Tebligat Hakkında Genel Bilgiler

Tebligatın bilgilendirme ve belgelendirme işlevi vardır. Tebligat, adil yargılanma hakkının gerçekleşmesine hizmet eden önemli bir unsurdur. Mevzuatta uygun olarak yapılmayan bir tebligat yüzünden mahkemece verilmiş bir kararın geçersiz kılınması mümkündür. Çünkü taraflara açıklama hakkı tanınmadan karar verilemez. Açıklama hakkının kullanılabilmesi ise mevzuata uygun tebligat yapılması ile mümkün olabilir. Ülkemizde yargılama faaliyetlerinin uzun sürmesinin temel sebeplerinden biri de uygulamada yapılan tebligat yanlışlıklarıdır.

Tebligatı çıkarmaya yetkili kılınan makamlarım bu işlemi nasıl yapacakları çeşitli kanunlarda düzenlenmiştir. Tebligat işlemleri için bakılması gereken en temel kanun, Tebligat Kanunudur. Bazı özel kanunlarda özel bir düzenleme öngörülmediği sürece Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebligat yapılmalıdır.

Tebligat hukuku, kendi içindeki ve diğer kişiler ile olan iletişimini düzenlemektedir. Maddi hukuku-Şekli Hukuk ayrımında tebligat hukuku şekli hukuk kapsamında ele alınabilir. Yani, tebligat işlemleri usul hukukunu ilgilendirmektedir. Bu sebeple hâkimin tebligatın mevzuata uygun olup olmadığını incelemesizorunludur.

Tebligat Kanunu'nun ve bu nitelikteki diğer özel kanunların uygulanabilmesi için bildirimi yapacak makamın niteliğine bakılması gerekir. Mevzuata göre tebligat çıkarmaya yetkili kılınmış bir makamın yapacağı bildirimler tebligat hukuku çerçevesinde ele alınabilir. Mesela bir özel hukuk kişisinin bir başka özel hukuk kişisine yapacağı bildirimin tebligat mevzuatına uygun olması zorunlu değildir. Aynı şekilde biz özel hukuk kişinin resmî bir makama yapacağı bildirimde Teb. K. hükümlerine uygun olmak zorunda değildir.

Tebligatta temel amaç ilgili taraf bildirimde bulunarak onun kendisine tanınmış bir hakkı, süresi içinde kullanması gerektiği ihtarında bulunmaktır. Ancak, mevzuata uygun tebligat yapıldığı takdirde kendisine tanınmış imkânı kullanmayan tarafın bu imkândan vazgeçtiği sonucuna ulaşılabilir. Şöyle ki, yapılmış bir idari işleme itiraz etmek isteyen taraf idarenin bildiriminden sonra bu bildirimde açıkça belirtilmiş süre içinde itirazda bulunmalıdır. Yoksa tesis edilmişişleme bir daha itiraz etme imkânı bulunamaz.

İlgilinin tebligat ile bilgilendirilmesi, genelde sosyal barışın sağlanmasına da hizmet edecektir. Yargılamanın kısa sürede sonuçlanabilmesi her bir ilgilinin zamanında işlem yapması ile mümkün olabilir. Bu ise ancak mevzuata uygun olarak tebligat yapılmasına bağlıdır.

Teb. K. m. 1'e göre kendisine tebligat çıkarma yetkisi tanınan mercilerin bildirimleri bu Kanun'a göre gerçekleşir. Yalnızca kazai mercilerin tebligat çıkarabildiğini düşünmek yanlış olur. Yerine göre idari merciler hatta yerel yönetimler de tebligat çıkarabilmektedir. Tebligat konusunda hangi kurumların yetkili olduğunu belirlemek amacıyla yürürlükte olan 5018 sayılı Kanunun en son hükümlerine bakmak gerekecektir. Söz konusu kanunda geçen cetvellere göre tebligatı çıkarmaya yetkili merciler tespit edilebilir. Buna göre 10/12/2003 Tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa Ekli (I) Sayılı Cetvelde Yer Alan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri, 10/12/2003 Tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa Ekli (II) Sayılı Cetvelde Yer Alan Özel Bütçeli İdareleri, 10/12/2003 Tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa Ekli (III) Sayılı Cetvelde Yer Alan Düzenleyici ve Denetleyici Kurumları, bunlar dışında kalan diğer kişi ve kuruluşları tebligatı çıkarmaya yetkilki görmek mümkündür.