Harezmşahlar
Harezmşahlar Devleti
Harezm Kelimesinin Anlamı
Harezm kelimesi düşük/alçak yer, Güneşin doğduğu yer, çukur yer, Hvarri kabilesinin yeri gibi çeşitli anlamlara gelmektedir.
Harezm Bölgesinde Tarihsel Süreç
Bölgedeki ilk yerel hanedanlık Afrig-oğullarıdır. Afrig-oğullarının hâkimiyeti 717 yılına kadar sürmüş ve bu tarihten sonra bölge Sâmânîler tarafından idare edilmiştir. Memunîler dönemi olarak da bilinen bu devir 996 yılından 1017 yılına kadar devam etmiştir.
1017 yılından itibaren bölgeye Gazneliler hakim olmuş ve bundan sonra Altuntaş ve oğullarının dönemi başlamıştır.
1043 yılında Harezm bölgesi Büyük Selçukluların idaresine girmiş ve Sultan Melikşah döneminde Harezm'in gelirleri Sultan'ın taştdarlık hizmetine ayrılmaya başlanmıştır. Sultan'ın taştdarlık hizmetine ise Anuştegin Garce getirilmiştir.
Anuşteginoğulları
Anuştegin'in ölümünden sonra oğlu Kutbeddîn Muhammed Harezm valiliğine getirildi. Böylece Harezmşahlar Devleti'nin temelleri atılmış oldu. Kutbeddîn Muhammed,Harezm'i 1097-1126 yılları arasında yönetti.
Harezmşah Atsız (1128-1156)
Kutbeddîn Muhammed'in ölümünden sonra Selçuklu sultanı Sencer, onun oğlu Atsız'ı Harezmşahlığa tayin etti. Atsız ile Sultan Sencer arasındaki ilişkiler 1135 yılına kadar sorunsuz bir şekilde devam etti. Ancak çeşitli sebeplerden dolayı iki taraf arasındaki ilişkiler bozuldu ve Sultan Sencer 1138, 1143 ve 1147 yıllarında olmak üzere Atsız üzerine üç kez sefer düzenledi. En nihayetinde Atsız, Sultan Sencer'e itaat etmek zorunda kaldı.
1152 yılında Atsız, Cend bölgesine sefer düzenledi. Cend ele geçirildi ve Atsız'ın oğlu İl-Arslan buraya vali tayin edildi.
Harezmşah Atsız, geçirdiği bir felç dolayısıyla 1156 yılında vefat etti.
Harezmşah İl-Arslan (1156-1172)
Babası Atsız'ın ölümünden sonra Harezm'e gelen İl-Arslan Harezmşah tahtına oturdu (1156).
1158 yılında Maveraünnehir'de ortaya çıkan karışıklıklardan dolayı bu bölgeye bir sefer düzenlendi.
1165 yılında Müeyyed Ayaba itaat alındı ve Dihistan ele geçirildi.
Karahıtayların Maveraünnehir'deki mütecaviz hareketlerinden dolayı bu bölgeye tekrar yürüyen İl-Arslan, hastalığı dolayısıyla ilerleyemedi ve 1172 yılında vefat etti.
Harezmşah Tekiş (1173-1200)
İl-Arslan vefat ettiği sırada Cend'de vali olarak bulunan Atsız, Harezm'de kendisine karşı olan muhalefetten dolayı Karahıtaylardan yardım istedi ve bu sayede Harezm tahtına oturdu. Bundan sonra kendisine karşı olan muhalefeti yok etmek için harekete geçti. 1174 yılında Müeyyed Ayaba öldürüldü, İl-Arslan'ın hanımı Terken Hatun yakalandı ve kardeşi Sultan Şah ise Gur Sultanı'na sığındı.
Sultan Şah ile Tekiş arasındaki taht mücadeleleri 1189 yılına kadar devam etti. Bu tarihten sonra Harezm sınırlarındaki bazı yerler Sultan Şah'ın idaresine verilmek suretiyle bir anlaşma sağlandı.
