Türk Hukukunda Bireysel Başvuru
Bireysel başvuru, temel hak özgürlükleri, kamu gücü tarafından ihlal edilen bireylerin başvurdukları olağanüstü bir hak arama yoludur. Bu yol ile, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen bireyler Anayasa Mahkemesine doğrudan başvurarak hukuki korunma talep edebilirler.
Bireysel başvuru kurumunun getirilmesiyle, temel haklara ilişkin ihlal iddiaları iç hukuk yollarında çözüme kavuşturulacak ve böylece AİHM'ye giden başvurularda azalma olacaktır.
Başvurucu, başvurusunu İç Tüzük ekinde ve mahkemenin internet sitesinde yayımlanan başvuru formuna uygun olarak doğrudan ya da mahkemeler veya yurt dışı temsilcilikler vasıtasıyla yapabilir.
Başvuru dilekçesinde başvurucunun ve varsa temsilcisinin kimlik ve adres bilgilerinin, işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle ihlal edildiği ileri sürülen hak ve özgürlüğün ve dayanılan Anayasa hükümlerinin, ihlal gerekçelerinin, olağan kanun yollarının tüketilmesine ilişkin aşamaların ve buna ilişkin nihai işlemin tebliğ tarihi ile varsa uğranılan zararın belirtilmesi gerekir. Başvuru dilekçesine, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem veya kararların aslı ya da örneğinin ve harcın ödendiğine dair belgenin eklenmesi şarttır.
Kabul edilebilirlik incelemesi, komisyonlarca yapılır. Kabul edilebilirlik şartlarını taşımadığına oy birliği ile karar verilen başvurular hakkında, kabul edilemezlik kararı verilir. Oy birliği sağlanamayan dosyalar bölümlere havale edilir.
Başvuru, bireysel başvuruya konu olabilecek hak ve özgürlüklerden biri değilse, olağan kanun yollarının tüketilmesi koşulu gerçekleşmemişse bireysel başvuru konusu olmayan işlemler için başvuru yapılmışsa ve bireysel başvur hakkına sahip olmayan kişiler tarafından yapılmışsa kabul edilemezlik kararı verilir.
Bireysel başvuru davalarında, Anayasa’nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine de karar verebilmesi münkündür.
Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas incelemesi bölümler tarafından yapılır. Bölüm, bölüm başkanının başkanlığında yedi üyeden oluşur. Anayasa Mahkemesi başkanı, iş yükünün bölümler arasında dengeli bir şekilde dağıtılması için gerekli önlemleri alır.
Bölüm, yaptığı esas inceleme sonunda başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verir.
Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilirse ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. Tespit edilen ihlal, bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. İlgili mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde karar vermelidir.
Yeniden yapılmasında hukuki yararın olmadığı hâller de söz konusu olabilir. Anayasa Mahkemesi, böyle bir durumda başvurucu lehine tazminata hükmedilebilme yetkisini haizdir.
Bireysel başvuru hakkını açıkça kötüye kullandığı tespit edilen başvurucular aleyhine disiplin para cezasına hükmedilebilir. Bu ceza, yargılama giderlerinin dışındadır ve ayrıca iki bin Türk lirasından fazla olamaz.