Kamu ve Yerel Yönetimlerde Topluma Hizmet Uygulamaları

Günümüz toplumlarında “Rekreasyon” kavramı gün geçtikçe büyük önem kazanmaktadır. Bu gelişimin başlıca nedenleri arasında ise; bireylerin yaşam kalitesindeki artış beklentileri, toplumlardaki sosyo-kültürel değişim, sağlıklı olma konusunda bilinçlenme ve medyanın ilgisi olarak sayılabilmektedir. İnsanların serbest zamanlarını iyi değerlendirmeleri ve dinlenmeleri için çok çeşitli sağlayıcılar ile; hükümet yetkileri-görevleri, doğal ve insan yapımı kaynaklar, hizmetler, tesisler ve yönetim yoluyla mümkün olabilmektedir. Topluma hizmet uygulamasının amaçlarını saptamakta en geçerli kaynak toplumsal hedeflerdir. Anayasa devlete; "kişinin temel hak ve hürriyetlerini, fert huzuru, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasi, iktisadi ve sosyal bütün engelleri" kaldırmak, "insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları" hazırlamak görevini vermiştir. Rekreasyon etkinliklerine katılımdan beklenen kazançlar ile motivasyonları tayin etmenin yollarını aramak, rekreasyona katılanlar için yaşam içerisinde taşıdığı anlamı daha açık bir şekilde tanımlar ve rekreasyonu üretken bir olay olarak gösterir. Rekreasyon programlarını; küçük veya büyük ölçekli topluma hizmet veren ve hizmet sunmak amacıyla zemin oluşturan, bireylerin ve toplumun yaşam kalitesini ve yaşam biçimini olumlu şekillendiren programlar olarak tanımlayabilmekteyiz. Topluma hizmet uygulamalarının sosyal refah alanında organize olduğu belli başlı sosyal sorunları sıralayacak olursak: İşsizlik, yoksulluk, kadın hakları, çocuk hakları, istismar, ihmal, sağlık, şiddet, gecekondulaşma, azınlıklar, yaşlılık, engellilik, suçluluk, göç vb. konular olarak karşımıza çıkabilmektedir.Topluma hizmet uygulamalarıyla ilişkili kurum ve kuruluşlar sosyal refah alanlarında örgütlü olarak yer almaktadırlar. Sosyal ve eğitim içerikli organizasyonlar, boş zaman ve rekreasyon işletmeleri ile belediyelerin ve okulların ortak çalışmasıyla düzenlenen serbest zaman ve rekreasyon etkinliklerinin organizasyonudur. Belediyelerin rekreasyon alanındaki görevlerinin başında insanların serbest zamanlarında faaliyetlere yönelmeleri için gerekli tedbirleri almak, insanların sanatsal, kültürel ve sportif etkinliklere katılım oranlarını arttırmak ve yaygınlaştırmak gelmektedir. Gelişmiş ülkelerde belediye yönetim sistemleri farklı olduğu gibi, rekreasyon, spor ve topluma hizmet uygulamalarında da doğal olarak farklılık görülebilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde federatif yapı gereği bu farklılıklar daha fazladır. Türkiye’de yerel yönetimler sahip oldukları bütçe imkânları dâhilinde rekreasyon etkinliklerini gerçekleştirmekte ve topluma katkı sağlamaktadırlar. Türkiye’de nüfus oranı düşük olan yerel yönetimler ile kıyaslandığı zaman büyük ölçekli yerel yönetimlerin sunduğu rekreasyon hizmetlerinin daha geniş kapsamlı olduğu görülmektedir. Çevre kirliliği meydana gelmeden önce önlem alabilmek ve çevreyi korumaya yönelik birçok çevresel çözüm çevre politikalarının uygulama araçları ile gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda çevre politikaları ilkeleri, çevre hukuku ilkeleri arasında da yer almaktadır. Rekreasyon aktiviteleri serbest zamanın ne boyutta olduğu, katılım gösterecek bireylerin, yaş, eğitim düzeyi, geliri gibi koşullarla şekillenebilirken ülkenin hatta yerel yönetimin bulunduğu şehrin sosyo-ekonomik düzeyi, çevre koşulları, gelişmişlik düzeyi gibi özellikleriyle de şekillenmektedir. Devletin yerel, yöresel ve ulusal seviyede en önemli sorumluluklarından biri tüm vatandaşların sağlık ve güvenliklerini sağlamaktır. Belediyelere bağlı rekreasyon park ve serbest zaman etkinlikleri tüm vatandaşların, yalnız iş yaşamları sürecinde değil, serbest zamanlarında da üretken ve anlamlı deneyimler yolu ile yaşam kalitelerini geliştirmektir. Yerel yönetimler bu ihtiyaçlara cevap vermek üzere çeşitli program ve hizmetler sunmak amacı ile bir işletme ünitesi kurabilirler.