Rekreasyon Hizmetlerinin Yerel Yönetimlere Katkıları
Yerel Yönetimler
Yerel yönetimler, ülke sınırları içinde yerleşik olan değişik büyüklükteki köy, kasaba ve kent gibi yerleşim yerlerinde yaşayan başta insan olmak üzere tüm canlıların ortak ve yerel nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belli bir hukuk düzeni içinde oluşturulmuş anayasal kuruluşlardır.
Neredeyse gün içerisinde 24 saat boyunca vatandaşların yerel hizmetlerle muhatap oldukları söylenebilir. Temizlik hizmetlerinden, sokak aydınlanmasına kadar, evlerimizde kullandığımız sudan, ulaşım hizmetlerine kadar hatta sportif ve rekreatif faaliyetlere kadar birçok hizmetin sağlanması bu yerel yönetim kurumları aracılığı ile sağlanmaktadır.
Türkiye’ de yerel yönetimler ilk kuruldukları zaman günümüze kıyasla hizmet çeşitliliği sunamıyorlardı. Bunun başlıca nedenleri arasında hem bütçeleri bu kadar yüksek değildi hem de kurumsal kapasiteleri bunun için müsait değildi. Bu bağlamda yerel yönetimler ilk kuruldukları dönemde, klasik belediyecilik hizmetleri diyebileceğimiz sokak temizliği, çöp toplama vs gibi belirli hizmetleri yapabiliyorlardı.
Türkiye’deki sosyal politikaların değişmesiyle daha toplumcu belediyecilik anlayışının benimsenmeye başlandığı görülmüştür. 2000’li yıllara gelindiği zaman özellikle 2004-2005 yıllarında çağımıza uygun yapılan yerel yönetimler yasa değişiklikleri ile bu tür sosyal hizmet uygulamaları yaygın hale gelmiştir. Yerel yönetim yasalarında yer alan maddelerde engelli vatandaşlara, spora ve rekreatif faaliyetlere yer verilmesi sosyal belediyeciliğin daha önemli hale gelmesini sağlamıştır.
Yerel Yönetimler yöre halkının ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan, vatandaşlara kamu hizmeti sağlayan ve yerel halkın kendi seçtiği kişilerce yönetilen siyasal ve toplumsal bir kurumdur.
Ülkemizde yerel yönetimlerin oluşturulması çalışmaları Tanzimat Dönemi sonrası idari reformlarla başladığı görülmüştür. Daha önceleri, yerel yönetim hizmetlerinin vakıflar, ahi teşkilatları ve kadılar aracılığıyla yürütüldüğünü görmekteyiz. Fakat bu kurumlar, demokratik esaslara dayalı yerel yönetim biçimine dönüşememişlerdir.Mahalli idareler, Fransız yerel yönetim modelinden esinlenerek oluşturulmaya çalışılmıştır.
Boş zamanlarda rekreatif etkinliklere katılımı teşvik edici faaliyetlere devletin sahip çıkması, hükümetlerin bunu programlarına dâhil etmesi ve 1580 sayılı kanun ile yerel yönetimlerin bizzat iştiraki ile çok büyük yol kat edilmiştir. Hükümetler, çalışma saatlerini düzenleyerek, çalışan bireylerin boş zamanlarını güvence altına alarak, boş zamanların değerlendirilmesine imkân verecek yatırımların yapılması konusunda önemli rol üstlenmişlerdir.
Yerel yönetimlerin rekreasyon hizmetleri belirlerken farklı hedef kitlelerine göre farklı programlar arayışı içinde olmaları gerekmektedir. Bu programlar değişen sosyo-ekonomik koşullar, beklentiler ve yeni trendler ile birlikte değişim göstermektedir. Yerel yönetimler bu değişimleri göz önünde bulundurmalıdırlar.
Serbest zaman programlarını ve hizmetlerinin çeşitlendirmek ve zenginleştirmek son derece önemlidir.
Devletin yerel ve ulusal seviyede en önemli sorumluluğunda birisi de bütün vatandaşların sağlık ve güvenliklerini sağlamaktır. Belediyelere bağlı rekreasyon parkları ve serbest zaman etkinlikleri bütün vatandaşların sadece iş hayatlarında değil, serbest zamanlarında da üretken ve anlamlı deneyimler yolu ile yaşam kalitelerini artırırlar.
Rekreasyon endüstrisi, dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de gelişmeye devam etmektedir. Gelecekte daha çok sayıda yeni rekreasyon ortamları ve daha gelişmiş programları bize sunacaktır. Bu bağlamda yerel yönetimler bu süreci dikkate alarak tesislerin yenilenmesi, insan kaynaklarının daha verimli kullanılması ve günün ihtiyaçlarına yönelik rekreasyon organizasyon ve hizmetlerine önem vererek; kentlerinde yaşayan çocuk, genç, yaşlı ve engelli vatandaşlarına çağın ihtiyaçlarına uygun hizmetleri sunacakları bir örgütlenme modeli üzerinde çalışmalarını yoğunlaştırmalıdır.
Kentlerde yapılan etkinlikleri markalaştırıp kentin kültürünün algılanması ve tanıtılmasını kolaylaştıran öncüllerdir. Örnek verilecek olursa, Erzurum Palandöken kayak tesislerinde yapılan kış festivalleri Erzurum ilinin tanıtılmasında ve Palandöken isminin markalaştırılmasında kenti betimleyen bir oluşum olmuştur. Palandöken ismini duyan insanların Erzurum ilini algıladıkları söylenebilir.