Medya ve Kitle Toplumu
Bireylerin saniyeler içinde enformasyona ulaşması, aynı zamanda bireyleri yaşam içerisinde pasif hâle getirmekte ve eleştiri ve sorgulama kabiliyetlerini de en aza indirgenmektedir. Bu nedenledir ki medya ve medyanın oluşturduğu kitle toplumu arasındaki ilişki avantajlar ve dezavantajlar bağlamında değerlendirilmelidir.
Medya
Kitle iletişimi, ne olduğu belli olmayan yığın iletişimini ifade eder. Kitle iletişiminde ‘kitle’ kavramı izler kitlenin sosyal, politik ve ekonomik açılardan belirsiz, ayırt edilemeyen bireyler yığını olduğuna imada bulunur. Kitleden üstü kapalı olarak söz edilen bireyler geniş izler kitle, okur kitle ve seyirci kitledir.
Kitle iletişimi, kitlesel bir aygıtla, örneğin televizyon, gazeteler, dergi, duvar panoları veya sinemalarla dolayımlanan iletişim olarak tanımlamak mümkündür. Harold D. Laswell, 1940’ların başında siyasal iktidar ve propaganda üzerine yoğunlaştığı araştırmalarında ilk kez ‘kitle iletişim (mass communication)’terimini kullanmıştır.
İçinde bulunduğumuz çağda kitle iletişim araçları, enformasyon ve haber vermenin ötesinde bireylerin dolaysız bilgi edinilebilecek yaşam dönemlerine de yön vermektedir. Hatta kitle iletişim araçları artık bir kültür dağıtıcısından da ziyade kültürün kendisini oluşturmaktadır. Medya kendi çıkarları doğrultusunda kitleleri yönlendirmekte ve kitlenin neyi nasıl görmesi gerektiğine karar vermektedir.
Kitle
Kitle Kavramı
Kelime olarak Güncel Türkçe Sözlük’te “belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle” olarak tanımlanan kitle kavramı, kalabalık yığın, basit ve sıradan anlamlarının yanı sıra meslekleri, cinsiyetleri, ırkları ve kendilerini bir araya getiren tesadüfler ile rastgele bir bireyler topluluğunu ifade eder. Kitle, kelime olarak günlük yaşamda genellikle 'güruh' anlamında niteliksiz bir yığını anlatmak amacıyla kullanılan olumsuz bir ifade olarak kabul edilir.
Kitlenin Özellikleri
Kitlelerin belli başlı bazı özellikleri bulunmaktadır. Örneğin, birkaç birey bir araya gelince bir kitle oluştururlar ve bu bireyler âlim olsalar dahi uzmanlıkları dışında olan hususlarda tam bir kitle karakteri sergilerler.
Bir başka özellik ise kitlelerin hızlıca telkin altına alınabilir olması ve kışkırtmalara kapılmalarından dolayı son derece kararsız davranmalarıdır. Örneğin, en kanlı vahşilikten bir anda kahramanlığa geçtikleri görülür.
Kitlelerin eyleminde her şey kışkırtıcı unsurun uygulanmasına bağlı olmakla birlikte tek bir bireyle olduğu gibi aşılanan olay ile bu hareketin sergilenmesine engel olabilecek akıl ve muhakeme oranlarına da bağlı kalmamaktadır. Kitleler her daim bilinçaltı sınırlarında gezinerek bütün aşılamalara maruz kalırlar.
Kitle Toplumu
Kitle toplumu, yazılı olmayan birincil gruplara ve gelenek temelli ilişkilerden ziyade sözleşmeci, ikincil gruplara ve menfaatlere dayalı ilişkilerle varlığını sürdüren bir toplum olarak kabul edilir.
Kitle toplumunun ortaya çıkış nedenleri: Üretimin gelişmesi ve işbölümünün artması, nüfusun kentlerde toplanması, karar alma süreçlerinin merkezileşmesi, iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve kitlesel işçi hareketleridir. Alexis de Tocgueville'in Democracy in America (Amerika'da Demokrasi) adlı kitabı, çoğunlukla kitle toplumunun ilk sosyolojik eleştirisi olarak kabul görür. Tocgueville modern toplum eleştirisinde tereddütsüz bir şekilde aristokratik davranmaktadır. Örneğin, yüksek kültürün yazarların ‘hoşa gitmek yerine hayrete düşürmeye, beğeni duygusuna hitap etmekten ziyade, ihtirasları tahrik etmeye çaba gösterdikleri’ bir edebiyatı ortaya çıkaran sanayi toplumunun tekdüze ve sıradan yaşam biçimi tarafından tehdit edildiğini iddia etmektedir.
İçinde bulunduğumuz çağda medya, topluma bilhassa diziler ve reklamlar aracılığıyla bazı yaşam tarzları sunmaktadır. Bu tarzlar, enformasyon ve eğlence programlarında, aynı tür programların çeşitli versiyonları şeklinde sunulmaktadır. Medya ürünleri, kitle toplumunda zaruri olarak, sorgulamadan ve hegemonya tarafından oluşturulan hemen her tarzı kabul eden bir bilinçdışı aklı ortaya çıkarmıştır. Bireyin yok oluşu bireyin tekliğini, özerkliğini ve en önemlisi ise bireysel aklını ve vicdanı yok etmeye çalışmaktadır. Örneğin, gelir durumu ne olursa olsun 'kitleleşen toplum' hiçbir durumda kendisine sunulan veya kendisinden istenenleri reddedememektedir.
Kitle Kültürü
Kitle kültürü kavramı ile genellikle endüstriyel tekniklerle üretilen ve oldukça geniş kitlelere dağılan, karşı konulması güç, davranış, mitos ya da temsili olguların tümü ifade edilir.
Kitle kültürü, çok sayıda bireyin bir biçimde standart ürünler oluşturması ve bu standart ürünleri tüketmesi ile 'tüm bir yapım biçimi' olarak adlandırılmaktadır.
Sanayi Devrimi ile birlikte kültürel yapının değişmesiyle tarım toplumundan sanayi toplumuna geçen toplumlar kendilerini yeni bir dünya düzeni içerisinde bulmuşlardır. Sanayileşme ile köyden kente göç sonrasında yeni şehirler oluşmuş ve toplum yapısı yeniden şekillenmiştir. Bu da kitle kültürünün oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Kitle Psikolojisi
Bireyleri birçok açıdan bir araya getiren sebepler vardır. Bunlardan biri de psikolojik sebeplerdir. Birbirinden farklı çok sayıda birey, herhangi bir zamanda bir takım şiddetli heyecanların, örneğin milli bir olayın etkisi ile bir araya gelerek psikolojik bir kitle oluşturabilirler. Kitleler hâlinde bulunan bireyin psikolojik özellikleri ise şu şekildedir :
- Bilinçli benliğin yok olması,
- Bilinçaltı ile eyleme geçen kişiliğin hâkimiyeti,
- Fikirlerin ve duyguların dağılmasıyla aynı tarafa doğru eğilim,
- Aşılanan fikirlerin uygulanmasına hemen başlama arzusu