Hz. Ali ve Hz. Hasan Dönemi
Hz. ALİ'NİN BİYOGRAFİSİ
İslâm Öncesi Hayatı: Hz. Ali 600 senesinde dünyaya gelmiştir. Hz. Peygamber'in amcasının oğludur. Hâşimoğulları kabilesine mensuptur. Babası Ebû Tâlib, Hz. Peygamber'i sekiz yaşından itibaren himayesine almış, Hz. Peygamber evleninceye kadar amcasının yanında kalmıştır. Ebû Tâlib müslüman olmamışsa da her zaman Hz. Peygamber'e destek olmuştur. Hz. Ali'nin annesi Fâtıma, hicretten iki sene önce Müslüman olmuş ve Hz. Ali ile beraber Medine’ye hicret etmiştir. Hicri 4. senede hayatını kaybetmiştir
İslâm’ı Kabulü: Hz. Ali, on yaşında iken Müslüman olmuştur. Bu durumu bir süre babasından gizlemiştir. Ebû Tâlib, oğlunun Müslüman olduğunu duyduğunda ona herhangi bir tepki göstermemiştir.
Hicreti: Hz. Peygamber, hicret ederken kendi yatağına Hz. Ali'yi yatırmıştır. Hz. Ali, Hz. Peygamber'in emanetlerini sahiplerine verdikten sonra annesi ve Hz. Muhammed’in ailesini yanına alarak hicret etmiştir.
Medine Dönemi’ndeki Faaliyetleri: Hz. Ali, Medine'ye hicretten sonra Hz. Peygamber ile kardeşleştirilmiştir. Hicretten iki sene sonra Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fâtıma ile evlenmiştir. Hz. Peygamber'in ailesinden biri olarak hem onun aile işleri ile ilgilenmiş hem de bunun dışında verdiği tüm görevleri yerine getirmiştir. Medine Dönemi'ndeki tüm savaşlara katılmış ve Müslümanların sancağını taşımıştır. İnfaz, takip, istihbarat gibi işleri üstlenmiştir. Resullullah vefat ettiğinde onu yıkamış, kefenlemiş ve defnetmiştir.
İlk Üç Halife Dönemindeki Faaliyetleri: Hz. Ali, kendisi de halifelik beklentisi içerisinde olduğundan dolayı Hz. Ebubekir'e hemen biat etmemiş, biatini bir süre geciktirmiştir. Biat ettikten sonra ise Halife'nin öncelikle istişâre ettiği kişilerden biri olmuştur. Hz. Ömer Dönemi'nde Hz. Ali, yargılamalara bakmış, Halife Medine'den ayrıldığında ona vekâlet etmiş, kızı Ümmü Gülsüm'ü Hz. Ömer ile evlendirmiştir. Hz. Ali, Hz. Osman'ın yanlış icraatlarında onu uyarmıştır. İsyancılar Halife'nin evini kuşattığında iki oğlunu Halife'nin evinin kapısında nöbet tutturmuştur. Bu süreçte Hz. Osman yerine namazları kıldırmıştır.
Vefatı: Hz. Ali, 40/661 yılında 63 yaşında iken bir Hârici'nin saldırısı sonucunda vefat etmiştir.
HALİFELİK DÖNEMİ
Medineliler ve isyancıların ısrarları üzerine istemeyerek de olsa Halifeliği kabul etmek zorunda kalmıştır. Ümeyyeoğullarının üyeleri, Hz. Ali’ye biat etmemiş ve şehri terk etmişlerdi. Muhâcir ve Ensâr’dan bazı isimler de Halife’ye biat etmemişler ancak siyasî olaylara karışmamışlardır. Halife, muhalifleri ile mücadele etmek üzere Medine’den ayrılmış ve bu tarihten sonra devletin yeni merkezi Kûfe olmuştur. Hz. Ali'nin yönetim prensipleri, adalet, liyakat, kararlılık ve istişâredir. Hilâfeti 35/656-40/661 yılları arasında beş yıl süreyle devam etmiştir.
İdari Teşkilat: Hz. Ali, halife olur olmaz Hz. Osman'ın valilerini görevden almış ve yerlerine yeni valiler atamıştır. Ancak sadece kendi taraftarlarının merkezi olan Yemen'de yeni vali sorunsuz olarak göreve başlamıştır. Şam'a atadığı vali, Şam eyalet sınırından içeri dahi alınmamıştır. Medine'den ayrıldığında buraya vali atamıştır. Böylece Medine ilk kez bir vali tarafından yönetilmeye başlanmıştır.
