Hukuk Sosyolojisi: Suç Kuramları
Toplum hâlinde yaşamak zorunda olan insanlar, kendi aralarındaki ilişkileri de uyulması zorunlu kurallara dayandırmışlardır. Toplumsal ilişkileri düzenlemek amacıyla öne sürülen kurallar zamana, yere ve toplumdan topluma göre değişiklikler gösterse bile, az çok yaptırımla desteklenmiştir.
Toplum hâlinde yaşamı yapı, süreç ve çatışma açısından değerlendiren
sosyolojik yaklaşımlar, suç olgusunu da aynı biçimde değerlendirmektedir.
Sosyal yapı kuramları; sosyal yapı ve toplum düzeni ile suç olgusu arasındaki ilişki üzerine odaklanır ve suçu toplumsal yapının bir sonucu olarak görür. Sosyal yapı kuramları içerisinde; Fonksiyonalist, Gerilim, Alt Kültür ve Sosyal Ekoloji Kuramları yer almaktadır.
Fonksiyonalist Kuram, sapmanın bir toplum için normal ve pozitif yönde fonksiyonel olduğu düşüncesini savunmuştur. Suç ya da daha geneli sapma, eğer meydana gelme oranı açısından verilen tipteki tüm toplumlar için istatistiksel ortalama olan bazı normal oranlardan saparsa anormaldir.
Durkheim, farklılaşma arttıkça kolektif bilincin etkisinin azalacağını söyler. Böylece kolektif bilincin hukuk ile çatışması güçleşir. Buna karşılık hukuk da yeni duruma uyabilmek için fonksiyonda bulunur; farklılaşmış parçaları, yeniden bütünleşmenin sağlanması için düzeltmeye çalışır.
Merton, sosyal grubun kişilerde toplumun onayladığı hedeflere ulaşma isteği yarattığını vurgulamaktadır. Toplumun birçok üyesi, kültürümüzde maddi refah gibi hedeflere ulaşmayı arzu etmektedir. Ancak bu araçlara herkes aynı derecede erişemez. Sonuç olarak imtiyazı olmayan ve sosyal olarak onaylanan araçlara uygun bir şekilde ulaşmayı reddeden kişiler, sapkın araçlarla hedefe ulaşmaya çalışacak ve sosyal sınırlılıklarını ihlal edeceklerdir.
Alt kültür suç kuramları, toplumda belli gruplar veya alt kültürlerin suçu onayladığı veya en azından suça sebep olan bazı değerlere sahip olduklarını belirtir.
Ekolojik yaklaşım, aynı yeri paylaşan insanlar arasında bir ilişkinin bulunduğunu iddia eder ve insanlar arasındaki bu ilişki, çevrenin fiziki karakteriyle ilişkilendirilir. Kriminologlar bir ülkenin alanları ya da bir kentteki bölgeleri karşılaştırmayla sosyal pozisyon ve suçlu aktivitelerin ilişkisini belirlemede ekolojik araştırma metodunu kullanmışlardır.
Sosyal Öğrenme Kuramları, suçun suçla ilgili normların, değerlerin ve davranışların öğrenilmesinin bir ürünü olduğunu ileri sürerler. Bu kurama göre, ergenler şiddet davranışlarıyla ilgili norm ve tutumları arkadaşlarından etkileşim sürecinde öğrenmektedirler.
Sosyal Kontrol Kuramı'na göre, bireyler topluma çeşitli bağlar aracılığıyla bağlanmışlardır ve güçlü bağlar bireyin şiddet davranışı sergileme olasılığını azaltmaktadır.
Etiketleme Teorisi, sapkın eylemleri sadece sapkınların davranışları açısından anlayamayacağımızı, böyle eylemlerin tüm diğer sosyal eylemler gibi, etkileşim ilişkileri içinde ele alındıkları zaman tam sosyolojik analiz yapılabileceğini vurgular.
Çatışma veya Marksist kuramlar suçu, kapitalist sistemin bir ürünü ve sosyal adaletsizliklere karşı bir tepki olarak görürler.