Bulaşıcı Hastalıklar ve Bildirim Sistemi
Nüfus artışı, göç, yürütülen halk sağlığı programlarındaki aksamalar, olumsuz çevresel etki, değişen iklim koşulları, antibiyotiklerin yanlış kullanımı gibi nedenler mikroorganizmaların yayılmasına ve yapısal değişimine neden olmaktadır. Değişen koşullar mikroorganizmalar ve konakçı arasındaki ekolojik dengenin bozulmasına yol açmaktadır. Bulaşıcı hastalıklar yaş, cinsiyet, yaşam tarzı ve sosyoekonomik duruma bakmaksızın tüm insanlar için tehdit olmaktadır. Her yıl dünyada meydana gelen ölümlerin dörtte biri bulaşıcı hastalık nedenlidir. Bulaşıcı hastalıklar toplum yaşamını olumsuz etkiler, sağlık hizmetlerine ek yükler getirir, toplumda sakatlık ve ölüm sayılarında artışa, hastalıkların dünya çapında yayılmasına neden olur. Ayrıca ülkelerin ekonomilerine ek yük getirir.
Bulaşıcı Hastalıkların Epidemiyolojisi
Bulaşıcı hastalıkların epidemiyolojisi hastalığın nasıl oluştuğunu inceler. Sağlam kişi (konakçı), çevre ve hastalık etkenine (kaynak) ait özellikler birlikte değerlendirir. Bu bileşenler enfeksiyon zincirini oluşturur. Enfeksiyon zincirinde kaynak (hastalığa neden olan mikroorganizma), bulaşma yolu ve konakçı (sağlam kişi) arasında ilişkiler mevcuttur. Bu ilişkilerden bir tanesi engellendiği zaman toplumda o bulaşıcı hastalık tehdit oluşturmaz.
Bulaşıcı Hastalıklarda Korunma ve Kontrol
Bulaşıcı hastalığın korunma ve kontrol ilkeleri hastalığın doğal seyri ile ilişkilidir. Bulaşıcı hastalık etkeni vücuda girmeden önce duyarlı kişide hastalığa ait bir belirti yoktur. Kişinin henüz hastalık etkeni ile karşılaşmadığı bu dönemde (Duyarlılık evresi) verilen koruyucu hizmetlere Birincil Koruma Hizmeti denir. Hastalık etkeni vücuda girdikten sonra belirti vermeden geçebilir, hastalığa ait özel belirtiler dışında genel hastalık belirtileriyle seyredip kendi kendine veya bir müdahale ile düzelir. Bu döneme Presemptomatik Dönem denir. Bu dönemde yürütülen sağlık hizmetleri, ikincil korunma hizmetleridir. Klinik Dönemde artık hastalığa ait belirtiler ortaya çıkar. Bu dönemde ise hastalığın ve sekellerinin tedavisi ve rehabilitasyon hizmetleri yürütülür. Bu hizmetler ise Üçüncül Korunma için yürütülen sağlık hizmetleridir.
Hava Yolu İle Bulaşan Hastalıkların Kontrolü
Birçok enfeksiyon hastalığı etkeni havada partikül veya damlacık çekirdeği şeklinde bulunmaktadır. Bu nedenle bulaşmanın önlenmesi konusunda etkili bir müdahale çok güçtür. Kapalı ortamlarda havayı sterilize etmek için kullanılan yöntemlerin etkileri çok kısıtlıdır. Hava kirliliği kişilerin bağışıklık sistemlerini olumsuz etkileyerek hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.
Solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığını artıran risk faktörleri şöyle sıralanabilir: Kentsel alanlar, havaların soğuduğu dönemler, hava kirliliğinin yoğun olduğu bölgeler, 0-2 yaş grubu çocuklar, yaşlılar, kötü beslenme, sigara içilmesi ve aşılamanın yapılmayan/ eksik yapılan çocuklar. Hastalığın görülme sıklığını değiştiren en önemli nedenlerin başında kişisel ve çevresel risk faktörleri gelmektedir. Hava yolu ile bulaşan hastalıklarda en iyi kontrol yöntemi kişinin bağışıklık sistemini güçlendirecek müdahalelerde bulunmaktır.