Ekonomi: Hz. Ali, Hz. Ömer'in koyduğu Hz. Peygamber’e yakınlık ve İslâm’daki önceliğin esas alındığı ödeme sistemi yürürlükten kaldırılarak atıyyelerin herkese eşit miktarda dağıtılması usûlüne geçiş yaptı. Beytülmâl’i Kûfe’ye nakletti. Düşmanlarının sadece savaş meydanında bıraktıkları mallarını ganimet saydı, diğer mallarına dokunmadı.
Yargı: Hz. Ali yalnızca başkent Kûfe’nin kâdısını kendisi atadı, diğer vilâyetlerde kâdı atamalarını ise valilerin yetkisine bıraktı. Mezâlim mahkemelerini kurdu.
Muhaliflerle Mücadele: Hz. Ali, beş yıllık iktidarı boyunca farklı gruplarla mücadele etmek zorunda kaldı.
Cemel Savaşı: Hz. Âişe, ilk Müslümanlardan Zübeyr b. el-Avvâm ve Talha b. Ubeydillah liderlik ettiği grup Hz. Osman’ın katillerinin cezalandırılması talebiyle ortaya çıktı. Basra'ya giden Cemel Topluluğu ile Halife savaştı. Savaşın sonunda Hz. Ali galip oldu.
Sıffîn Savaşı: Şam Valisi Muâviye, Hz. Osman’ın kanını talep etme hakkına sahip olduğunu iddia ederek halktan biat almaya ve Hz. Ali’nin katilleri kendisine teslim etmesini, hilâfetten çekilmesini ve halife seçimini şûrâya bırakmasını istemeye başladı. Bunun üzerine Hz. Ali Muâviye üzerine yürüdü. İki ordu Sıffîn'de karşılaştı. Hz. Ali'nin ordusu galip gelmek üzere iken Şamlıların hilesi sonucunda savaş durduruldu ve mesele hakemlerin kararına havale edildi.
Tahkim Hâdisesi: Muâviye, Amr b. el-Âs’ı hakem seçti. Ebû Musa el-Eş'ârî, Hz. Ali tarafının hakemi oldu. Hakemlerin uyacakları esaslar belirlendi. Bir yıl sonra Ezrûh mevkiinde buluşmak üzere sözleşildi. Bir yıl sonraki toplantıda hakemler Hz. Osman’ın haksız yere öldürüldüğü ve Muâviye’nin, Hz. Osman’ın kanını talep etme hakkına sahip olduğu konularında anlaşırken kimin halife olması gerektiği konusunda bir uzlaşıya varamadılar.
Tahkim Sonrası Süreçte Hz. Ali ve Muâviye Mücadelesi: Tahkim sonrasında Muâviye’nin etkinlik alanını giderek genişletti. Mısır'da istediği vali değişikliğini yaptırmayı başardı. Muâviye, bundan sonra Hz. Ali taraftarlarını taciz etmek ve Halife’ye rakip olarak görülmesini pekiştirmek için adımlar attı.
Hâriciler Meselesi ve Nehrevân Savaşı: Sıffîn Savaşı’nda tarafların meseleyi tahkim sürecine taşıması üzerine Hz. Ali’nin ordusundan ayrılan kişiler Hâriciler olarak adlandırılmıştır. Bu kişiler Hz. Ali ve taraftarlarını hakeme razı oldukları için küfre düşmekle itham ettiler. Bir çok kez taşkınlık yapmaları ve masum insanları öldürmeleri nedeniyle Nehrevân'da Hz. Ali tarafından kılıçtan geçirildiler.
Hz. HASAN DÖNEMİ
Hz. Hasan’ın Biyografisi: 3/625 senesinde Medine'de dünyaya geldi. Hz. Muhammed vefat ettiğinde yedi yaşındaydı. Hz. Osman döneminde Kuzey Afrika ve Taberistan fetihlerine katıldı. Halife'nin, evinde kuşatıldığı sırada evin kapısında nöbet tuttu. Babasının halifeliği sırasında onun mücadelelerinde yer aldı. 49/669 senesinde vefat etti.
Halifelik Dönemi: Kûfelilerin ısrarlı talepleri neticesinde halife olan Hz. Hasan, Muâviye ile olan mücadelesinde Kûfeliler tarafından desteklenmedi. Muâviye'nin etki alanını sürekli genişletmesi, Kûfelilerin büyük oranda Halife'yi yalnız bırakmaları ve kendi ordusunda bulunan Hâricilerin Hz. Hasan'a saldırmaları üzerine Hz. Hasan, Muâviye'ye hilâfeti devretti.