Irak Selçuklu Sultanı Tuğrul'dan memnun olmayan bir gurup, Tekiş'in de desteğini alarak Sultan Tuğrul'a karşı harekete geçtiler. 1191 yılında yapılan savaşta Sultan Tuğrul öldürüldü. Tekiş bu tarihten itibaren Selçukluların varisi gibi hareket etmeye başladı.
1195 yılında Sıgnak'a bir sefer düzenlendi ve devletin doğu kısmı güvence altına alındı.
Halife'nin dünyevî hâkimiyeti ele geçirmek üzere yaptığı faaliyetler, Tekiş'in buraya sefer düzenlemesine zemin hazırladı. Sefer sonunda hilafet ordusu yenildi ve Tekiş, Hemedan'ı ele geçirdi.
Bâtınîlerin elindeki Arslan Guşa ve Alamut kaleleri zapt edildi.
1200 yılında boğazından kan gelmesi sonucunda vefat etti.
Harezmşah Muhammed (1200-1220)
Tahta oturduktan sonra 1201, 1202 ve 1204 yıllarında Horasan'a seferler düzenledi.
1210 yılında Karahıtaylarla yaptığı savaşta muzaffer oldu ve İskender-i Sâni lakabını aldı. Aynı yıl Firûzkûh ele geçirildi ve Gur hanedanına son verildi.
Halife en-Nâsır Lidînillâh üzerine sefere çıktı fakat ağır kış şartlarından dolayı ordu telef oldu.
Ticareti geliştirmek için Moğollarla kurulan münasebetler, Otrar hadisesi yüzünden bozuldu. 1219 yılında Türkistan'a gelen Moğol orduları, Harezm ve İslâm topraklarını kasıp kavurdu.
Moğolların önünden kaçan Sultan Muhammed, 1220 yılında Abeskun Adası'nda vefat etti.
Celâleddin Harezmşah (1220-1231)
Babasının yerine geçtikten sonra Moğollarla mücadeleyi sürdüren Sultan Celâleddin, yerel idarecilere mektuplar yazarak onları Moğol tehlikesine karşı birleşmeye çağırdı.
Kandehar Kalesi'nde ve Pervan Muharebesi'nde Moğol ordularına ağır kayıplar verdirdi.
Daha sonra Hindistan'a yöneldi fakat Delhi Türk sultanı İltutmuş'tan beklediği yardımı göremeyince Tebriz'e yöneldi. 1225 yılında Tebriz alındı.
Gürcüler itaat altına alındı. Tiflis, Ani ve Kars ele geçirildi.
1225 yılında Anadolu Selçukluları ile kurulan dostane münasebetler, Sultan Celâleddin'in Ahlat kuşatması sebebiyle bozuldu. Nihayetinde 1230 yılında Anadolu Selçukluları ve Eyyûbîlerle yapılan Yassı Çemen savaşında Sultan yenildi.
Yenilginin sonrasında Moğol takibinden kurtulmak için kaçtığı sırada bir dağ eşkıyası tarafından öldürüldü. Böylece Harezmşahlar Devleti tarih sahnesinden çekilmiş oldu.
Devlet Teşkilâtı ve Sosyo-Ekonomik Hayat
Devletin pek çok kurumsal yapısı Selçuklu, Gazneli ve Karahanlı devletlerinden tevarüs etmiştir. Selçuklulardaki dîvânlar, askerî yapı, ikta sistemi, adlî mekanizma Harezmşahlarda da varlığını devam etmiştir. Ayrıca Arap ve İran devlet yapılarından da etkilenilmiştir.
Harezmşahlarda ticaret, coğrafî konuma bağlı olarak, ekonomik faaliyetlerin temelini oluşturmuştur. Ticaretten sonra en önemli geçim kaynağını tarım oluşturmuştur.
Üzüm, kavun, pamuk, tahıl en önemli tarım ürünlerini oluşturmaktaydı. Ayrıca ipek böcekçiliği, büyük baş hayvancılık ve balıkçılık da önemli faaliyetlerdendi.