Sıcak ve Soğuğa Maruz Kalmalarda ve Boğulmalarda İlk Yardım

Sıcak ve soğuğa maruz kalma, çevresel aciller içerisinde önemli bir yere sahiptir ve kırsal ve kentsel tüm bölgelerde sıklıkla karşılaşılabilecek durumlardır.

Sıcak havaya uzun süre maruz kalmak veya çok sıcak bir ortamda bedensel etkinlikte bulunmak; sıcak ödemi, sıcağa bağlı kramplar, yorgunluk ve sıcak çarpması gibi durumlara yol açabilir. Sıcağa bağlı acillerde kişi bulunduğu ortamdan daha serin bir yere alınma, ortamı ve cildi havalandırma gibi basit ilk yardım uygulamaları ile serinletilmelidir. Sıcak etkisi ile oluşan sıcak çarpması ise erken müdahale edilmediği taktirde ölüm ihtimali çok yüksek olan bir durumdur. Vücudun ısı düzenleyici mekanizmaları bozulmuştur. Sıcak çarpmasından özellikle sıcak hava dalgaları oluştuğunda ileri yaştaki kişiler, çocuklar, kalp, tansiyon, diyabet, kanser ve böbrek hastaları gibi kronik hastalığı olanlar fazlası ile etkilenir. Kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi, konuşma bozukluğu, halsizlik, bilinç bozulması, bayılma ve hatta koma görülebilir.

Vücuttaki kimyasal reaksiyonların gerçekleşebilmesi için vücut sıcaklığı 370C civarında belli sınırlar içinde korunmalıdır. Ancak aşırı soğuğa maruz kalınması durumunda vücut ısısı düşer ve bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Çok soğuk bir ortamda uzun süre bulunmak hipotermi ve lokal donmalara (soğuk şişliği, siper ayağı, donma) neden olabilir. Hipotermi, merkezî vücut sıcaklığının 35°C altına düşmesidir. Vücuttan radyasyon, konveksiyon, kondüksiyon, buharlaşma yolları ile ısı kaybedilir. Hipotermisi olan bireye yaklaşımda ilk olarak birey soğuktan uzaklaştırılmalıdır. Bulunduğu ortamda rüzgar varsa etkilenmesi önlenmelidir. Isı kaybı, ıslak kıyafetler varsa kurularıyla değiştirme, başın örtülmesi, altına ve üzerine vücut sıcaklığını koruyacak battaniye, havlu, palto gibi şeylerin yerleştirilmesi ile önlenmelidir. Artan uyuma isteği varsa uyuması engellenmelidir.

Donma, dokuların soğuk hava, su, sıvı ya da gaza maruz kalması ile oluşan yaralanmadır. Donma en ciddi lokal soğuk yaralanmasıdır. Isı ne kadar düşükse ve maruz kalma ne kadar uzunsa dokuların etkilenmesi de o ölçüde fazladır. Kötü beslenme, enfeksiyon, şeker hastalığı, vasküler (damarlara ait) hastalıklar, sigara ve alkol kullanımı doku zedelenmesini ve işlevlerini etkileyen diğer etmenlerdir. Lokal donmalarda en çok etkilenen bölgeler eller ve ayaklardır. Birinci, ikinci ve üçüncü derece donuklar olarak üçe ayrılır. Birinci derece donuk en hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir. İkinci derece donuklarda zarar gören bölgede gerginlik hissi olur. Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir. Üçüncü derece donuklarda ise dokular geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıştır. Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.

Boğulma nefes alamama neticesinde vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi ve dokularda bozulma meydana gelmesidir. Ölüm oranlarına bakıldığında her yıl pek çok kişi, yabancı cisim ile hava yolunun tıkanması nedeniyle kaybedilmektedir. Yetişkinlerde ve çocuklarda bu tip boğulmalar genellikle yemek yerken olur. Ayrıca boğulmalar özellikle yaz aylarında sıcaktan bunalma nedeniyle kullanılan havuz veya denizde iyi yüzme bilinmeme sonucunda oluşabilmektedir. Hava yolu tıkanan kişi soluyorsa, öksürmeye teşvik edilmeli, başka bir girişimde bulunulmamalıdır. Hastanın solunum ve öksürüğü zayıflamaya veya kaybolmaya başlamışsa, derhâl sırta vurma ve heimlich manevrası uygulanmalıdır.