Yerel Yönetim Rekreasyon Programlarının Hedefleri

Rekreasyon programlarının paydaşlarından birisi de kamudur. Yerel yönetimlerin rekreasyon hizmetleri bu başlık altında ele alınabilir. Vatandaşların serbest zamanlarını gerek bireysel gerekse de gruplar halinde verimli bir şekilde kullanarak, onların gelişimlerini çok yönlü sağlama amacı taşımaktadır. Yerel yönetimler birçok farklı gruba ve bireye göre program geliştirme hedefinde olmalıdırlar. İlgili programlar gelişim gösteren paradigmalar, ekonomik unsurlar ve değişim gösteren beklentiler doğrultusunda hazırlanmalıdır. Bu noktada açık hava etkinliklerinden, gönüllük hizmetlerine, sportif yarışmalardan kültürel etkinliklere birçok planlama yapılabilir. Bireyin rekreatif etkinlikler aracılığıyla bir sosyal çevreye katılım göstermesi, sosyal çevre içinde kendini hissetmesi ve statü kazanması özgüven düzeyini de arttıracaktır. Bu gelişim bireyin iş veya akademik yaşamına olumlu etki sağlayacaktır.

Yerel yönetimin karar alıcıları toplumun gereksinimlerindeki öncelikler, eğlenme anlayışındaki farklılaşmalar, küreselleşmenin ve popüler kültürün etkileri sonucunda ortaya çıkan sonuçları önemseyerek irdelemelidirler. Birçok hedef kitleye yönelik farklı programların arayışı içinde olmalılar. Hazırlanan programlar farklılaşan sosyoekonomik şartlar ve beklentilere göre kendini yenilemelidir. Sağlıklı bir rekreasyon planlaması, bireylerin ihtiyaçlarını ön plana alan ve toplumdaki kişilerin farklı merak unsurları ile beraber yetenek ve değerleri de içermelidir. Fakat, burada esas olan bu şekilde bir planlamanın ihtiyaç unsuru olduğunun yöneticiler ve halk tarafından kabul edilebilir olmasıdır. Rekreasyon faaliyetlerinin planlanması, gelişmiş ülkeler gibi birçok paydaş (yaşama ve çalışma eylemler vb.) dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir.

Yerel yönetim yerel halkın ihtiyacını karşılayabilmek adına devlet sınırları boyunca, halkın seçimle iş başına getirdiği yönetimi ifade etmektedir. İnsanlık tarihi göz önünde bulundurulduğunda pek çok örnekten bahsetmek mümkündür. Antik dönemlere kadar uzanan bir yönetim anlayışından bahsedilebilir. Yerel yönetimler, merkezi idareden bağımsız tüzel bir kişiliği temsil ederek kendi gelirini, personelini ve bütçesini yönetme iradesine de sahiptir. 1982 Anayasası’nda belirtildiği üzere belediye, il özel idaresi ve köy yerel yönetim unsurlarını ifade etmektedir. Yerel nüfusa hizmet sağlamakta beraber, bireylerin yaşam ve özgürlük hakkını korumak, yaşam kalitesini arttırmak ve devam ettirilebilir yerel kalkınmayı destekleme gibi görevleri bulunmaktadır. Ortak yaşamdan kaynaklanan toplumdan topluma farklılaşan birçok ihtiyacın giderilmesinde sorumludurlar. Bunların arasında halkın fiziksel ve ruhsal anlamda iyi oluşlarına katkı sağlayacak etkinliklerin gerçekleştirilebilmesi amacıyla gerek tesisleşme gerekse de planlama anlamında çalışmaları da bulunmaktadır. Belediyelerin ilgili kanun hükmünce sınırları içinde yaşayan bireylerin kültürel, sosyal, sağlık ve refahını yükseltmek amacıyla gerçekleştirmekle yükümlü oldukları hususlar mevcuttur. Her yaştaki bireyler için kültürel ortamları oluşturmaktan sosyal tesislerin açılmasına, halkın etkin bir şekilde kullanabilmesi için spor tesislerinin açılması ve iyileştirilmesinden sporcuya teşviklere kadar belirtilen görevler belediyeler için mevcuttur. Dolayısıyla, halkın kaliteli bir şekilde arzu ettiği rekreatif etkinliklere katılımının sağlanması hedeflenmektedir.

Toplumun yapı taşı olan aile üzerinden rekreatif etkinlikler ele alındığında da, gerek aile içinde ilişkilerin gelişmesi gerekse de ortak etkinliklerin sıklaşması bireyler için önemli kazanımlardan sayılmaktadır. Bireyleri yalnızlık duygusundan uzaklaştırmak, fiziksel olarak ileriye götürebilmek, belirli hedefler ışığında boş zamanlarını kaliteli bir şekilde geçirmelerini sağlamak ve bu süre zarfında gerçekleştirilen etkinliklerden de çeşitli faydalar sağlamak toplum sağlığına etki eden faktörler arasında yer almaktadır. Bireyin yaşama hakkının yanı sıra, yaşam kalitesinin de bir güvenlik kalıbında ele alınabileceği ifade edilmektedir. Temel hakların korunması prensibi doğrultusunda bireyin refah ve mutluluk kazanımı sağlayabileceği rekreatif etkinliklerin planlanması ve icra edilmesi yerel yönetimlerin güvenlik hedefleri arasında ifade edilebilir. Çünkü her bir bireyin yaşam kalitesinin ve refahının artması toplumsal güvenliği de beraberinde getireceği öngörülmektedir.