Su ve Besinlerle Bulaşan Hastalıkların Kontrolü
Su ve besinlerle bulaşan hastalıklarda etken genellikle ağız yoluyla alınır. Ağız yoluyla alınan etken sindirim sisteminde uygun reseptörlerin bulunduğu yere yerleşerek enfeksiyona yol açar. En sık gözlenen belirtiler karın ağrısı, ishal ve kusmadır. Ancak vücuda alınan etkene göre çeşitli sistemlere ait belirtiler de görülebilir.
İshalli hastalıklardan korunma ve kontrol için kişisel direnci artıracak ve bulaşmayı önleyecek önlemler alınmalıdır.
Bulaşıcı Hastalıklarda Sürveyans
Bulaşıcı hastalıklardan korunma ve bunların kontrolü için düzenli ve sürekli veri toplanması, verilerin analizi, yorumlanması ve sonuçların ilgili birimlere dağıtılması işlemlerine SÜRVEYANS denir. Bulaşıcı hastalıklarda Sürveyansta hedef, hastalıkların kontrolü ve korunma sağlanarak görülme sıklığının (morbidite) ve ölümlerin (mortalite) azaltılmasıdır.
Sürveyansta veriler vakaya dayalı, topluma dayalı ve sentinel gruplardan toplanır.
Ülkemizde uygulanmakta olan sürveyans sistemi Pasif Bildirimdir. Pasif bildirimde veriyi toplayan kuruma, sağlık kurumları tarafından belirlenen periyodlarla hastalıkları bildirir. Aktif bildirim ise sağlık kurumlarının bildirmesinin beklenmesi yerine verilerin gidilerek ya da telefonla aranarak düzenli olarak veri toplanmasıdır. Bu tip bildirime daha çok salgın durumlarında veya kontrol programı olan bulaşıcı hastalıklarda başvurulur. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü gelişmekte olan bazı ülkelerde halk sağlığı sorunu olan hastalıklar için (Örneğin AIDS) toplumu temsil edebilecek şekilde seçilen sağlık kurumlarından veri toplanmasını önermektedir. Buna Sentinel (nöbetçi) Sürveyans denmektedir.
Birçok veri kaynağından faydalanarak sağlık hizmeti veren kurumlar (aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri, ilçe sağlık müdürlükleri, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, hastaneler, özel hekimler) ülkedeki kayıt formlarına göre hastalık verilerini derler. Verilerin toplanması ve bildiriminde bazı konular belirlenmelidir. Bunlar; hangi hastalıkların bildirileceği, bildirimin hangi kurumlar ve kimler tarafından yapılacağı, toplanan verilerin kime, nasıl ve hangi sıklıkla bildirileceği, bildirimi yapılacak hastalıklarla ilgili alınması gereken koruma kontrol önlemlerinin neler olacağıdır. Ülkemizde bulaşıcı hastalıkların bildirimi T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim sistemi, Standart Tanı, Sürveyans ve Laboratuvar Rehberi ve 2015/18 sayılı genelge doğrultusunda yapılmaktadır.
Bildirim siteminde olan hastalıkların ülke için halk sağlığı sorunu olması, hastalığa tanı konabilmesi, hastalığa ait özel bir programının olması, Avrupa Birliği ülkeleri bildirim sistemlerinde ve topluluk bilgi ağı kapsamında olması kriterleri göz önüne alınmıştır. Bildirimi yapılacak hastalıklar dört gruba ayrılmıştır (A, B,C ve D grubu bildirimi zorunlu hastalıklar). B grubu hastalıklar uluslararası bildirimi zorunludur (Dünya Sağlık Örgütüne kadar bildirilen hastalıklardır)