Hz. Ebû Bekir Dönemi ve Hilafet
HİLAFET
Tanımı: Hz. Peygamber'den sonra onun yetki ve sorumluluklarını üstlenerek İslâm Devleti'nin yönetilmesini üstlenen kuruma "hilâfet" denilmektedir. Bugünkü karşılığı devlet başkanlığıdır. Devleti yöneten, hilafet kurumunun başında olan kişiye de "halife" denilmektedir.
Tarihçesi: Hz. Peygamber'in vefatının hemen ardından halife seçimi yapılmıştır. İlk halife Hz. Ebû Bekir, kısmî seçim; Hz. Ömer, tayin; Hz. Osman, şûrâ kararı ve Hz. Ali, Medine halkının bir kısmının ısrarı ile göreve gelmişlerdir.
Hz. EBÛ BEKİR'İN BİYOGRAFİSİ
İslâm Öncesi Hayatı: Hz. Ebû Bekir, 574 yılında doğmuştur. Teymoğulları kabilesine mensuptur. Babası Ebû Kuhâfe, Mekke'nin fethinde, annesi Selmâ ise İslâm'ın ilk yıllarında müslüman olmuştur. Hz. Ebû Bekir'in vefatından sonra Hz. Ömer'in halifeliği sırasında vefat etmişlerdir. Hz. Ebû Bekir, gençlik yıllarından itibaren ticaretle uğraşmıştır. Ahlakı, dürüstlüğü ve Cahiliye Dönemi kötülüklerine bulaşmamış olması ile tanınır ve takdir edilirdi.
İslâm’ı Kabulü:Hz. Ebû Bekir Hz. Peygamber'in hane halkından sonra İslâm'ı ilk kabul eden erkek olarak kaynaklarımızda yer almıştır. bu andan itibaren İslâm'ın tebliğ sürecine verdiği destek vefatına kadar sürmüştür. Efendilerinden işkence gören Müslüman köleleri satın alıp azat etmiş ve malını bu yolda harcamıştır.
Hicreti: Hz. Ebû Bekir, Medine'ye Hz. Peygamber'in yol arkadaşı olarak hicret etmiştir.
Medine Dönemi’ndeki Faaliyetleri: Medine'ye hicretten sonra evinde kaldığı Hârice b. Zeyd ile kardeşleştirilen Hz. Ebû Bekir, Hz. Peygamber tarafından kendisine Mescid'in yanında bir ev tahsis edilmesinden sonra bu eve taşınmıştır. Mescid-i Nebevî'nin arsasını satın alarak Müslümanlara hibe etmiştir. Bedir Savaşı'nda Müşriklerin yanında yer alan oğlunun göğüs göğüse çarpışma isteğini kabul etmiş ancak Hz. Peygamber tarafından engellenmiştir. Uhud Savaşı'nda İslâm ordusunun zor bir duruma düşerek dağıldığı anda Hz. Peygamber'in yanında kalan az sayıdaki sahabeden biridir. Hicretin 8. senesinde Hz. Peygamber'in katılmadığı haccı yönetmiştir. Hz. Peygamber'in hastalığı sırasında cemaate namazları kıldırmıştır.
Vefatı: Hz. Ebû Bekir, 13/634 yılında 63 yaşında iken vefat etmiştir.
HALİFELİK DÖNEMİ
Hz. Peygamber'in vefatının ardından, Medineli Ensâr'ın kendi aralarından bir halife seçmek üzere toplandıkları Saîdeoğulları Gölgeliği'nde Hz. Ömer'in öncü olduğu biat ile halife seçilmiştir. Mescid'te genel biatin tamamlanmasıyla göreve başlamıştır. En temel yönetim prensipleri, adalet, liyakat ve kararlılıktır. İki yıllık halifelik süreci, İslâm Devleti'nin, dinin korunmasına yönelik adımlar atılması nedeniyle İslâm tarihi açısından ayrıca önemlidir.
