İflasın Hukuki Sonuçları
İflasın açılması ile birlikte müflisin mal ve hakları iflas masasını teşkil eder. Masa malları iflas tasfiyesine tabi tutularak iflas alacaklılarına ödemede bulunulmalıdır. İflas masasında yer alabilecek mal ve haklar yalnızca müflise ait olanladır. Öyle ki müflisin bir borcu için rehin veren üçüncü kişinin bu malı iflas masasına girmez. Rehin konusu şey müflise ait ise bunun iflas masasına girmesi her hâlükârda mümkün olacaktır. Fakat rehinle temin edilen alacak rüçhanlı alacaktır ve rehin paraya çevrildikten sonra ilk olarak bu alacak karşılanmalıdır.
Müflis aleyhine başlatılmış takipler iflasın açılması ile durur ve ticaret mahkemesinin bu yöndeki kararının kesinleşmesi ile düşer. Müflisin taraf olduğu davalar ise belirli bir müddet durur ve ikinci alacaklılar toplantısının bu konuda vereceği karara göre açılmış bir davaya nasıl devam edeceği belirlenir. Daha sonra davada usul işlemleri iflas idaresi tarafından yapılmak üzere davaya devam edilebilir.
İflas alacaklılarını korumak için iflasın açılmasına karar verilmesi ile müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanması öngörülmüştür. İflas masasını ilgilendiren tasarruflarda bulunma yetkisi bu aşamadan sonra iflas idaresine ait olmaktadır. Müflisin buna rağmen yaptığı işlemler bazı hâller hariç olmak üzere masa bakımından geçersiz olacaktır.
Her bir iflas alacaklısı arasında eşitliği sağlamak için müflisin borçlarının muaccel hâle gelmesi, şarta bağlı veya belirsiz vadeye bağlı alacakların masaya yazılabilmesi, alacaklara faiz işletilmesi ve müflisin para borcu dışındaki borçlarının para borcuna dönüşmesi, takas imkânın sınırlandırılması ve müflisin kefil olduğu borçların masaya yazılabilmesi şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
Şarta bağlı borçlardan geciktirici şarta bağlı olanları ve belirsiz vadeye bağlanmış borçlar iflas masasına yazılır ve şart gerçekleştiğinde ödemede bulunulur. Buna karşın, bozucu şarta bağlı borçlarda ödemede bulunulması bakımından bir sorun da yaşanmaz. Fakat şartın gerçekleşmesi yapılmış ödemenin iade edilmesini gerektirir.
İflasın açılmasında rehinle temin edilmemiş alacaklara faiz işletilmesinde ticari olmayan işler için öngörülmüş faiz oranı esas alınmaktadır. Rehinle temin edilmiş alacakların bu konuda daha iyi durumda olduğu söylenebilir. Çünkü önceden ticari faiz kararlaştırılmış ise rehin olduğu sürece iflas açıldıktan sonrada ticari faiz uygulanabilecektir.
İflasın açılması ile birlikte alacakların muaccel hâle gelmesi ve para alacağı olmayan alacakların para alacağına dönüşmesinin öngörülmesi, iflasta takasın gerçekleştirilmesini kolaylaştırmıştır. Fakat iflasta takas imkânının sınırlandırılması alacaklıları korumaya yönelik bir önlemdir. Müflisin borçlusu iflas açıldıktan sonra müflisin alacaklısı olursa veya tam tersi bir durumda ve alacağın hamiline yazılı senede bağlanmış olması hâllerinde iflasta takasa müsaade edilmemiştir. Diğer alacaklılara zarar verme kastı ile müflis kendi aleyhine bir borç tesis edildiğinde buna müsaade edilmemesi gerekir.
Müflisin iflasına karar verilmesi şayet onun dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesine veya alacaklıları zarar sokmaya yönelik hileli davranışına dayanıyorsa, müflis bakımından cezai sorumluluk doğmaktadır. Yerine göre müflisin hileli iflas suçunu veya taksiratlı iflas suçunu işlediği kabul edilebilir.