Kanamalarda İlk Yardım

Kanama damar bütünlüğünün bozulması sonucu, kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına) doğru akmasıdır. Yetişkin bir bireyde ortalama olarak 5‐ 6 litre kan vardır. Herhangi bir nedenle ani olarak gelişen kan kaybı toplam kan hacminin %10’una ulaştığında vücut bunu tolere edebileceği gibi kanamaya bağlı şok da gelişebilir.

Ani kan kaybı yetişkinlerde 1000‐1200 ml’ye, çocuklarda 200‐300 ml’ye ve bebeklerde 25‐30 ml’ye ulaştığı durumlarda yaşamsal tehlikenin olabileceği unutulmamalıdır. Ancak çok yavaş ve uzun sürede ortaya çıkan bir kanama durumunda, insanların daha fazla kan kayıplarını bile fazla belirti olmaksızın tolere edebildikleri görülmüştür. Örneğin: kan verme işleminde 500 ml kan, 10 ‐ 15 dakika gibi bir zaman zarfında ve kontrollü olarak alındığından, vücutta herhangi bir sorun oluşturmamaktadır. Bu nedenle özellikle akut kanamaların derhâl durdurulması gerekir.

Yeri, miktarı ve hastanın durumuna göre kanamanın ciddiyeti değişir.

Kanama, meydana geldiği yere göre iç kanamalar, dış kanamalar ve beden boşluklarından olan kanamalar olarak gruplandırılır.

Deri bütünlüğünün bozulması nedeniyle kanın vücut dışına akmasıyla oluşan, gözle görülebilir kanamalardır. Yaygın olarak künt travmalar ve kesici / delici yaralanmalar sonucu görülen kanama türüdür. Örneğin; kol, bacak ya da parmak yaralanmaları veya kopmaları, açık kırıklar, çeşitli cilt kesilerinde dış kanamalar oluşabilmektedir. Dış kanamalarda kan görüldüğü için hızlı bir şekilde müdahale edilebilir. Dış kanamalarda en önemli belirti gözle görülür bir kanamanın olmasıdır. Kanama, kanamanın olduğu damara göre kesik‐ kesik, fışkırır ya da sızıntı şeklinde olabilir.

Dış kanamalarda öncelikli olarak kanayan bölgenin üzerine doğrudan basınç uygulayarak o bölge elevasyona alınır.

Bunun dışında basınçlı bandaj uygulaması ve/veya kanayan bölgeye gelen damarlara doğrudan basınç uygulaması da yapılabilir.

Eğer turnike uygulanacak ise, turnike uygulamalarında genel ilkelere dikkat edilmelidir.

Damarların herhangi bir nedenle yırtılması ya da zedelenmesi sonucu, kanın damarlardan vücut boşluklarına doğru akması ile iç kanama meydana gelir.

İç kanamalar, gelişmiş tıbbi merkezlerde tedavi gerektiren ve hayatı tehdit eden kanamalardır. Bu nedenle iç kanamadan şüphelenildiğinde gecikmeden yardım çağırılmalıdır. İç kanamalarda, iç kanamanın yerine göre bazı belirtiler gözlenebilir. Bunlar; kan kusma, ağır vajinal veya rektal kanama, geniş kontüzyon şişme ve ekimozdur. Ayrıca iç kanamayı düşündüren ve vücut yüzeyinde belli olmayan belirtiler de görülebilir. Bu belirtiler hipovolemik şoka bağlı bulgulardır. Bunlar; hızlı ve zayıf nabız, soğuk nemli deri, donuk gözler, susama, huzursuzluk, bulantı, kusma, kan basıncında düşüklük.

Kanamanın durdurulmaya çalışılması, yaşam bulgularının izlenmesi ve şok pozisyonunun verilmesi şokta önemli ilk yardım uygulamaları arasındadır.

Şok, genellikle “yetersiz doku perfüzyonu” sonucu ortaya çıkan kompleks klinik bir sendrom olarak tanımlanır. Oksijen ve besin maddeleri hücrelere taşınamadığı, atık ürünler vücuttan atılamadığı zaman oluşur. Şokta yetersiz perfüzyon ve oksijen açığının devam etmesi sonucu hücresel ölüm, organ ve sistem yetersizliği ortaya çıkar. Bu nedenle şok hastanın durumunun sürekli değiştiği dinamik bir olaydır.