İletişim Tarihinin Kapsamı

İletişim tarihi diğer tarihsel süreçler gibi kendiliğinden ortaya çıkan ve oluşan bir özellik arz etmemiş, aksine insanlık tarihindeki ekonomik- politik, sosyokültürel kırılmalarla birlikte dinamik bir mücadele alanı olarak gelişim göstermiştir.

Toplumsal Değişim ve Gelişimin Genel Bir Tarihi

İnsanlık tarihinin aynı zamanda toplumsal değişim ve gelişimin tarihi olarak görüldüğü ve bu kapsamda iletişim tarihinin de ortaya çıktığı ifade edilebilir. İlkel topluluktan uygar topluma toplumsal değişim ve gelişim bağlamında toplumbilim yazınında iki farklı (tutucu ve değişimci) yaklaşım çerçevesinde toplum türleriyle ilgili bir ayrımın oluştuğu gözlenmiştir. Tutucu yaklaşım çalışmalarında ilkel -uygar karşıtlığı çerçevesinde düz çizgisel bir süreç olarak toplumsal değişim ve gelişimin gerçekleştiği -avcı ve toplayıcı bir topluluktan sanayi ötesi bir topluma gelindiği -kabul görmektedir.

Avcı -Toplayıcı Topluluklar

İnsanlığın ilk ve en uzun dönemi avcılık ve toplayıcılık ile geçmiş, küçük kabileler halinde yaşayan insanlar doğadan balık, kuş ve benzeri hayvanları avlayarak, yabani bitki ve meyveleri toplayarak hazır geçinmiştir.

Göçebe- Çobanıl Topluluklar

Avcı-toplayıcı topluluklarda zamanla kadınların toplayıcılıkta uzmanlaşarak yabani bitki ve meyveleri evcilleştirmeleri ve benzer şekilde erkeklerin avcılıkta uzmanlaşarak yabani hayvanları evcilleştirmelerinin sonucu olarak daha sulak ve verimli arazilere ulaşmak ümidiyle göçebe ve pastoral (çobanıl) bir topluluk ortaya çıkmıştır.

Tarım Toplumu

İnsanlık yaklaşık olarak M.Ö. 8000’lerde yerleşik yaşama geçmiştir. Ziraat ve hayvancılığa dayalı yerleşik yaşamın sonucu olarak tarım toplumu ortaya çıkmış, böylece insanlık toprağı kontrol altına alıp hâkimiyet kurmuş ve mülkiyetine geçirmiştir. Kendi ihtiyacının ötesinde 'artı ürün'ün üretildiği tarım toplumunda kişiler, ekonomik ve ticari ilişkileri başlatmışlar ve haliyle kişisel zenginlik ve bu zenginliğe bağlı olarak daha fazla özel mülk sahibi olmuşlardır. Ekonomik ve ticari ilişkilerin giderek yoğunlaşması ve kayıt altına alma zorluğu yaşanması, ürünlerin pazarda tutundurulma isteği iletişimi ve iletişime dayalı faaliyetleri önemli hale getirmiş ve dolayısıyla iletişim bağlamında ilk sayılabilecek bir icat yani yazının icadı M.Ö. 3500’lerde gerçekleşmiştir.

Sanayi Toplumu

İlk olarak İngiltere’de görülen sanayileşme olgusuyla, tarım toplumunda hayatta kalabilmeyi sağlayacak geçim için çalışan insanlık, çok büyük oranlarda ve hatta sadece kâr elde etme çabası içine girmiştir. Tarım toplumunda ortaya çıkan kentli tüccar -orta sınıf, sermaye birikimi ve Sanayi Devrimi'nin etkisiyle daha çok üretip kazanarak burjuvazi sınıfına geçiş yapmış ve 1789 Fransız Devrimi'yle kendi burjuva devrimini gerçekleştirmiştir.

Sanayi -Ötesi Toplum

Dünyada 20. yüzyılın ikinci yarısında özellikle 1960’larda kapitalizmin yeniden yapılanması sürecinde iş yapma pratikleri ve teknolojik gelişime bağlı olarak yeni bir toplum yapısının ortaya çıktığı ileri sürülmüştür. Bu yeni toplumsal yapıyı Daniel Bell "sanayi -sonrası toplum", Peter Drucker ise "bilgi toplumu" olarak ifade etmiştir. Sanayi -ötesi toplumda bilgi önem kazanırken, aynı zamanda iletişim teknolojileri ve araçlarınca teşvik edilen tüketime dayalı hedonist bir yaşam biçimi ön plana çıkmıştır.

Antik Çağlardan Günümüze İletişim Olgusu ve Araçları

İlkel topluluklarda kişilerarası boyutta ilk iletişim ve haberleşme aracı olarak işaretleşmeyi kullanan insanlık, yüksek tepeler üzerinde ateş yakarak uzaklardan görülecek şekilde duman bulutları oluşturmaya çabalamıştır. Yerleşik yaşamda yazının icadı yazılı iletişim aracı olarak önce tabletin, sonra papirüs ve parşömenin kullanılmasına neden olmuştur.

Girişimci bir orta sınıfın oluşmaya başladığı 15. yüzyılda Gutenberg matbaası ile karşılaşılmıştır. Matbaayla birlikte el yazması kitapların yerini “sessiz öğretmen” olarak ifade edilen ilk kitle iletişim aracı olarak basılı kitap almış ve halk kütüphaneleri yanında özel kütüphaneler de yaygınlaşmaya başlamıştır. Kurumsal ve örgütsel bir yapı olarak basım sektörünün geliştiği 16. ve 17. yüzyıllarda basılı diğer ürünler yani ilk modern gazeteler ve dergiler ile karşılaşılmıştır.

Basım sektöründe bunlar yaşanırken Sanayi Devriminin etkisiyle 19. yüzyıl sonlarına doğru iletişimi ulaşıma bağımlı olmaktan kurtaran ve daha da hızlanmasını sağlayan bir gelişme yaşanmış ve elektronik telgraf icat edilmiştir. İletişim tarihi açısından önemli bir kırılma olarak kabul gören bu gelişme, diğer elektronik kitle iletişim araçlarının da icadına zemin ve kolaylık oluşturmuştur.

İletişim Tarihi ve Dönemleri

İletişim tarihi, insanlık ve bütün bir toplumsal değişim ve gelişimin ortaya çıkardığı iletişim araçları ile bu araçların içinde doğup geliştiği ekonomik, politik, tarihsel ve toplumsal arka planı sosyolojik bir yaklaşımla ele alıp analiz etmeye çalışmaktadır.

Baldini, iletişim dünyasının yakın ve uzak geçmişine göz atıldığında zaman içinde birbirini izleyen üç temel devrimle karşılaşıldığını ve bu devrimlerin; (a) M.Ö. 3500’lerde yazının bulunması, (b) M.S. 15. yüzyıl ortalarında matbaanın gelişmesi, (c) M.S. 19. yüzyıl ortalarına doğru telgrafın icadı olduğunu belirtmektedir. Bu devrimler kapsamında kullanılan iletişim araçlarının ışığı altında son altı bin yıl içinde birbirini izlemiş en az dört farklı kültürün; (a) sözlü kültür, (b) yazılı kültür, (c) basılı kültür, (d) elektronik kültür olduğunu ortaya koymaktadır.