Halkla İlişkiler Stratejisinde Örgüt Kültürü ve Liderliğin Önemi
Örgütler 1960’lardan bu yana örgüt kültürünün önemini fark etmişlerdir. Her toplumun ve her insanın olduğu gibi örgütlerin de bir kültürel alt yapıları vardır. Bu kültürel yapılar zamana ve yönetim anlayışlarına göre değişse de örgütün iş yapış biçimine ve çalışanlarıyla ya da toplumla ilişkisine ait önemli ipuçları barındırırlar. Örgütlerin kültürel yapıları, çalışan insan dokusunun niteliği, yönetsel anlayış, içinde faaliyet gösterilen toplum yapısı, örgütün dış çevresinde olup biten her değişimle birlikte değişirler.
Örgüt kültürünün birtakım özellikleri vardır. Örneğin kararlı bir yapıdadır, açıkça ifade etmeden de anlaşılır, ayırdedicidir, semboliktir, bütünleştiricidir, üst yönetimin bir yansımasıdır ve çalışanlar tarafından kabul görmüştür. Örgüt kültürü kavramı çoğu kez “iklim”, “örgütsel yapı”, “örgütsel ideoloji” gibi kavramlarla eş tutulmaya çalışılmakta, bu nedenle de yanlış yorumlanabilmektedir. Şimdi örgüt kültürünün bu kavramlarla olan farkına işaret etmek gerekmektedir.
Örgüt üzerine araştırma yapan bilim insanları, 1940’lı ve 1950’li yıllarda “örgüt kültürü” kavramından bahsetmeye başlamışlardı. Ancak örgüt kültürüyle ilgili araştırmalar ve bu konuya verilen önem 1980’lerde artmaya başlamıştır. Günümüzde örgüt kültürünün önemi, herkes tarafından kabul edilmiştir. Kendini yenilemek ve değiştirmek isteyen örgütler, işe örgüt kültürünü oluşturan unsurlardan başlamaktadırlar. Örgütün vizyonu, misyonu, inançları ve örgütte paylaşılan ortaklaşa anlamlar böyle bir değişimde bulunmak isteyen örgütlerin hareket noktaları olmaktadırlar.
Örgüt kültürü; bir örgütün içinde bulunduğu sektörün belirgin özelliklerinden olan ürünü, müşterileri, büyüklüğü ve yerleşim yeri, rekabet şartları, finans ve insan kaynakları, biçimsel örgüt yapısı, yönetim sistemleri, bilgi sistemleri, karar verme biçimleri, haberleşme sistemleri, fonksiyonel politikaları, ahlaksal faktörleri gibi inanç varsayım ve değerlerin bütününden oluşmaktadır. Dolayısıyla örgüt kültürü; örgütlerin amaçları, stratejileri ve politikalarının oluşmasında önemli bir etkiye sahiptir.
Liderlik olgusu ise; geçmişten günümüze tarihin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlar tek başına gerçekleştiremeyeceği ihtiyaç ve çıkarlarını kendisi gibi ihtiyaç ve çıkarları olan insanlarla bir araya gelerek gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu bağlamda belirli amaç ve hedeflere yönelmiş insan gruplarının oluşturulması ve harekete geçirilmesi gerekmektedir ancak gruplar oluşturarak onları harekete geçirmek her insanda kolaylıkla bulunmayan farklı bir beceri ve ikna etme yeteneğini gerektirmektedir (Eren, 1998).
Çeşitli araştırmaların saptamalarına göre başarılı liderlerin aşağıdaki rollere sahip olmaları beklenmektedir (Avcu, 2008:4):
- Örgütsel amaçlarla bireysel amaçları bütünleştirmek
- Üst, ast ve aynı düzeydeki çalışanlarla olumlu bir iletişim ortamı sağlamak
- Üretimin ve verimliliğin yükselmesini sağlamak
- Örgütü başarıyla temsil etmek
- Örgüt içinde biçimsel olmayan grupları çalıştırmak
- Astları örgütlemek
- Astların başarılarını objektif kriterlere göre değerlendirmek
- Gücünü dengeli bir şekilde kullanmak
- Astları arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak
Bu ünitede örgüt kültürü kavramı incelenmekte ve örgütlerde strateji üzerine etkileri ele alınmaktadır. Ayrıca liderlerin bu süreçteki rolü analiz edilmektedir.