Sinema Hukuku
İkinci dünya savaşından itibaren filmlerin eğitim ve propaganda amacıyla kullanılması, sinemaya gitmenin toplum hayatında yaygınlık kazanan bir etkinlik hâline gelmesi, devletleri sinema filmleri üzerinde bir denetim kurma çabası göstermeye sevk etmiştir. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde çeşitli Avrupa devletlerinde film yasaklamayı öngören sansür kanunları çıkarılmaya başlamıştır.
Sinema filmlerinin denetimi konusunda, hem denetlemenin zamanı hem de hangi mercilerin denetlemeye yetkili olacağı önem taşımaktadır. Bir düşüncenin herhangi bir araçla açıklanmasından önceki aşamada yetkili kamu makamlarınca muhteva bakımından denetlenmesi anlamına gelen sansür, ifade üzerindeki en ağır sınırlamadır.
Sinema filmlerinin kontrolü bakımından dünyada genel olarak iki tür denetim sisteminin bulunduğu söylenebilir. Bunlardan biri sansür sistemi, diğeri ise öz denetim sistemidir. Öz denetim sistemi bir bakıma sinema sektörünün kendi kendini denetlemesi sonucunu doğurduğundan buna öz denetim adı verilmektedir.
Türkiye’de sinema filmlerine ilişkin ilk düzenleme 1932 yılında yürürlüğe giren “Sinema Filmlerinin Kontrolü Hakkında Talimatname”dir. Onun yerini alan 1939 tarihli “Filmlerin ve Film Senaryolarının Kontrolüne Dair Nizamname” adını taşıyan tüzük, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK)’na dayanarak çıkarılmıştı ve filmlerin ahlak, sanat ve siyaset bakımından kontrolünü öngörmekteydi. Türkiye’de film sansürü sonraki yıllarda da yine PVSK’nin 6. maddesine dayanan 1977 ve 1983 tarihli Tüzük hükümlerine göre sürdürülmüştür.
Sinema filmlerinin PVSK’nin kapsamından çıkarılarak ayrı bir kanuni dayanağa kavuşturulması 1986 yılında yayımlanan 3257 sayılı “Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu”(SVMEK) ile mümkün olabilmiştir. SVMEK’in en önemli özelliklerinden biri, 1930’lu yıllardan beri süregelen sinema filmlerinin denetiminin İçişleri Bakanlığının görev alanına giren ve PVSK’ye dayalı olarak gerçekleştirilen bir iş olmaktan çıkarılıp Kültür Bakanlığının görev alanına giren bir kültür, sanat ve iletişim faaliyeti olarak görülmesine yönelik köklü bir zihniyet ve bakış açısı değişikliği öngörmesidir.
3257 sayılı Kanun’un artık ihtiyaca cevap verememesinden dolayı 2004 yılında sinema filmlerinin hukuki rejimine ilişkin 5224 sayılı “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun” çıkarılmıştır.
Yürürlükteki hukuka göre Türkiye’de sinema filmlerine ilişkin başlıca kanuni düzenleme bu 5224 sayılı Kanun'dur. Kanun, 6 bölüm ve 18 maddeden oluşmaktadır. Kanun'da 2019 yılında 7163 sayılı Yasa ile geniş kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. 5224 sayılı Kanun'da belirlenen esasların uygulanması göstermek ve ayrıntıları düzenlemek üzere muhtelif yönetmelikler de çıkarılarak Resmî Gazete'nin çeşitli sayılarında yayımlanmıştır.
Kanun'un amacı, bireyin ve toplumun sinema sanatı ürünlerinden verimli bir biçimde yararlanabilmesi için sinema sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesi, sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ve bu alanda yatırım ve girişimlerin desteklenmesini sağlamaktır.
Kanun, ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin, ticari dolaşıma veya gösterime sunulmasından önce değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasının yapılmasını öngörmektedir. İlgili yönetmeliğe göre değerlendirme ve sınıflandırma; Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ve bu filmlerin sinema salonlarında gösterilecek fragmanlarının ticari dolaşıma veya gösterime sunulmadan önce, gösterim ve iletim biçimleri dikkate alınarak kamu düzeni, genel ahlak ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasa'da öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda denetlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ifade eder. Filmler özellikle cinsellik, çıplaklık, şiddet, korku ile uyuşturucu madde, kaba ve argo dil gibi olumsuz örnek oluşturabilecek davranışların ağırlığı göz önünde bulundurularak değerlendirilir ve sınıflandırılır.
Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca, sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması, Bakanlık bünyesinde oluşturulan Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulunca yapılır. Alt kurullar, sinema filmlerinin ve fragmanların değerlendirme ve sınıflandırmasını yaparak bunlara ilişkin işaret ve ibareleri belirler. Yapılan değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda Yönetmelik ekinde belirtilen işaret ve ya ibarelerden bir ya da birden fazlasının kullanılmasına karar verilebilir. Toplam on iki tane olan bu işaretler, muhteva itibarıyla belirli yaş kategorilerini ya da şiddet, cinsellik, olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar içerip içermediğini esas almak suretiyle belirlenmiştir.
Sinema sektörünün desteklenmesini sağlama amacına yönelik olarak 5224 sayılı Kanun ve buna istinaden çıkarılan Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik, bazı destek türleri ve buna ilişkin destekleme usulü öngörmüştür. Yönetmelik, destek türlerine, başvuru şartlarına, Destekleme Kurulları ile Komisyonlara, değerlendirme ölçütlerine ve destek alanın yükümlülüklerine yönelik hükümleri içermektedir. Destek türleri şunlardır:
- Animasyon film yapım desteği
- Belgesel film yapım desteği
- Çekim sonrası
- Dağıtım ve tanıtım desteği
- Dizi film desteği
- İlk uzun metrajlı kurgu film yapım desteği
- Kısa film yapım desteği
- Ortak yapım desteği
- Proje geliştirme desteği.
- Senaryo ve diyalog yazımı desteği
- Uzun metrajlı sinema film yapım desteği
- Yerli film gösterim desteği
- Yabancı film yapım desteği
Kanun, bu destek türlerinde yapılan başvuruları değerlendirmek ve desteklenecek olanları belirlemek üzere ihtisas alanlarına göre destekleme kurulları oluşturulmasını öngörmektedir.