Para ve Banka
Para, toplumlarda iş bölümü ve uzmanlaşmanın zorunlu kıldığı bir değişim aracıdır. Gelişen toplumlarda mal ve hizmet bedellerinin ödenmesi ancak para ile mümkündür. Bankalar ise ekonominin para ve kredi ihtiyacını karşılayan kurumlardır. Bu ünitede, paranın ve bankaların ekonomik açıdan önemlerinin ortaya konulması ve paranın oluşturulması sürecinde bankaların rolü irdelenmiştir.
Tarihte, herkesin ihtiyaç duyduğu bazı mallar (tuz gibi) değişim aracı olarak kullanılmış, zamanla bu tür malların yerini madenler almıştır. Ancak paranın gelişimi bununla kalmamış, işbölümü ve ticaretin gelişimi ile önceleri madenleri temsilen çıkarılan makbuzların, daha sonraları da değeri yapıldığı madenin değerine bağlı olmayan kağıt paraların kullanımına geçilmiştir. 20. yüzyıla gelindiğinde ise teknolojik gelişmelere bağlı olarak, elektronik ödeme sistemlerine geçilmiş ve para yerine giderek artan oranda kredi kartlarının kullanımı başlamıştır.
Bankacılık alanındaki gelişmeler, paranın gelişimi ile paralel ve birbirini destekler bir seyir takip etmiştir. 11. yüzyıldan başlayarak Avrupa'nın, Doğu ülkeleri ile ticareti gelişmeye başlamış ve ticaretin kolaylıkla yürütülebilmesi için para işlemlerinde aracılık eden kurumlara ihtiyaç duyulmuş, bu olaylar, banka sisteminin gelişimini hızlandırmıştır. 1407 yılında dünyanın en eski bankası olarak da bilinen Banco di San Giorgio kurulmuştur. Ülkeler arasında ticaretin artması ile beraber, çok değişik türde altın ve gümüş paraların Avrupa'da yayılması ve bunların değerlerinin saptanmasındaki güçlükler, uluslararası ticareti olumsuz yönde etkilediğinden, uluslararası ödemelerin düzene koyulması amacıyla 1609'da kurulmuş olan Amsterdam Bankası, yeniçağda bankacılığın gelişimi açısından önemli bir örnek teşkil etmiştir. 1694'te devlete para sağlamak amacıyla kurulan İngiltere Bankası (Bank of England), para basma tekeline sahip olmamakla beraber, devlet kontrolünde özel bir banka statüsüyle çağdaş merkez bankalarının ilk örneğini oluşturmuştur.
Paranın ekonomik açıdan önemi, gerçekleştirdiği işlevler ile ortaya konulabilmektir. Para, değişim aracı, hesap birimi ve değer biriktirme aracı olarak, mal ve hizmet alışverişi sırasında zaman kaybını ortadan kaldırarak ekonomide etkinliği artırmakta, mal ve hizmet değerlerinin ölçümünü sağlamakta, elde edilmesinden, harcanmasına kadar geçen süre içerisinde değerini korumaktadır. Paranın bu işlevlerini yerine getirebilmesi için piyasadaki toplam para miktarının, piyasada talep edilen para miktarı ile uyumlu olması gerekir. Bu uyumu sağlayabilmek ve böylece fiyat istikrarını sağlamak Merkez Bankası’nın amacı ve başlıca görevidir. Banka, fiyat istikrarı amacı doğrultusunda, para politikası araçları olan kısa vadeli faiz oranları, zorunlu rezerv oranı, reeskont oranı ve açık piyasa işlemleri yöntemlerini kullanmaktadır. Bu araçların uygulamadaki etkinliği bankacılık sisteminin varlığına bağlıdır.
Ekonomide para oluşturan kurumlar mevduat bankalarıdır. Merkez Bankasınca piyasaya sürülen para, mevduat şeklinde bankacılık sistemine yönlendirildiği durumda, kaydi para çarpanına bağlı olarak kendinin birkaç katı oranında vadesiz mevduat, kredi ve dolayısıyla para arzı artışına neden olmaktadır. Böylece, Merkez Bankasının parasal dengeyi sağlamak amacıyla, para politikası araçlarını kullanımının ekonomi açısından önemi ve para politikasının yürütülmesinde bankacılık sisteminin oynadığı büyük rol belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.