yasal değişikliklere sebebiyet vermiştir. Böylelikle Türkiye'de afet yönetim sistemi yapısal değişikliklerle dört periyotta ele alınmaktadır:
- 1.Dönem; 1944 yılı öncesi dönem,
- 2.Dönem; 1944-1958 yılları arası dönem,
- 3.Dönem; 1958-1999 yılları arası dönem,
- 4.Dönem; 1999 yılı sonrası dönem
Türkiye'de afetlere hazırlık çalışmalarının planlanması ve koordine edilmesi, Afet sürecinde müdahale ve kurtarma çabalarının organize edilmesi, afet sonrası iyileştirme faaliyetlerinin hızlıca ve doğru bir şekilde yapılması için kurulmuş ve yetkilendirilmiş olan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı afet yönetimi sürecinin hızlı ve etkin bir şekilde yürütülmesinde büyük önem arz etmektedir.
2011 yılında Van'da yaşanan 23 Ekim ve 9 Kasım depremlerinden sonra AFAD tarafından yapılan müdahale ve iyileştirme çalışmaları depremde görev alan kişi ve kuruluşların katılımları ile analiz edilerek gerekli değerlendirmeler yapılmıştır. İki yıllık bir çalışmanın sonucu olarak 2013 yılında Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) bu çalışmaların bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.