Güvenlik Kültürü
Ülkemizde sağlıkta dönüşüm program ile birlikte sağlıkta kalite ve akreditasyon çalışmalarının önem kazanması ile birlikte hasta ve çalışan güvenliği kavramının da önemi artmaya başlamıştır. Bu güvenliğin sağlanabilmesi için de sağlık kurumlarının bir “güvenlik kültürü” oluşturması ve devamlılığını sağlaması gerekmektedir.
Sağlık Kurumlarında Çalışan Güvenliği
Sağlık hizmetlerinin sunulmasında sağlık çalışanlarının varlığı yaşamsal önem arz etmektedir. Sağlık çalışanları bir taraftan sağlık hizmeti sunarken diğer taraftan hizmetin özelliğinden kaynaklanan nedenlerden dolayı birtakım risk ve tehlikelere maruz kalmaktadır. Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı meslek hastalıkları, iş kazaları, işe bağlı sağlık sorunları ve bunların istenmeyen sonuçları gün geçtikçe artmaktadır. Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı bu sağlık sorunları, sadece kendilerini değil aynı zamanda ailelerini, çalışma arkadaşlarını ve hizmet verdiği hastaları da etkilemektedir.
Sağlıklı, üretken ve motivasyon düzeyi yüksek işgücünün, bir ülkenin sosyal ve ekonomik geleceği açısından temel unsur olması nedeniyle çalışma ortamındaki tehlikelerin önlenmesi ya da çalışanların bu tehlikelere karşı korunmaları konusunda kurumlar gerekli önlemleri almaya başlamışlardır.
Sağlık Kurumlarında Hasta Güvenliği
Hasta güvenliği kavramı ülkemizde son yıllarda dikkatle incelenen bir konu olmasına karşın gelişmiş ülkelerde uzun yıllardır incelenen bir konudur. Bu konuda sağlık çalışanlarının hasta güvenliği konusunda dikkatini artırmak amacıyla yurtiçi ve yurtdışı bazı raporlar düzenlenmiştir.
Hasta güvenliğinin sağlanması için bireysel nedenlerden çok bir bütün olarak sistemden kaynaklanan nedenlere odaklanılmalıdır. Çünkü hasta güvenliği konusunda yapılan hataların çoğu sistemden kaynaklanmaktadır. Sağlık sisteminde oluşan hatalardan dolayı hastalarda oluşan zarar sadece hastanın sağlığı ile sınırlı kalmayıp sağlık hizmeti maliyetini artırmakta ve sağlık kurumuna olan güveni sarsmaktadır. Ancak hasta güvenliği kültürünün sağlık hizmetlerine yansıması ve hasta güvenliğini tehdit eden durumların ortadan kaldırılması ile sağlık hizmet kalitesi artmaktadır. Bunların yanında hem hastaların daha kısa sürede taburcu olmaları sağlanmakta hem de oluşan zararla ilgili olarak maddi ve manevi zararlar azaltılmaktadır.
Güvenlik Kültürü
Güvenlik kültürü, güvenliği veya emniyeti tehdit edebilecek davranış veya uygulamalarla bunların yer aldığı ortak kullanım alanında bulunan canlıların veya nesnelerin (araç vb.) zararını en aza indirmeyi amaçlayan algılar, inançlar, tutumlar, kurallar, roller, sosyal, teknik ve politik uygulamalarla, yetkinlikler ve sorumluluklar bütünüdür.
Güvenlik kültürü;
- Tehlikeyi oluşmadan önce sezebilmeyi,
- Yaptığı/yapacağı işin içerdiği riskleri bilmekyi,
- Tehlike kaynaklarından ve tehlikeli davranışlardan uzak durmayı,
- Gereksiz risk almamayı,
- Sadece iş zamanında değil hayatın her anında güvenliği en ön planda tutmayı,
- Güvenli davranışı alışkanlık haline getirmeyi,
- Güvenli yaşamayı bir “yaşam biçimi” haline getirmeyi içerir.
Bir kurumun güvenlik kültürünü değiştirilebilmesi için öncelikle mevcut kurum kültürü değerlendirilmeli ve kurum kültürünün sağlık bakım kalitesine etkisi incelenmelidir. Eğer bir sağlık kurumunun kültürü gizliliğe, savunma davranışlarına, kendini koruma politikasına ve otoriteye karşı itaate dayalı olursa, böyle bir kültür güvenliği tehdit eder ve sağlık bakımının kalitesini de zayıflatır.
Günümüzde kurumlarda gerekli güven ortamı sağlanamadığı için birçok güvenlik programının başarılı olamadığı belirtilmektedir. Birçok hatanın kurumun güvenlik kültürünün zayıf olmasından kaynaklandığı belirtilmektedir. Güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi için ise hata bildirim kültürü, öğrenme kültürü ve tedbir kültürünün de oluşturulması gerekir.
Hataları Önlemede Kullanılan Modeller
Hataların önüne geçilmesi için öncelikle hata alanları, nedenleri vb. konularda bilgilere ihtiyaç vardır. Bu bilgilerin doğru bir şekilde edinilmesi için güvenlikle ilgili hataların doğru bir şekilde bildirilmesi ve kayıtlarının tutulması gerekir. Güvenlikle ilgili hataların bildirimi için kullanılan iki model bulunmaktadır.
Bunlardan birincisi “Suçlayıcı - Cezalandırıcı Model” dir. Suçlayıcı - cezalandırıcı modelin benimsendiği kurumlarda, karşılaşacağı olumsuz yanıttan ve cezalandırılmaktan korkan çalışanlar, kendisinin ya da diğer sağlık çalışanlarının yaptığı hataları ve bunların yol açtığı olumsuzlukları bildirmekten çekinmekte ve dolayısıyla da aynı hatanın tekrarlamasını önlemeye yönelik iyileştirme çalışmalarının yapılmasını da imkansız hale getirmektedirler.
“Bildirici model” ise hataların kişilerden değil sistemden kaynaklandığını savunan ve kişileri suçlamak yerine sisteme odaklanan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşımın benimsendiği kurumlarda, çalışanlar olumsuz sonuçlanan ya da olumsuz sonuçlanma potansiyeli bulunan tüm hataları çekinmeden bildirerek, hataların analizi ve önlenmesi için gereken süreç değişikliklerinin yapılmasını sağlar ve sistemin daha güvenli hale getirilmesine katkıda bulunurlar. Böylelikle, hatalar öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmiş olur.
Sağlık alanında yapılan hatalar genel olarak “isim ver, suçla, utandır” düşünce tarzı ile ortaya konulmaktadır. Sağlık çalışanları da hatalarından dolayı utanç duyma, suçlarını gizlemeye çalışma, başkasını suçlayarak kendilerini savunma veya başka şekilde kendine çıkış yolu aramaya eğilim göstermektedirler. Hatta yapılan ciddi hataların ardından kendilerini endişeli, suçlu ve üzgün hissettiklerini, ceza almaktan korktukları belirtilmektedir.
Güvenlik Kültürü Oluşturmanın Önündeki Engeller
Hastanelerde güvenlik kültürünün ölçülmesi, hastane yöneticilerine güvenliğe yönelik geliştirilecek alanlar hakkında bir öngörü sağlaması nedeni ile önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır. Ülkemizde sağlık kurumlarında henüz güvenlik kültürünün yerleşmediği, etkin bir hata raporlama sisteminin olmadığı ve hataların gizlendiği belirtilmektedir.
Bu engeller ortadan kaldırılmadığı sürece yanlış yapmak ortak bir kültür hâline gelebilir ve suçluluktan ve suça ortak olmaktan doğan gizli / sessiz ittifak devam eder.