İdarenin Denetimi-Yargı Dışı Denetim Yolları
Hukuk devleti ilkesinin önemli bir gereği, şüphesiz idarenin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olmasıdır. Bununla beraber, idarenin hukuka uygun davranmasını sadece yargı denetimi ile sağlamak bazı açılardan mümkün değildir. Her şeyden önce, idarenin sayısız işlem ve eylemlerinin denetimi sadece yargı organlarından (bağımsız ve tarafsız mahkemelerden) beklenildiği zaman, bir süre sonra idari yargı yerlerinin ağır iş yükü altında kaldığı görülebilmektedir. Bu ağır iş yükü nedeniyle, yargı organlarının bu denetimi etkin ve verimli yapabilmeleri ve adalet dağıtabilmeleri mümkün değildir. İkinci olarak, en önemli ve en etkin yargı denetiminde dahi denetim sadece idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğu ile sınırlıdır. Bir diğer ifadeyle idari işlem ve eylemlerin yerindeliği yargı yerlerince denetlenemez. Dolayısıyla idarenin yargısal denetimi özü itibarıyla sınırlı bir denetimdir. Son olarak, idarenin yargı yerleri dışında bizzat kendi kendini denetlemesi yahut Türkiye Büyük Millet Meclisi ya da bağımsız organlar tarafından denetlenmesi, yargı denetimi ile karşılaştırıldıklarında, daha az usuli kuralları olan, daha hızlı ve yerindelik denetimini de içine alan daha geniş kapsamlı bir denetim imkânı sunmaktadır.
İdari Denetim: İdarenin işlem ve eylemlerinin yine idari kuruluşlar tarafından denetlenmesidir. Bu denetim, ya her bir kamu tüzel kişisinin içinde yer alan iki merciden birinin diğerinin işlem ya da eylemini denetlemesi biçiminde olabileceği gibi bir kamu tüzel kişisi ya da organının yapmış olduğu bir işlem ya da eylemin bir başka kamu tüzel kişisi ya da organı tarafından denetlenmesi biçiminde de olabilir. İdari denetimin birinci biçimi, hiyerarşi denetimidir. İdari denetimin ikinci biçimi ise vesayet denetimidir.
Hiyerarşi: İdare içindeki görevliler arasındaki astlık- üstlük (amir-memur) durumunu ifade etmektedir. Ne tür bir örgüt ya da teşkilat olursa olsun, mutlaka en üst emretme yetkisine sahip bir makam, sonra sırasıyla onun altında makam ya da kişiler bulunur. Bu husus işin tabiatı gereğidir. İdare hukuku bakımından, başta devlet tüzel kişiliği olmak üzere her bir kamu tüzel kişisinin içinde hiyerarşi ilişkisi bulunmaktadır. .
İdari Vesayet: Merkezî idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
Siyasi Denetim: Türkiye Büyük Millet Meclisi; meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır.
Kamu Denetçiliği Kurumu: İlk kez 1809 tarihli İsveç Anayasası ile İsveç’te kurulan ve ombudsman olarak da bilinen kurum günümüzde her kıtada bilinen bir kavram hâlini almıştır. Ombudsman kurumunun sayısı yalnızca kamu sektöründe ve ulusal düzeyde olmak üzere dünyada 120’yi aşmıştır. Sadece Avrupa Birliği’nde 27 üye ülkenin 25’i bu kuruma ulusal düzeyde sahip bulunmaktadır. Ayrıca Birliğin kendisi, Avrupa Ombudsmanı adında bir kuruma sahiptir. Avrupa Ombudsmanı, Maastricht Anlaşması çerçevesinde Avrupa Birliği kurum ve organlarının kötü yönetimi hakkındaki şikâyetleri araştırması için oluşturulmuştur.