Üsâme Ordusu'nun Gönderilmesi: Suriye taraflarına gönderilmek üzere Hz. Peygamber tarafından hazırlatılan ancak hastalığının ağırlaşması nedeniyle Medine'den ayrılmayan ordu, Hz. Ebû Bekir tarafından ivedilikle yola çıkarılmıştır.
Ridde Harpleri: Hz. Peygamber'in vefatının ardından devlet otoritesinden ayrılmak isteyen kabileler isyan etmişlerdir. Bu kabilelerin bir kısmı yalancı peygamberlerin etrafında toplanmışlar, bir kısmı da zekat vermeyi reddetmişlerdir. Hz. Ebû Bekir, bu kabilelerin üzerine birlikler sevk etmiş ve Arap Yarımadası'nda siyasî ve dinî birlik sağlanmıştır. Ridde harpleri bir yıla yakın bir sürede tamamlanmıştır.
Zulkassa Seferi Hz. Ebû Bekir'in birliği bizzat komuta ettiği tek seferdir. Benî Fezâre kabilesine karşı yapılmıştır.
Tuleyha b. Huveylid ile Mücadele:Hz. Muhammed hayatta iken peygamberlik iddiasında bulunan Tuleyha üzerine birlik gönderilmiştir. Savaş devam ederken Tuleyha’nın ordusunda bulunan Benî Fezâre birliğindeki yaklaşık 700 askerin ordusundan ayrılmasıyla Benî Esedliler dağıtılmış ve Tuleyha, Kuzey Arabistan’a kaçmıştır.
Secâh ve Benî Temîm Seferi: Hâlid b. Velîd, Secâh adlı yalancı peygamber kadının etrafında bulunan Benî Temîm kabilesi üzerine yürümüş, liderleri Mâlik b. Nüveyre öldürülmüştür. Secâh ise Benî Temîm’in Müslümanları ile savaşmış ve kayıplar vermiş, ordusunu Yemâme’de bulunan Müseylime üzerine sefere çıkarmıştır.
Akrabâ Savaşı: Hz. Peygamber’in sağlığında peygamberlik iddiasında bulunan ve kendisine gönderilen elçiyi öldürten Müseylime, lideri olduğu Benî Hanîfe kabilesi ile isyan etmiştir. Ridde Hapleri arasında en kanlı olandır. Yüzlerce şehit verilmiştir. Savaşı Müslümanlar kazanmıştır.
Fetihler: Hz. Ebû Bekir, Ridde Harplerinden sonra Sasanilerin bulunduğu Irak ve Bizans'ın egemenliğindeki Suriye üzerine ordular sevkederek İslâm fetihlerini başlatmıştır.
Irak Fetihleri: Bölgede Sasanilerle mücadele eden Müsennâ b. Hârise'nin bulunduğu mevkiye Hâlid b. Velîd ve ordusu da giderek burada Übüllü, Hubeyre, Hîre, Enbâr, Aynü't-Temr gibi şehirleri fethetmiş ve Sasanileri bölgeden çıkarmışlardır.
Suriye Fetihleri: Irak fetihleri ile eş zamanlı olarak Halife tarafından Suriye'nin çeşitli bölgelerine dört farklı ordu gönderilmiştir. bu orduların başarıları karşısında Bizans İmparatoru, kardeşinin komutasında büyük bir ordu oluşturmuştur. Müslümanların orduları Ecnâdeyn'de birleşmiş ve Hâlid b. Velîd de Irak'tan gelerek onlara katılmıştır. Burada yapılan savaşı Müslümanlar kazanmış ve Filistin kapıları Müslümanlara açılmıştır.
Kur'ân'ın Toplanması: Akrabâ Savaşı'nda çok sayıda Kur'ân hâfızının şehit olması üzerine Hz. Ömer, Kur'ân'ın unutulacağı endişesini Halife'ye iletmiş ve Halife'nin oluşturduğu ve Zeyd b. Sâbit'in başkanı olduğu bir heyet tarafından Kur'ân ayetleri bir araya getirilmiştir.