Kültürel Çalışmalar

İngiliz Kültürel Çalışmalar Okulunun Tarihçesi

Kültürel çalışmalar ilk olarak 1950'lerin, 1960'ların ve 1970'lerin sonlarında İngiliz akademisyenler tarafından geliştirilmiştir. İngiliz kültürel okulu veya diğer adıyla Birmingham Çağdaş Kültürel Çalışmalar Merkezi; ikinci dünya savaşı İngiltere’sinde devletin refah durumunda olduğu, kapitalizmin baş gösterdiği bir dönemde 1964 yılı İngiltere’sinde Hoggart’ın yöneticiliğinde kurulmuştur. Hoggart’ın ifadelerinde, Frankfurt Okulunun yaptığı çalışmalarda bünyesinde kullandığı kitle kültürü içerisindeki “kitlenin” kim olduğunun belirsiz olmasından dolayı kültürel çalışmaların kurulmasına kaynaklık ettiği söylenilebilir. Bu merkezin oluşumuna ilk katkı sağlayanlardan biri Frank Raymond Leavis’tir. 1979'da Margaret Thatcher'ın Birleşik Krallık'ın başbakanı seçilmesinin ardından okulun önemli temsilcilerinden birkaç önemli isim Avustralya'ya göç ederek kendileriyle birlikte İngiliz Kültürel Çalışmalarını da bu ülkeye taşımıştır. "Kültürel politika çalışmaları" olarak da bilinen kültürel çalışmalar okulu Avustralya'nın bu alana yaptığı önemli katkılardan sadece bir tanesidir. 1980’lerle birlikte kültürel çalışmalar okulunun bilimsel üretimleri, Michel Foucault, Jacques Lacan, Jacques Derrida ve alana yakın diğer bilim insanlarının düşünce ve fikirlerinden etkilenerek şekillenmiştir.

Merkezin Temsilcileri ve Çalışma Alanları

Kültürel Çalışmalar Merkezi’nin Kurucuları ile ilk kuşak temsilcileri arasında şu isimler yer almaktadır; Richard Hoggart, Ramond Williams, Edward P. Thompson ve Stuart Hall. İkinci kuşak olarak nitelendirilen ve de en tanınan temsilcilerin isimleri ise şunlardır; Charlotte Brundson, Phil Cohen, Cas Critcheer, Simon Frith, Paul Gilroy, Dick Hebdige, Dorothy Hobson, Tony Jefferson, Andrew Lowe, Angela McRobbie, David Morley, Paul Willis’tir.

Richard Hoggart

Richard Hoggart 1957 yılında The Uses of Literacy ‘yi adlı eserini yayınlamıştır. Hoggart bu yapıtında işçi sınıfının kapitalizmin sunduğu ticari kültüre karşı direnen geleneksel hayat tarzlarına övgüde bulunurken aynı zamanda kapitalizm ile birlikte gelen ticari kültüre de eleştirilerde bulunmuştur. Hoggart’ın bu çalışması aynı zamanda kültürel çalışmaların kurulmasındaki ilham verici kaynağı oluşturmaktadır. Ayrıca çalışmalarında kodlama/kodaçımı başlıklı makalesinde –üretim, dolaşım, dağıtım/tüketim, üretim- eklemlenmesiyle lineer iletişim modeline bir alternatif geliştirmiştir. Hall burada mesaj ve mesajın ifşa edilmesinin toplum ve iktidar arasındaki bağlantıdan çıkarılacağını vurgulamıştır. Kültürel çalışmalar okulu bu dönemde çatısı altında toplandığı “New Left Review” dergisinin bilim çevrelerinde öne çıktığı döneme de denk gelmektedir.

