Kurban ve Adak
Dinî terminolojide kurban ibadet (kurbet) amacıyla belli vakitte belirli cinsten hayvanları usulüne uygun olarak kesmek demektir. Dilimizde bu amaçla kesilen hayvana da yine kurban adı verilmektedir. Bu tanım kurban bayramında kesilen kurbanlar içindir. Arapçada bu nitelikteki kurbanlar için “udhiyye” veya “dahiyye” terimleri kullanılır. Kurban bayramında kesilen kurbandan ayrı olarak ibadet niyetiyle kesilen akîka, hedy, kefaret, adak gibi adlarla anılan başka kurban çeşitleri de vardır. İslam’da kurban ibadetinin meşru oluşu Kur’an, sünnet ve icma ile sabittir. Gerekli şartları taşıyan kimselerin kurban kesmesi fakihlerin çoğunluğuna göre müekked sünnet, Hanefilere göre ise vaciptir. Bir kimsenin kurbanla yükümlü olması için Müslüman, hür, mukim ve belirli ölçüde zengin olması gerekir.
Kurbanla yükümlü olan kimsenin bu ibadeti geçerli bir şekilde yerine getirmiş sayılması için kurbanlık hayvan ve hayvanın kesimi ile ilgili bazı şartlar aranır. Kurban sadece, davar, sağır/manda ve deve cinsinden hayvanlardan olur. Kurban kesilecek hayvanın sağlıklı olması ve kurban olmaya engel bir kusurunun bulunmaması şarttır.
Kurbanın rüknü usulüne uygun bir şekilde hayvanın kanını akıtmak olup hayvanın kendisinin veya bedelinin sadaka olarak bağışlanması kurban yerine geçmez. Kurbanın ibadet niyetiyle kesilmesi ve keserken normal olarak eti yenen hayvanların kesiminde aranan kurallara uyulması gerekir. Bayram kurbanının sahibi kestiği kurbanın etinden kendisi yiyebilir, aile bireylerine yedirebilir, bir kısmını da fakirlere dağıtır. Kurbanın etinin ve diğer parçalarının para karşılığı satılması caiz değildir.
Yeni doğan çocuğun ilk günlerinde kesilen “akîka kurbanı Hanefîlere göre mubah veya mendup, diğer üç fıkıh mezhebine göre sünnettir. Fıkıhta adak (nezir) terimi de bir kimsenin dinen yükümlü olmadığı hâlde farz veya vacip türünden bir ibadeti yerine getirme konusunda Allah’a söz vermesi anlamına gelir. İslam dininde adak sevaba vesile olan ve tavsiye edilen bir davranış olarak görülmemiş, ancak adanınca Allah’a isyan ve kötülük içermediği sürece yerine getirilmesi dinen gerekli görülmüştür.
Mutlak ve muallak kısımlarına ayrılan adağın dinen geçerli olabilmesi için adakta bulunan kimse ve adağın konusuyla ilgili birtakım şartlar aranmaktadır. Adak olarak kesilen kurbanın etinden kural olarak adakta bulunan kimse ve onun bakmakla yükümlü olduğu kimseler yiyemez. Eğer yiyecek olurlarsa yediklerinin bedelini fakirlere sadaka olarak vermeleri gerekir.