Kültür, Medeniyetler, Medeniyetler ile İslam Medeniyeti ve Doğduğu Ortam
Kültür: Kültürü, “Toplumların tarihî süreç içerisinde elde ettikleri madd ive manev ideğerleri, yaşam tarzları, övünçleri, davranışları, bunları elde etme ve aktarma yolları, kendilerine özgü inanç ve âdetler bütünü” olarak tanımlamak mümkündür.
Medeniyet: Medeniyeti, “Evrensel düzeye ulaşmış bir kültür veya benzer kültürlerin oluşturdukları anlama, yaşama, bilgi, teknoloji ve madd i-manev i kurumların bütünü” olarak tanımlayabiliriz.
Kültür -Medeniyet İlişkisi: Medeniyetler, birçok ulusun ortak malıdır. Medeniyetleri farklı milletler birlikte üretmişler, kendi renklerini bağlı oldukları medeniyete yansıtmışlar, medeniyetlerinin zenginliğine katkıda bulunmuşlardır. Bu yüzden de medeniyetler evrenseldir. Kültürler de medeniyetler gibi gelişim ve değişime uğrayabilirler. Hiç şüphesiz İslam öncesi Mekke’deki insanların kendilerine ait bir kültürleri vardı. İslam’dan sonra bu kültür büyük ölçüde değişime uğramış, önceki kültürün birçok unsuru ortadan kaldırılmıştır. Dinin kültür üzerindeki bu etkisinde olduğu gibi, yaşam alanlarının değişmesi, bilim ve teknolojik ilerlemeler, ekonomik yapıdaki farklılaşmalar da aynı şekilde kültürel değişimleri etkilemektedirler.
İslam Medeniyeti: İslam medeniyeti, kendine has kurumları, bilim, sanat ve mimar ieserleri, sosyal hayatı, düşünce yapısı ile dünya tarihinin yaklaşık on iki asrına damgasını vurmuş, gerilemesine rağmen bugün h âlâetkisini sürdürmekte olan büyük medeniyetlerden biridir. Medeniyetlerin bu tezahürleri, hem ilgili medeniyetlerin ulaştığı gücü, hem de diğer medeniyetlerle arasındaki farklılıkları ortaya koyan özelliklerdir. Bir medeniyet üzerinde araştırma yapılması bu hususların incelenmesi demektir.
Medeniyetlerin özellikleri: Medeniyetlere mensup insanların madd i-manev i sahip oldukları genel ve ortak değerler, o medeniyetin kendine has özelliklerini oluşturmaktadır. İslam medeniyeti bir din medeniyetidir. Başka bir deyişle bu medeniyetin ortaya çıkmasında, gelişmesinde İslam dini başat rol oynamıştır.
İslam Medeniyetinin Tarihçesi: Hz. Muhammed’in vefatından sonraki kısa bir süre içerisinde Müslümanlar batıda Fransa’ya, doğuda Çin Seddi’ne kadar uzanan büyük bir coğrafyayı hâkimiyetleri altına almıştır. Müslümanlar, fethedilen bu coğrafyadaki halka müsamaha göstermişler, onların dinlerine, inançlarına, ibadet yerlerine karışmamışlar, hatta bunları kendi korumaları altına almışlardır. Müslümanlar elde ettikleri bu siyas i, askerî, iktisad ive içtima i güçle beraber onlarca ilimde, sanatta, mimar ide söz sahibi olmuşlar, kendi değerleri ile yoğurdukları büyük bir medeniyet kurmuşlardır .
İslam Medeniyetinin Coğrafyası: Müslümanlar, siyas ianlamda en geniş sınırlarına ulaşmakla beş farklı medeniyetin coğraf imirası üzerine oturuyor veya onlarla komşu oluyorlardı. Fetihlerle Müslümanlar, Mısır ve İran medeniyetlerinin coğrafyasının tamamına, Grek/Roma medeniyetlerinin bir kısmına hâkim olurken Hint ve Çin ile de komşu olmuşlardır. Böylece İskenderiyye, Cundişapur, Harran gibi ilim ve kültür merkezleri Müslümanların idaresine geçmiş oluyordu. Buralardaki Hristiyan, Süryani, Yahudi âlimlerin, Eski Yunan filozoflarının eserleri artık Müslüman Arapların elindeydi ve Müslümanlar bunları anlamak için yoğun bir çaba harcayacaklardı. Bu anlama süreci çeviri, şerh ve tashihle devam edecek, eleştiri ve yeniden üretme ile de geliştirilecekti.
İslam Medeniyetinin Bugünkü Durumu: İslam medeniyeti tamamen yok olmuş ortadan kalkmış bir medeniyet değildir. Ancak çağdaş Batı medeniyeti karşısında gerilemiş durumdadır.