İnternet Hukuku

Bilişim alanındakiler başta olmak üzere teknolojideki gelişmeler ve bunların yaygınlaşması hukuk alanına da yansıyan sonuçlar doğurmuştur. Bilhassa internete mobil erişilebilirliğin kolay ve yaygın hâle gelmesi, teknoloji ve hukuk arasındaki etkileşimi daha da artırmış ve kendine özgü bir hukuk alanı oluşturmuştur.

Türkiye’de 4.5.2007 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 5651 sayılı “İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”, 23.05.2007 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5651 sayılı Kanun ve buna istinaden çıkarılan yönetmelikler yürürlükteki hukuka göre Türk internet hukukunun pozitif dayanakları arasında yer almaktadır. Kanun, 1. maddesinde amacını ve kapsamını ortaya koymaktadır. Buna göre 5651 sayılı Kanun'un amaç ve kapsamı; içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.

5651 sayılı Kanun’un uygulanması bakımından belli başlı kurumların görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Kanun'un uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın ilişkili kuruluşlarından biri olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTK), 5651 sayılı Kanun'a çok sayıda görev ve yetki tevdi edilmiştir. Kurum internete erişimin engellenmesi kararlarının uygulanması gibi bazı görevlerini Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla yerine getirir.

5651 sayılı Kanun'un uygulanmasında BTK’nın görevlerinin bir kısmını Kanun'da tarif edilen bazı paydaşlar üzerinden yerine getirileceği görülmektedir. Kanun'un yer verdiği ve kendisini sorumluluklar yüklediği süjeler arasında içerik, erişim, yer ve toplu kullanım sağlayıcılar önem arz etmektedir.

İçerik Sağlayıcı: Kanun'da ve Yönetmelikte içerik sağlayıcının; internet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiştir. Bilgiyi üreterek İnternetteki yayının içeriğini hazırlayan, diğer bir ifadeyle her hangi bir bilgiyi İnternet ortamına aktaran kişi olması sebebiyle içerik sağlayıcı kendi eylemlerinden sorumlu tutulabilir. İnternet ortamında kullanıma sunduğu her türlü içerikten sorumlu olsa da içerik sağlayıcı, bağlantı sağladığı başkasına ait içerikten sorumlu değildir. Ancak, sunuş biçiminden, bağlantı sağladığı içeriği benimsediği ve kullanıcının söz konusu içeriğe ulaşmasını amaçladığı açıkça belli ise, genel hükümlere göre sorumlu olacaktır.

Yer sağlayıcı: Kanunda ve Yönetmelik'te yer sağlayıcının internet ortamında hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiştir. Yer sağlayıcılar, bir web sitesinde yayımlanmak istenen sayfaların, resimlerin veya dokümanların internet kullanıcıları tarafından erişebileceği bir bilgisayarda tutulmasını sağlar. Yer sağlayıcı, kural olarak yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.Ancak, yer sağladığı hukuka aykırı içerikten, ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler saklı kalmak kaydıyla, Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre ilgililer tarafından haberdar edilmesi hâlinde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla mükelleftir. Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini mevzuatta belirtilen süre kadar saklamakla ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.

Erişim sağlayıcı: Kanun'da ve Yönetmelik'te erişim sağlayıcının, kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiştir. Diğer bir deyişle erişim sağlayıcı, başkalarına ait içeriklere ulaşılmasında köprü işlevi görmektedir. Erişim sağlayıcı, kendisi aracılığıyla erişilen bilgilerin içeriklerinin hukuka aykırı olup olmadıklarını ve sorumluluğu gerektirip gerektirmediğini kontrol etmekle yükümlü değildir. Ancak herhangi bir kullanıcısının yayınladığı hukuka aykırı içerikten, bu Kanun hükümlerine uygun olarak haberdar edilmesi hâlinde erişimi engellemek mükellefiyeti altındadır. Erişim sağlayıcının bir diğer mükellefiyeti, sağladığı hizmetlere ilişkin, yönetmelikte belirtilen trafik bilgilerini mevzuatta belirtilen süre kadar saklamak ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini temin etmektir.

Toplu kullanım sağlayıcı: Kanun'da ve Yönetmelik'te toplu kullanım sağlayıcının, kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişileri ifade ettiği belirtilmiştir. 5651 sayılı Kanun, toplu kullanım sağlayıcılar bakımından da bir kısım yükümlülükler öngörmüştür. Ticari amaçla toplu kullanım sağlayıcılar, mahallî mülki amirden izin belgesi almakla yükümlüdür. Ticari amaçla olup olmadığına bakılmaksızın bütün internet toplu kullanım sağlayıcılar, konusu suç oluşturan içeriklere erişimin engellenmesi ve kullanıma ilişkin erişim kayıtlarının tutulması hususlarında yönetmelikle belirlenen tedbirleri almakla yükümlüdür.

5651 sayılı Kanun’un 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi, özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi başlıkları altında bir kısım düzenlemelere yer verilmiştir. Kanun, internet ortamında yapılan ve içeriği 8. maddesinde saydığı suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verileceğini hükme bağlamıştır. Bu suçlar Türk Ceza Kanunu'nda yer alan; intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçları İle 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlardır.

5651 sayılı Kanun'a 2014 yılında eklenen 9/A maddesi ise özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesini düzenlemektedir. 5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesine göre internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.