Kameramanlık Mesleğinin Tarihsel Gelişimi
Kameramanlık Mesleğinin Temelleri
Kameranın tarihi, Camera Obscura (Karanlık Oda) olarak bilinen ve ışığın nesnelerden yansıması prensibiyle oluşan ilk çalışmalarla başlamıştır. 19. yüzyılda Niepce ve Daguerre'nin çalışmalarının yanı sıra Eadweard Muybridge bir atın koşuş anı ve hareketlerini belgelemiş, fotoğraf alanındaki bu çalışmalar film kameralarının ortaya çıkmasına yardımcı olmuştur.
Sinema: Hareketli Görüntülerin Kaydedilmesinde Kameramanın Rolü
Kameramanlık mesleği ilk olarak sinematograf aleti ve sinematik görüntünün ortaya çıkması ile başlar. Luis Lumiere'in gerek kendisi gerekse birlikte çalıştıkları M. A. Promio gibi hem makinist hem kameraman olarak çalışan kişiler ilk çekimleri yapmışlardır. Çekim öncesi kameranın taşınması ve kurulması, çekimin yapılması, ışıkların hazırlanması, optik düzenin kurulması, çekim sonrası filmlerin banyoları ve hatta kurgu bile kameraman tarafından yapılıyordu.
Televizyonun Bulunuşu ve TV Kameramanlığı Dönemi
Telgraf ve ardından elektromanyetik dalgaların bulunmasını 1950'li yıllardan itibaren kullanımı yaygınlaşmaya başlayan televizyon izlemiştir. Televizyonun teknik olarak bulunuşunda pek çok bilim adamının çalışmaları etkili olmuştur. İzleyiciler televizyonun seyirlik görsel malzemesine kameramanın ona ulaştırdığı görüntülerle ulaşmaktadırlar. Sinema kameramanından farklı olarak televizyon stüdyolarında görev alan kameramanlar çekimlerde daha az teknik ayarlarla ilgilenmektedir. Kameranın teknik pek çok ayarı kamera kontrol odasında teknik yönetmen tarafından yapılırken, kameraman çoğunlukla kompozisyon ve çerçeveleme ile ilgilenmektedir.
Sayısal Görüntü Teknolojileri ve Kameramanlık
Sinema ve televizyon alanında kullanılan analog ve mekanik kameraların yerini tamamen görüntüyü sayısal olarak algılayıp depolayan, aktaran sayısal kamera ve yardımcı araçları almıştır. Sayısal dönüşüm yalnızca kameraların değil yayıncılığın tümünün sayısal olarak yenilenmesiyle paralel olarak sürmektedir. Kameramanlık mesleği artık yalnızca sinema ve televizyona yönelik olarak hazırlanan yapımların ötesinde internet üzerinden yayın yapan pek çok sayfa ve sayısal platforma yönelik olan içeriklerin üretilmesinde yer almaktadır.
Televizyon Yayıncılığında Sayısal Dönüşüm ve Kameramanlık
Yükselen görüntü çözünürlüklerinin yanı sıra bilgisayar teknolojisinin devreye girmesi ile televizyonun hedef kitle bölümlemesi kolaylaşmış ve referans bilgiler sayesinde hangi kanalda hangi izleyici profili varsa ona uygun yayın yapma şansı doğmuştur. Bilgisayar sistemlerinden gerek istatiksel verilere ulaşmada, gerekse reklam mesajlarının hazırlanmasında ve prodüksiyonunda hatta yayınına kadar (yayın otomasyon sistemleri) yararlanılmaktadır. Gelişen teknolojik olanaklar ve bilgisayar teknolojisinin sağladığı avantajlar sanal stüdyo adı verilen ve grafiksel olarak üç boyutlu mekânlar oluşturabilen özel yazılımlar yardımıyla çekim yapabilmeyi olanaklı kılmıştır. Sunucuyu çeken kameralar sanal stüdyo yazılımının ürettiği üç boyutlu ortamla aynı ölçeğe ayarlanarak gerçek görüntü ile sanal görüntü birbiri üzerine aynı anda bindirilir ve çekim gerçekleştirilir.
Sinemada Sayısal Dönüşüm ve Kameramanlık
Kameraman, geçmiş dönem sinema kameralarında olduğu gibi magazin ya da kaset değişimi yerine görüntünün kaydedildiği sayısal ortamı kontrol etmektedir. Kameramanın teknik bilgisi çekimin kaydedileceği çekim formatı, codec bilgisi ve çıktı formatı gibi açılardan yeni alana uyum sağlamak durumundadır. Sinema setlerinde dijitalleşmeyle birlikte kamera ekibinde sayısal görüntüleme tekniksyeni, aktarmacı ve video asistanı gibi yeni meslek ve görev tanımları ortaya çıkmıştır.
Sanal çekimler daha çok bilgisayar teknolojisinin sunduğu olanaklar ile gerçek çekimler ile birleştirilerek kullanılmaktadır. Sanal çekimlerle birlikte aksesuar ve sahne donatımı için de iki boyutlu veya üç boyutlu imajlar bilgisayar ortamında üretilerek canlı çekilmiş görüntüler ile bir arada yer almaktadır.