Raymond Williams

Çağdaş Kültürel İncelemeler Okulu (Birmingham K.İ)'da, işçi sınıfının çözümlenmesinde önemli çalışmalar yayımlayan Williams okul kurulduktan bir yıl sonra yazdığı The Long Revolution’ adlı eserinde kültürün toplumsal ve tarihi bir süreç olduğunu belirterek kültürü toplumsal ve ekonomi altında kısıtlayan bir tarafta alt yapının diğer taraftaki üst yapıya olan üstünlüğünü tartışmaya açmıştır.

Kültürel Çalışma Okulunun Araştırma Alanları

Okulun adında geçen “kültür” kelimesi estetik anlamından ziyade siyasal anlamıyla bilinmektedir. Yani kültürel çalışmaların konusunu dar anlamıyla açıklayacak olursak; estetik ya da estetik mükemmeliyet, ruhsal gelişim süreci ve düşünsellik bakımından ele alınan kültür değil, günlük yaşamın konusu ve uygulaması olarak algılanan kültür şeklinde ifade edilir. . Okulun etkisiyle kültürel çalışmalar Anglosakson / anglofon bir etki oluşturmuş ve uluslararası bir form kazanmıştır. Kültürel çalışmalar merkezi bilhassa İngiliz işçi sınıfının boş zaman alışkanlıkları, gençlik altı kültürlerinin dönüştürülmüş simgeler aracılığı ile kendilerini ifade etme biçimleri, ev kadınlarına yönelik yapılan radyo yayınları, ucuz aşk romanları, göçmen şiirleri, hastalık ve yaşlılık gibi toplumsal yaşam alanlarından uzak kalma durumları, terör ve savaş haberciliği gibi pozitivist sosyolojinin kendine çalışma konusu edinmediği bu alanlarda incelemeler yapmaya ve yeni eleştirel inceleme yöntemleri geliştirmiştir. 2. Dünya Savaşından sonra Batı toplumbilimlerinde meydana gelen yapısalcılık-postyapısalcılık arasında dönüşüm merkezin paradigmal tutumunu şekillendirmesi adına kapı aralamıştır. Okul, kültürü; yapıyı meydana getiren materyallerden biri olarak görür ve tarihi biçimlendirdiği hususunda da ısrarcı bir rol takınır. 1980’lerin ortalarından itibaren feminist araştırmalar hız kazanırken söz konusu araştırmalarda kültürel ürünlerde kadının cinsiyetçi bakış açısıyla nasıl sunulduğu üzerine incelemeler yapılmıştır. Çalışmaların bu yöne evrilmesi diğer maksist çevrelerce eleştiri konusu olmuş çalışmaların liberalleştiğini yönüne vurgu yapılmıştır.

Kültürel Çalışmalar Okulu: Kültür, İdeoloji İlişkisi

Kültür; küreselleşmeyi yoğun bir biçimde yaşadığımız şu çağda küresel medya şirketlerinin medya içerikleriyle beraber tüm dünyaya yaydıkları ve insanlar tarafından da paylaşılan anlamlardır. Williams “Kültür ve Toplum” adlı kitabında kültür kelimesinin İngiliz düşüncesine neden endüstri dönemiyle yerleştiğini kültür kavrayışına yönelik oluşturmaya çabaladığı beş temel parametreyle çizmiştir; bunlar endüstri, demokrasi, sınıf, sanat ve kültür olarak ifade edilmektedir. Merkez, “kültürü” siyasal bakımdan değerlendirme konusu yaparak kültürü bir tartışma ve mücadele sahası olarak görür. Kısaca okul; kültür, endüstri, demokrasi ve sınıf arasındaki ilişkileri, medya içerikleri, popüler kültür ürünleri ve edebi metinleri inceleyerek ortaya koyan bir okul olarak tanımlanabilir. Merkez, “kültürü” siyasal bakımdan değerlendirme konusu yaparak kültürü bir tartışma ve mücadele sahası olarak görür. Kısaca okul; kültür, endüstri, demokrasi ve sınıf arasındaki ilişkileri, medya içerikleri, popüler kültür ürünleri ve edebi metinleri inceleyerek ortaya koyan bir okul olarak tanımlanabilir.