Zehirlenmelerde İlk Yardım

Zehirli maddenin organizmada yapmış olduğu etkiler sonucu ortaya çıkan duruma zehirlenme adı verilir. Zehirli madde vücuda sindirim, solunum ve deri yolu girer.

Zehirlenmelerde temel belirtiler; bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, göz bebeklerinde küçülme veya büyüme, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, tükürük salgısında artma ve terlemedir.

Zehirlenmelerde kişi riskli bir ortam varsa hemen güvenli ortam sağlanmalıdır. Zehir danışma merkezinden yönlendirici bilgi alınabilir. Zehirlenmelerin belirtileri ve zehirlenmeye neden olan madde araştırılmalı ve kişi hemen bir hastaneye ulaştırılmalıdır. Kişinin bilinci açıksa, ağız yoluyla alınan zehrin yoğunluğunu azaltmak için su ve süt gibi sıvı içecekler verilir. Asit ve alkalen dışındaki maddelerle zehirlenmelerde zehirlenen kişi kusturulmalıdır. Kişinin bilinci kapalı ise koma ya da yan yatış pozisyonu verilmeli ve solunumu sağlanmalıdır.

Karbonmonoksit kanın dokulara oksijen taşıma kapasitesini düşürerek solunum yetersizliğine neden olur. Kişi hızlı bir şekilde ortam güvenliği sağlanıp alandan kısa sürede uzaklaştırılmalıdır. Bu süreçte kişi maruziyet alanında yere yatırılmalı ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

Sülfürik asit, nitrik asit, hipoklorik asit gibi mineral asitler ve soda, potasyum bileşikleri, amonyak ve hipoklorid gibi kostik alkaliler zehirlenmelere neden olur. Asit zehirlenmelerinde; kusturma ve mide yıkama yapılmamalıdır. Mide yıkaması midenin delinmesi riskini arttırır. Asit yaraları soda ve bikarbonat ile pansuman yapılmalıdır. Alkalen ile zehirlenmelerde de; kusturma ve mide yıkama yapılmamalıdır. Yumurta akı, süt ya da zeytinyağı içirilir. Alkalen yaraları asit solüsyonlarla pansuman edilir.

DDT sinir uçları ile santral sinir sistemine ulaşarak solunum felci yapar. Kişinin DDT ile teması kesilir, solunumu sağlanır, kusturulur, sıcak tutulur ve en kısa zamanda hastaneye ulaştırılır.

Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan organik fosfor bileşikleri zehirlenmelerine sık rastlanmaktadır. Solunum yolu ile zehirlenmelerde belirtiler hızlı başlar. Deri yolu ile olan zehirlenmelerde emilim yavaştır, ancak belirtiler daha ciddi olabilir. Organik fosfor bileşikleri ile zehirlenenlerde solunum değerlendirilir, gerekirse suni solunum yapılır. Eğer zehirli madde deriye bulaşmış ise sabunlu, karbonatlı veya hipokloritli su ile yıkanır. Fosfor emilimini hızlandırdığı için süt verilmez. Kişinin en yakın hastaneye sevki sağlanır.

Metil alkol ile zehirlenme kazara veya istemli olarak solunum, cilt veya ağız yoluyla olabilmektedir. Komaya kadar gidebilir. Beyindeki hücrelerin ölümüne neden olur, kalıcı körlük, karaciğer yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilir. Erken dönemde kişinin acil servise ulaştırılması sağlanır. Kişi açık havaya çıkarılmalı, cilde temas söz konusu ise sabun ve su ile en az 15 dakika süreyle yıkanır. Gözle temas varsa en az 15 dakika süreyle göz yıkanır.

Etil alkol alkollü içkilerde çeşitli oranlarda bulunur. Sindirim yoluyla alınan etil alkolle akut zehirlenmelere çok sık rastlanılır. Kişi kusturulur. Koyu çay ya da kahve içirilir, yoğurt veya süt verilir. Sıcak tutulur. Kişi kusarsa yan yatırılır. Ağır durumlarda en yakın hastaneye sevki sağlanmalıdır.

Botulinum toksini içeren gıda maddesinin sindirim yoluyla vücuda alınması ve toksinin emilmesi ile oluşan zehirlenme durumudur. Alınan toksin miktarına bağlı olarak belirtiler 2‐8 saat veya 12‐36 saat içinde gelişir. Kusturma ve mide yıkaması işlemi ikinci planda ele alınır. Morarma gelişirse kişiye suni solunum yaptırılır. Aynı yemeği yiyen diğer kişilere de erken müdahale edilir. Kişi yoğun bakım olanakları olan bir hastaneye gönderilir.

Başta hayvansal gıdalar olmak üzere değişik gıdalar stafilokok gıda zehirlenmelerine neden olmaktadır. Stafilokoklar gıda zehirlenmesine neden olan ikinci veya üçüncü etkendir. Belirtiler genellikle 2 ile 4 saat içinde görülür. Zehirlenen kişi en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Bakterilerle bulaşmış etler, süt ve süt ürünleri, çiğ yiyecekler ve yumurta başlıca taşıma araçlarıdır. Gıda maddesi yendikten 6‐7 saat sonra belirtiler görülür. Zehirlenen kişi en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Mantar türleri etki bakımından çeşitlidir, sinir ve sindirim sistemine etki yaparlar. Sonuç olarak karaciğer ve böbrek yetmezliğine bağlı ölüm gerçekleşir. Erken belirti gösteren mantar zehirlenmesinde ölüm oranı çok düşüktür. Geç belirti gösteren mantar zehirlenmesinin tedavisi güçtür. Kişi mantar toksininin yoğunluğunu azaltmak için bol su içirilerek kusturulur. En yakın zamanda tıbbi tedaviye başlanması gerektiği için kişi en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilir.

Civa çeşitli gıdalara, sulara ve su ürünlerine bulaşarak kronik zehirlenmesine neden olabilmektedir. Elementel civa ise kolaylıkla deriden emilebilir. Ağız yoluyla zehirlenmelerde kişi kusturulur. Müshil verilir. Kişi hemen bir sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

Kurşun zehirlenmesi akut ve kronik olarak görülebilir. Akut zehirlenmelerde ölüm görülebilir. Kronik zehirlenmelerde sindirim‐sinir sistemi ve kan hücrelerinde işlev bozuklukları bozulur. Kişi kusturulur. Mide süt ve yumurta akıyla yıkanır. Müshil verilir. Damardan sıvı tedavisi yapılır. Kişinin en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır.

Bakır zehirlenmesi ağız yoluyla olmuşsa bol su ve süt verilir, kusturulur. Özgül antidotu olan kalsiyum disodyum EDTA önerilen dozda verilir.

Yılan ısırığı hayatı tehdit edici ciddiyette zehirlenme bulgularına neden olabilir. Bu nedenle ilk yardımın hedefi hastaları en kısa sürede en yakın ve sağlık kuruma götürmek olmalıdır.

Her akrep sokması zehirlenme yapmasa da her olguya zehirlenme yaptığı varsayılarak yaklaşılmalıdır. Akrep serumu uygulanır. Bu nedenle kişinin en yakın sağlık kuruluşuna sevki sağlanmalıdır.